|
 |
« Yanıtla #30 : 04 Eylül 2006, 11:50:19 Pzt » |
|
*Yitik Sevdalara Koşuyorum Anne.(Can Veriyorum Anne-1)
Perişanım anne. Koşuyorum yitik sevdaların peşinde, Nedeni yok,nedensiz,anlamsız, Koşuyorum, aldanarak ve bile bile.
Kendimi atıyorum ateşlere; Bazen saf bir çocuk hevesiyle, İbrahim gibi bazen de, Ama ben yanıyorum anne...
Gurbetin katil gecelerinde, Küfre düşen serzenişlere, Atıyorlar beni şerefsizce, Öldürüyorlar anne…
Yıldızlar kararıyor bu şehirde, Aydınlıklar çözümsüz bilmece, Yaş dahi kalmazken gözlerimde, Geçmiyor günler çivilenmişçesine…
Dünya yalandır düşünüyorum, Hasretlerse gerçek, Acılar ne zaman bitecek, Bu nasıl yalandır bilmiyorum…
Ay’da tutulur bu şehirde, Ne kervan geçer nede bir kuş öter bu şehirde, Bir feryat yükselir derinlerde, Duyan olmaz,gören olmaz,ya sen anne! ...
Şimdide yitik sevdalara koşuyorum, Acılar bitmiş gibi bunu da ekliyorum, Anne oğlunu yitiriyorum, Yine, ölüyorum,ölüyorum.
Saftır,aptaldır bilirsin oğlun, Gölgesindedir şimdi bir başka uçurumun
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #31 : 04 Eylül 2006, 11:50:41 Pzt » |
|
Anam
Bil ki, Yıllar önce gurbete uçurduğun şahinin Sılaya dönemez ana. Soğuk kış geceleri ısınmak için Kucağına konamaz ana. Bayramda seyranda çapur yüzünü Nasırlı ellerine süremez ana. Nisan yağmurundan daha hoş kokunu İçine çekemez ana. 'Yavrum' dediğin de ki sıcaklığı şefkati Unutamaz ana. Lakin, görmeden gül yüzünü Gurbeti sıla edinmiş yavrun Öksüz ölemez ölemez ana.
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #32 : 04 Eylül 2006, 11:50:59 Pzt » |
|
Çocuk ve Annenin Sohbeti
Bak anne, yine tanımadığım arkadaşlarım ölüyor, Bak anne, yine bizim dünyamızı katlediliyor, Biz çıkarsız sevmiştik herşeyi, Bak anne onlar çıkarları için bizi yok ediyor.
....
Gerçek mi bu yaşananlar, Bu kan, bu vahşet, bu ölümler; Filistin, Lübnan; gerçek mi bu eza Yoksa haklı mıydı küfürlerle andığımız Hitler,
.....
Susma anne haydi anlat bana, Sen öğrettin sevgiyi sen anlattın herşeyi, Söyle anne arkadaşlarımı öldürenler haklı mı,
Evlat caniler hükümran olmuş dünyaya, Gözlerinde ki yaşı sil haydi korkma Hitler haklıymış biz anlayamamışız yıllarca, Kurtuluşu elbet verecektir ulu hüda
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #33 : 04 Eylül 2006, 11:51:18 Pzt » |
|
Anne
Bir zencinin ağladığını gördüm Anne Siyah yanaklarındaki beyaz incileri Yüreğinde ki öfkeyi Gözlerinde ki Mazlum ifadeyi
Anne Zencilerinde annesi var mı? Geceleri ninni söyleyen Ayağında sallayıp uyutan Arada kızan, Ama hep seven Anneleri var mı zencilerin?
Anne Ben doğduğumda Rengim karamıydı Sonradan mı böyle oldum?
Anne Bende ağlıyorum Zenciler gibi İçimde öfke Yanağımda yaş Yüzümde mazlumluğum
Anne Ben zenci miyim? Aynalar,insanlar,herkes Yalan söylese de Sen söylemezsin Anne Ben zenci miyim?
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #34 : 04 Eylül 2006, 11:51:44 Pzt » |
|
Tut Beni Anne!
Dün gece yine sensizlik istila etti benliğimi Gönlümü yollara koydum sana varsın diye Eşkıya yol kesmiş Yüreğimi soydular anne! Umutlarımı çaldılar Kalbimi gönderdim yüreğimin imdadına Bir kör kurşuna hedef oldum Vuruldum anne! Duygularım kanıyor Tut beni...
Dost bildim insanları Kristal kadehlerle sevgi sundum altın tepsiler üstünde Meze yaptım kalbimi sevgi şarabına İhanet pazarındaymışım meğer Kandırıldım anne... Terk edildim Bari sen sev anne Sev beni...
Kirli şehirlerin kirli duyguları kirletti beni anne! Ben de kaybettim saflığımı Her gülümseyen yüzün ardında ihanet gizli, görüyorum! Eslkiden sevilenler öpülürdü anne... Sevenler öperdi severek Şimdi... ihanete uğrayanlara kazık yiyenlere 'öpüldünüz! ' deniyor anne... Sen severek öp Sevenler gibi öp anne... Öp beni...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #35 : 04 Eylül 2006, 11:52:01 Pzt » |
|
Onu Unuttum Anne…!
………Babam ölürken, beni sana emanet etmişti. Sakın anlatma ona; sana anlamsız gelen yanışlarımı anne.
………Hala dinlemiyorum sözünü; ağırlığınca prese dönmüş bu sevgiden, damla damla hasret akıyor sana, en sıcak kollar sendeydi biliyorum, ama yarin kolları da yakıyor, bak küle döndüm anne. Aşk yok demiştin; ilk kez tersi çıktı. Ben tutkuyla sevdim ki aşktan üstündü bu; yanışım hoşuna gitmedi alevime tutuldun anne. Çekilmez diyordun bu çile ama; halatlara sende yapıştın anne.
………Cesur ol demiştin, hep önüme barikatlar kuruldu, her engel bir tarafımı aldı benden. Bir yüreğim kaldı, nereye saklayacağımı bilemediğim yüreğim. Sallıyorum duygularımı dört bir yana, bozulanlar bir bir düşüyor salıncaktan, bir o düşmüyor anne. ……….Seni sevdiğimden çok değildi ona sevgim, ama sevgim yürekte durduğu gibi durmuyor; yüreğim git dese de, bir yanım hep kalıyor anne.
……….Ben öyle garibim öyle yıkık; kaldım yere döktüğüm duygularımla baş başa. Gün gelir bir gün anlarsın ne kadar çok sevdiğimi, ne için yandığımı! Belki önem taşımayacak içimde varlığı; belki de çok yakacak yokluğunun vazgeçilmez şiddeti, ama olmuyor anne. Küçük bir bowling topu atıldığında, koca dağları devirebiliyor ve çok kocaman olduğu için tutmak yerine altında kalabiliyorum anne.
Hani inanmak istemiyor ya kimse; ama bağırıyor işte, -AŞK acı çekmektir- anne.....! ! !
…………Nefessiz kalmışım yokluğunda, suni teneffüs ciğerlerime yaramıyor, o yüzden rüzgarlara takılıyorum anne. Her kayalara vuruşunda parçalanıyorum.. Sanma yüreğim karaya vurur; o hep sürükleniyor bak toz toprak içindeyim anne. Bekleme ateşim düşer diye, ellerim hep kutuplarda, donuyorum anne.
Yaşadığım zamanın hangi karesindeyim unuttum. Hangi tarafım çarpılır hayata, hangi yerçekimi dibe çeker hüzünlerimi, hangi anatomi sol yanımdaki boşluğu açıklayabilir, vücudumu bile işletemiyorum; ben boşa okudum anne! ! !
Onu bana alsam, beni ona versem kızacaksın biliyorum, ama onsuz olmak; bensiz olmaktan daha zor anne
Kızma bana, babama sakın söyleme! ! ! Yalana çok kızardın; ama son kez söylüyorum
………Dediğini yaptım;
………………………..onu unuttum anne…! ! !
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #36 : 04 Eylül 2006, 11:53:04 Pzt » |
|
Yorgunum Anne
Sen Oğlunu Tanırsın Niye durgunum anne Mutlu muyum sanırsın Aşka vurgunum anne
Bölündüm çile çile Döndüm yangına küle Ömrümce güle güle Geçmez bir günüm anne
Nasıl dünyaymış meğer Kim var sevmeye değer Üzdüler birer birer Dosta dargınım anne
Duyulmuyor çığlığım Bozuluyor sağlığım Hayatım bir kördüğüm Artık yorgunum anne
Görmedim böyle keder Bu ne gülmez bir kader Bir ses tetiği çek der Bugün zor günüm anne
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #37 : 04 Eylül 2006, 11:53:31 Pzt » |
|
Sen Varken Anne
SEN VARKEN ANNE
Sensiz geçen yıllarıma neler sığdırdım bilir misin Senin yokluğunda öğrendim hiçliği Yalnız gecelerime yorgan olamadığını gördüm Her ağladığımda yaban kalmış duygularımı dindiremedim ANNE
Sen varken Hastalığın geçişi vardı Gecelerin uzunluğu kısaydı Sızıların akışı dururdu Hayat yaşanmaya değerdi ANNE
Sensiz geçen günlerime neler sığdırdım bilir misin Senin yokluğunda öğrendim yalnızlığı Ümitli düşlerimde yarınsız kaldığımı anladım Her düşüşümde karşılıksız bir omuz bulamadım ANNE
Sen varken Yarınlara ümit bağlanırdı Baba evinden çıkma hayali kurulurdu Evlat sevgisi tadılırdı Yuva sıcaklığı hissedilirdi ANNE
Sensiz geçen anlarıma neler sığdırdım bilir misin Senin yokluğunda öğrendim ayakta kalmayı Hüzünlü günlerimde acılarıma perde olamadığını gördüm Her kahrettiğimde susuz kalmış sevgimi büyütemedim ANNE
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #38 : 04 Eylül 2006, 11:54:18 Pzt » |
|
Şafak Türküsü
Beni burada arama anne Kapıda adımı sorma Saçlarına yıldız düşmüş Koparma anne Ağlama
Kaç zamandır yüzüm tıraşlı Gözlerim şafak bekledim Uzarken ellerim Kulağım kirişte Ölümü özledim anne Yaşamak isterken delice
Ah verebilseydim keşke Yüreği avcunda koşan Herbir anneye Tepeden tırnağa oğula Ve kıza kesmiş Bir ülkeyi armağan
Düşlerimle sınırsız Diretmişliğimle genç Şaşkınlığımla çocuk devrederken sıradakine Usulca açılıverdi Yanağımda tomurcuk
Pir Sultan'ı düşün anne Şeyh Bedrettin'i Börklüce'yi Torlak Kemal'i düşün anne
İnsanları düşün anne Düşün ki yüreğin sallansın Düşün ki o an Güneşli güzel günlere inanan Mutlu bir yusufçuk havalansın
Yani benim güzel annem Alacaşafağında ülkemin Yıldız uçurmak varken Oturup yıldızlar içinde Kendi buruk kanımı içtim
Ne garip duygu şu ölmek Öptüğüm kızlar geliyor aklıma Bir açıklaması vardır elbet Giderken darağacına
Geride Masa üstünde boynu bükük kaldı kağıt kalem Bağışla beni güzel annem Oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana Elleri değsin istemedim Gözleri değsin istemedim Ağlayıp koklayacaktın Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda
Yaşamak ağrısı asıldı boynuma Oysa türkü tadında yaşamak isterdim
Ölmek ne garip şey anne Bayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı Sedef kakmalı bir kutu içinde Vermek isterdim çocukların ellerine Sonra Sonra benim güzel annem Damdan düşer gibi Vurulmak isterdim bir kıza
Gecenin kıyısında durmuşum Kefenin cebi yok Koynuma yıldız doldurmuşum Koşun çocuklar çocuklar koşun Sabah üstüme Üstüme geliyor
Kısacası güzel annem Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok Gülmek umut etmek özlemek Ya da mektup beklemek Gözleri yatırıp ıraklara
Ölmek ne garip şey anne Artık duvarları kanatırcasına tırnağımla Şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım Mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım Baba olamayacağım örneğin Toprak olmak ne garip şey anne
Uçurumlar ki sende büyür Dağdır ki sende göçer Ben yaprak derim çiçek derim Cam diplerinde açmış kanatlarını kozalak derim Gül yanaklı çocuğa benzer Yine de Oğlunu yitirmek kimbilir Ne garip şey anne
Her kavgada ölen benim Bayrak tutan çarpışan Her bayan toprağı tırnaklayarak doğurur beni Özlem benim kavga benim aşk benim Bekle beni anne Bir sabah çıkagelirim
Bir sabah ana bir sabah Acını süpürmek için açtığında kapını
Adı başka sesi başka nice yaşıtım Koynunda çicekler Çicekler içinde bir ülke getirirler Ahmet Şafak
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #39 : 04 Eylül 2006, 11:55:23 Pzt » |
|
Sadece Anneme
Anne sana bu mektubu Bir tarafı örümcek ağı Sökük bir perde,dökülmeye Yüz tutmuş sıva Dağınık kitaplar arsında yazıyorum Yani bekar odamdan yazıyorum canım annem Seninle geçen günlerim Gözümün önünden filim şeridi gibi Geçmeye başladığında Gözümden akan yaşlara engel olamıyorum Ne kutsal şeymişsin be anne Seni şimdi daha iyi anlıyorum Seni kırdığım zamanlar aklıma geldiğinde Kafamı bin kere duvara vuruyorum Yinede kendimi sana karşı Suçlu hissediyorum Üstüm açıldığında örtmeni, Beni uyur sanıp öpmeni Okuda adam ol oğlum demeni Sesini Nefesini Yaramazlık yaptığımda Beni dövdüğüm günleri bileözledim anne Yaz oğul yaz yeterki senden Mektup gelsinde ne yazarsan yaz diyorsun Neyi yazayım be anne Soğuk kış geceleri ısınmayan odamda Titreyerek ders çalıştığımı mı? Zamanında verdiğin öğütleri tutmayıp Şimdi pişman olduğumu mu? Bir hayırsıza tutulup Gençliğimi heba ettiğimi mi? Yolların uzun hasretin Dayanılmaz olduğunu mu? Bu bayramda elini öpme hazzını Yaşayamamanın verdği acıyı mı? Sen aklıma geldiğin de Dayanamayıp ağladığımı mı? Gurbet akşamlarının bitmediğini mi? Sabahların bir türlü olmadığını mı? Sana olan özlemimin Dinmediğini mi? Dost sandıklarım tarafından Ezilmenin ızdırabını mı? Yazayım canım anne Gurbette günler kurşun gibi gelir Mutlaka bir şeyimi Küfür Yasakürüyor benden Uzun zamandır uzktayım senden Yani hayat ışığımdan Belki bunları yüzüne söyleyemedim Ama şimdi üstüne bastırarak söylüyorum Seni Seviyorum anne Hemde uğruna can verircesine Belki bana hayırsız evlat diyorsun ama Çocuklarının içinde seni en çok seven bendim anne bendim Kırmıştım,üzmüştüm seni Seni en çok seven bendim anne bendim...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #40 : 04 Eylül 2006, 11:57:06 Pzt » |
|
Yüreğim kanıyor,ANNE.
Yüreğim kanıyor,ANNE.
Ansızın yürüdü,hasret treni, Yolculuk nereye? ANNE deyince. Hiç sorma,be evlat,meçhule! dedi. Anladım! .kavuşmak,mahşerde ANNE.
Hasret treni,bu! .adı üstünde, Meçhule! .giderken,eller üstünde. Şu! .fani ömrümün,en zor anında, Hayalin! teselli veriyor ANNE.
AK ellerin,ellerimi tutmuyor, Hiç bir! .anne,senin gibi,kokmuyor. Kokun,Bu dünyamı,sarıyorANNE, Yüreğim! ..yarasız,kanıyor ANNE.
Rüyalarım! .sana açık,durur ya, Gelmiyorsun,küskünmüsün? sen bana. Bu kadar! .bağlıysan,fani! .dünyaya, Ömrümü! .bölüşek,dedim ya,ANNE
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #41 : 04 Eylül 2006, 11:57:42 Pzt » |
|
Ölüden Annesine
Dört duvar arası karanlık bir yer burası anne. Tek duyduğum ayak sesleri,sanki biraz yüksekteyim, Çıkmak isterim ama duvarlar sıkar beni sanki bir mengene, Tabut mu bu yoksa,aç kapağı anne..
Herkesi görüyorum giderken,kimisi ağlar. Sadece sen ağlama anam sana günahım çok.. İnsanlar arkamdan atıyorlar gene.. Bu dünya kalleş sustur şunları anne.
Harap etme kendini,bir oğlun daha var. Genç ölmek kötü,herkes bakar nişanlım ağlar O sana emanet sahip çık gelinine, Benim dönüşüm yok,ben gidiyorum artık anne..
Köy mezarlığına geldik,son durak burası. İndim yere,koşabilsem bir sana koşacağım. İmam ne güzel kuran okuyor cemaatine.. Kuranı dinleyip kalkmak istiyorum anne..
Bir karanlıktan karanlık bir çukura koyuyorlar. Herkesi izliyorum tüm sevenlerim oradalar.. Atmayın derim,herkes kürekle toprak atar üstüme, Koş,gel şu kürekleri topla anne...
Tüm ışıklar gitti,dipsiz bir kuyudayım. Sesleri duymuyorum artık,nerdeyim ben. Ben ölmüşüm,ben ölmüşüm,dünya bahane, Ver elini çek çıkar beni burdan anne..
Herkesler gitti,bıraktılar beni yapayalnız, Dostlar bir yere kadar sadece siz kaldınız. Üşüyorum şimşekler çakıyor üstüme. Gel de eskisi gibi üstümü ört anne.
Anne iki nur parçası geldi beni ziyarete, Ama kızıyorlar bana bilmem niye Acı çekiyorum bu kabirde,bakamadım onların yüzüne Günahım çok ateşlerde yanıyorum anne..
Yaradandan bir şans daha istiyor insan.. Ölmek garip,şimdi çekerim azabını günahlarımın. Hiç hakim olmamışım nefsime,sahip çıkmamışım dilime. N'olur dualarını benden eksik etme anne...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #42 : 04 Eylül 2006, 11:58:58 Pzt » |
|
Anne
Gónlúmú emanet biraktim size. Icim buruk ciktim yurdumdan anne. Gózúmún yasini dóktúm icime. Aglamayin diye ardimdan anne.
Húzúnlú húzúnlú óptúm elini. Yavrum deyiverdi búktú belini. Górdúm melul mahzun garip halini. Gitme der gibiydi ardimdan anne.
Bir kuru ekmegi etti hediye. Durdu niyaz etti Gaffar Nebiye. Geri dónmek kismet eylesin diye. Bir kova su dóktú ardimdan anne.
Gizledi gózúnden akan yaslari. Belliki bagrina basti taslari. Kilavuzum oldu gurbet kuslari. Aldi geldi beni yurdumdan anne.
Sevgin búyúk erinmeden tasirim. Sicagindan ayri kaldim úsúrúm. Ahmet im gún gúne gariplesirim. Felek vurdu beni sirtimdan anne.
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #43 : 04 Eylül 2006, 11:59:17 Pzt » |
|
Bir Düştü Uyandım
Bir düştü uyandım. Her şey o kadar sıcak, o kadar anlamlıydı ki gözlerim açılmak istemedi. Vücudum ölürcesine uyku diye yalvardı beynime. Ama hayat, gerçekler ağır geldi. Üstüme çektiğim yıldızlı geceleri çekip aldılar benden; üşüdüm. Şimdilerde yeni doğmuş bir bebek gibi savunmasızım acımasız hayat karşısında!
Bugünde ölmedim anne. Bugünde direndim sevgisizliğe, şefkatsizliğe. Yıkamadılar benliğimi. Yıkamadılar anne doğan güneşten sonraki hayallerimi. Mil çekemediler gönül gözüme, dağlayamadılar hasret çeken yüreğimi. Bugünde ağlamadım anne. Akıtmadım gözyaşlarımı içime, jiletlemedim mazoşistçe körpe bedenimi. Direndim kahpe hasret sancısına... Her şey şafak için her şey sizlere kavuşacağım günün ateşi için anne. Gerisi tırı vırıdan hikaye...
Sevgiyi, şefkati özledim anne. Yaşamaktan yorulduğumda, insanlardan, çirkinliklerden bıktığımda koşarak sana gelmeyi ve dizlerine uzanmayı özledim anne. Saçlarımla oynayıp beni yüreğine bastığın doyumsuz zamanları. Buralar gaddar, buralar acımasız anne, ölümle yaşam arasındaki ince bir çizgi buralar. Gitmek isteyenlerin gidemediği yerler... Bir kördüğüm, bir çıkmaz sokak buralar anne. Ne çıkışın var, ne de çözebileceğin iplerin. Kuklasın bir ışık gölge oyunundaki gibi ya da satrançta vezire yedirilen küçük bir piyon gibi. Sevgiyi özledim anne. Doya doya gülmeyi ve en çokta kokunu özledim anne. Buralar öfke, buralar kin, buralar barut, buralar leş tutmuş insanlık kokuyor anne.
Ama biliyor musun anne bugün seni, her sensiz geçen günümde olduğundan daha da çok özledim. Ve şefkati, dizlerine usulca yatmayı özledim anne. Yaşamaktan yorulduğumda, acılardan kaçıp sığındığım sıcacık kollarını, yüreğini özledim anne. O ellerini, yumuşak minik ellerini, hazırladığın birbirinden güzel yemeklerini özledim anne...
İnsan bunca ayrılığa nasıl dayanabilir, yıllarca sevgi dolu bir dünyadan nasıl böyle kopuk yaşayabilir.? Ama oluyormuş. Yapabiliyormuş. Biliyor musun anne insan zorda kalınca her şeyi yapabiliyormuş. Her zorluğun üstesinden gelebiliyormuş. Sırf sevdikleri için, sırf onlara döneceği günün özlemiyle hayatta kalabiliyormuş. Hayallerde yaşabiliyormuş. Kendinden, yaşantısından alabildiğine taviz verebiliyormuş. Ama biliyor musun anne, deseler ki bırak bir kolunu yada bir gözünü yada bir bacağını git. İnan hiç arkaya bakmadan bırakıp gelirdim size. Yarım yaşardım yarım gülerdim ama sizlerin yanında olurdum sonuna kadar. Sonuna kadar dizlerinin dibinde otururdum. Çok özledim hepinizi. Gülüşünü, konuşmanı, kokunu, inan anam seni her şeyden çok ama her şeyden çok özledim. Bu gurbet hiç çekilmezmiş. Bu uzak diyarlar sensiz bir hiçmiş geçte olsa anladım.9 ay anam 9 ay sabırla şerefle beni karnında taşıdın. Doğacağım günü bekledin. Sıra bende anne.9 ay anne 9 ay sayacağım sana yeniden kavuşacağım gün için. Ellerinden uzun uzun öpmek için. Dizlerine uzanıp her derdimi unutmak için. Sayacağım anne gün sayacağım. Sabırla, şerefle dokuz ay sayacağım anne. Her derdin üstesinden geleceğim. Her acıya senin için katlanacağım.. Beni buralara tek parça gönderdin. Ve sana böyle geri gelmek için var gücümle çalışacağım. Her şey şafak için Her şey sevenlerim için. Her şey senin için anne her şey senin için..Gerisi tırı vırıdan hikaye annem...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
|