|
 |
« Yanıtla #105 : 16 Temmuz 2006, 14:42:16 Paz » |
|
Hayaldi Bitti
Uzaklarda yağmur yağıyordu yağmur damlalarını izliyordum birden seni gördüm bana yaklaşarak "ne kadar uzakta demi?"dedin işte bende sana o kadar uzaktayım aradan yıllar geçti o yağmur hala daha uzaktaydı bir gün yine izliyordum ki bir rüzgar esti o rüzgarın soğukluğunda senin yüzünü kaybettim ve bir daha seni hiç görmedim beni terk edip gittin aslında benim olmamıştın bile ama onu seçip GİTTİN...
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #106 : 16 Temmuz 2006, 14:43:22 Paz » |
|
Bu şiirler kime ? hakkatten çok harikasın :)
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #107 : 16 Temmuz 2006, 15:02:27 Paz » |
|
>> Senin ßittiğin Yerde ßen ßaşlarım <<
Yarının ayak izlerini dününde kaybetmişim aşkın.Aşk bilmez yürekler aşka tutulduğundan beri meteorolojisi bozuldu sevdaların,gökkubesi yıkıldı hülyaların. Tüm şiddetli rüzgârları kendi safına çekip en hazırlıksız anlarımda kopuveriyorsun sıra dışı bakışlarınla.
Ben şaşkınım hep, acemiyim sendeki hava akımlarına.. Sen esersin ben ıslanırım hüznümle.. Sen esersin,ben seni titrerim yalnızlığın alevinde..
Yetmez..!
Sen yağarsın gözlerimden; selden bir dağ, bir ova ve iki kent haritadan silinir.. Nice genç kızın masum katili olurum o vakit.. Görsen ne deliyim, bilsen ne doluyum düştüğüm bu boşlukta..
Ah..Aşk denilen kuyunun dibi yok ki nihayet bulsun.. Düşüşüm.. Batışım.. Boğuluşum..
Gitme demiştim sana... Bitirme beni... Bir hüznü bana yar eyLeme...
Senin aşkının bittiği yerde ben başlarım.. Sende yok olmuşluklarım geri gelir.. Eskiden ben yoktum...Sen varsın derdim.. Sen gitsen de nasılsa içimdesin benim.. Senin bittiğin yerde..Ben başlarım... __________________alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #108 : 16 Temmuz 2006, 15:04:04 Paz » |
|
>> A$k GiT ßa$ımDan <<
Her sabah gibi yine güneş doğdu. Bu sefer karşılamadım, çok bozuldu. Yakama yapıştı hemen.. -Sana ne oldu?
Sıcak ellerini tuttum ve ittim onu.. -Üşüyorum, görmüyor musun? Yetmiyorsun, anlamadın mı hala. Her sabah her sabah; ne var gelip duruyorsun?
Durdu, hafifçe kendi etrafında iki yana döndü, düşünür gibi.. -Sen aşıksın dedi.
Ben hep aşıktım oysa. Dayanabildiğim zamanları kendinden bilmişti. Gücünü sunarken kendisini ölümsüz zannetti. En büyük hatası da bu oldu... Ama üşümek zamanları onun bilmediği birşey di. Anlayamadığı da buydu. -Yetmemek-
Buz kalıpları içinde aldığım nefeslerin havaya buhar olarak yazdığı feryatları göremedi. Ya buluta girdi ya da görmemezlikten geldi.
Mevsimlerle uğraşırken,aşkları da yönetirim sandı,yanıldı.. Çünkü aşklar güneşe değil, gümüş bir ay ışığına sevdalıydı. Uzaklara, denizlere ve gülen gözlere...
Güneşin sıcaklığı olmasa en fazla ölüm gelir.. Aşkın sıcaklığı olmasa ölmekten beter yaşam gelir.. Bin defa öldürür de yine de o son nefesi verdirmez insana.. Her ölen de pişman ölür, avuçlarında kurumuş bir gül kurusu... Çareler tükenmiş olsa da hayal kurar, engeller olsa da umut eder.. Vazgeçmez ama... Uzaklaşır, boyun eğer, susar, vazgeçmez... Sevmek böyle olur. Kadir-kıymet bilir.. Nadirdir, nadidedir ama her yanı ağulanmış bir yürek gibidir.. Söküp atamazsın. Ve dilerim bildiklerim doğrudur....
Yenibaştan öğrenmeye ne niyetim, ne de gücüm var artık. Aşk git başımdan... __________________ alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #109 : 16 Temmuz 2006, 15:05:00 Paz » |
|
Aşk .....
Sevgilim sabahın erkenini seviyor, ben geceyi ve esmerliğini onun, o dorukları sevior, korkuyor bundan ben rüzgarla buluşan tepeyi, tuhaflığı, ona bir yeşil gülümsüyor, ben, hayatı delice sevdiysem nasıl, diyorum, seni de öyle. O kendi boşluğunda oyalanan günlerde canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor, ben göğe bakıyorum geceden, kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim diyorum, yanında, o sabahları eğilip öpüyor denizi.
Çıplağın çıplağımda, rüzgarın dağımda olsun, esmerliğin gecemde, öyle kal. "Bulutlara bak, gidiyorlar, hızla" diyorsun, yağmur bir yalıyor yüzümü, bir duruyor. Sabahları eğilip yüzüme öpüşün geçiyor bir, bir duruyor aklım.
Su ve rüzgar, dağ ve doruk, sonsuz hepsi, oysa camdaki sardunya gibi üşür bana biçtiğin ömür, ölüm geliyor aklıma bir bir, çıplağın çıplağımda.
Rüzgarın dağımda olsun esmerliğin gecemde öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda.
Birhan Keskin
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #110 : 16 Temmuz 2006, 15:08:15 Paz » |
|
Özledim seni ...
Özledim seni... Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir... beynimi uyuşturuyor özlemin... Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum. Yokluğun, hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları akşamları her işi bir kenara koyup seninle başbaşa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak, bir çift kısık gözle kendini, ellerimin okşayışına bırakırken. Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söyleyemeden 'git artık' demek. 'Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek sana ne de zor.. Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek... __________________ alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #111 : 16 Temmuz 2006, 15:12:10 Paz » |
|
Yağan her yağmur tanesi sana olan sevgim olsa Umudum yarınlara doğmayan güneştir Susuz çöllerde aşkınla yanıp bitsemde Umudum bana ümit veren o yeşil gzölerinse Feda etmem gereken bu kalp senindir & Hayallerimin anlamı gibiydi Ümitsiz yüreğimde tek sevdiğimdi Laf anlamadı çekti gitti Yalnızlığa beni mahkum etti Anlayamadığım tek şey onu bunca severken beni neden SEVMEDİĞİYDİ.... :'( :'(
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #112 : 16 Temmuz 2006, 15:14:28 Paz » |
|
**Demek Ayrılıklar ßöyle Oluyormuş**
"Ey ayrılık; sen nasıl bişeysin ki bütün aşklara hakimsin, aklım almıyor. Acaba bikere olsun aşkta kazanabilmek için Sana mı Aşık olmak gerek?.."
Demek ki böyle başlıyormuş ayrılıklar!
Garip bir sıkıntı çörekleniyormuş içine.. Nefesin daralıyormuş.. Ağlamak geliyormuş içinden.. Bir yanın <Hadi> derken.. Diğer yanın <Sak> diyormuş kızarcasına..
Bir sigara yakılıyormuş pencere önünde.. Gecenin siyahına bakılıyormuş.. Yüreğinin daha siyah olduğu fark ediliyormuş sonra.. Ellerin titriyormuş sigaranın külünü pencere parmaklıklarından dışarıya savururken.. Sözde duman gözüne kaçıyormuş da bir-iki damla yaş süzülüyormuş.. Kendine yalan söylemeleri başlıyormuş insanın o an.. Ama itiraf edemiyormuş.. Sonra bitiyormuş sigara.. Pencereden aşağı bırakılıyor ve karanlıkta gözden kayboluşu seyrediliyormuş..
Ayakların direniyormuş, titreyerek de olsa.. Ağır adımlarla mutfağa kadar taşıyormuş bedenini.. Bir bardak demli çayın yanında, bir sigara daha yakılıyormuş.. El ele çekilen resimler alınıyormuş, şiirler ve hediyeler.. Hepsi mutfak masasının üzerinde duran eski radyonun yanına bırakılıyormuş.. Az sonra olacaklardan ürkerek Ağır ağır oturuluyormuş sandalyeye.. Önce sigaralar yakılıyormuş, sonra yadigar radyo açılıyormuş.. Ağlamak isteniyormuş ama ağlanamıyormuş.. Her melodi bir sancı.. Her nota bir hançer misali saplanıyormuş.. Kanaması durdurulamayan yüreklere..
<Gayet> deniyormuş önce.. Acınası bir gülümseme ile…
Aptalca gülümsemeler devam ederken yüzünde.. ŞAH-MAT!
Evet, Kaybettim diyormuş yüreğin.. İsyanın en tepelere ulaşıyormuş…
Nedeeeeeeeeeenn! diye haykırıyormuş insan..
Semada yankılanıyormuş sesin, melekler ağlıyormuş,şehir susuyormuş.. Uzaklardan dalga sesleri geliyormuş.. Kıyılar ağlıyor, tane tane kum parçacıklarını denize akıtıyormuş gözyaşları yerine.. Sular sürüklüyormuş her şeyi.. Tüm değerler kayboluyormuş, insanlar ölüyormuş nazarında… Bulutlar ağlıyormuş, her damla binlerce ton ağırlığında düşüyormuş yüreğine.. Su hızlanıp boğazına yükseliyormuş, boyunu aşıyormuş sonra.. Sahilden eser kalmıyormuş,son bir nefes kalmıyormuş…
Koskoca dünya yok oluyormuş.. Ardından ölünüyormuş YAR!
Demek ayrılıklar böyle oluyormuş…! __________________ ALINTI
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #113 : 16 Temmuz 2006, 15:14:58 Paz » |
|
Seninle Olmanın En Güzel Yanı ...
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN... __________________ ALINTI
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #114 : 16 Temmuz 2006, 15:50:11 Paz » |
|
hulya bu şiirlerin kime oldunu sölersen çok sevinirim yoksa inanılmaz sinirlenmiş bulunuyorum
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #115 : 16 Temmuz 2006, 16:11:43 Paz » |
|
arkadaşlar bu kadar çok önemli mi bunları kime yazdığım ıhsan sabri ve bahara
çok merak ettıysenızz hepsııı tabikide pckopat_krall yani sabri içinnnnnnnnn
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #116 : 16 Temmuz 2006, 16:13:07 Paz » |
|
:-* :-* :-* bitanemsin sen yaaa
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #117 : 16 Temmuz 2006, 16:31:08 Paz » |
|
Ben geniş bi açıklamda bulunacam sanada ;D hülya sanada ;D of yaa
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #118 : 16 Temmuz 2006, 17:04:14 Paz » |
|
Bana Zaman Tanı ....
Sen....sendin rüyalarima giren her gece elimi uzattigimda tutacak gibi oldugum.Rüyalarimi sevincli kilan Son görüntün var ya bana gönderdigin; Ne kadar görünmez olsan da gözlerini taniyorum sevgiyle sevecenlikle icimi görür gibi bakan. Ne yazik!! Böyle olmasini sen istedin. Biliyorum sen de parca parcasin kiriklarimiz toplanmaz sircalar birlestirilemez un ufak yüregimiz, hissedermi dile getirebilir mi sevgimizi artik. Söyleyecek sözüm yok diyorsun.Peki öyle olsun.Aramizdakikilometrelerce uzaklik kadar suskunlugun da artsin Bir gün andiginda beni anlayacaksin, seni nasil özledigimi ama birşey var, bakalim bulabilecekmisin beni!! Zaman demistim sana Bana zaman tanı Anlamak istiyorum, Bilmek istiyorum sendekini. Kendimi tanimak. anlayabilmek bu sevgiyi..
Yazar ßilinmiyor.. __________________
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #119 : 16 Temmuz 2006, 17:06:10 Paz » |
|
Ateşin Yanıyor Dağlarımda...
--------------------------------------------------------------------------------
Yanacaksa bu ateş, önce rüyalarını anlatacaksın bana Gönlünün uzanacağı en kolay yer sevdadır, uzansana Yüreğin iyi bildiğim bir cennet, diğerini sakın anlatma Bu acılar ırmağında yağmurlu bir orman var atlasımda.
Düşlerini ve arzularını üzerine örttüğün bembeyaz bir yorgan altındaydım seninle dün gece. Karanlığıma çivilenen bakışlarınla beni seyrettin sessizce. Dudakların titrek, ellerin korkak, bedenin hoyrattı. Dereler seni taşıdı sonra sabırsız inleyişlerle. Saatlerce sevişmiş, günlerce yılların hüznünü çıkarmıştık birbirimizden. Şafak kaç kez sökmüştü, saatler kaç kez dönmüştü bakmadık. Biz, birbirimizi okşarken, hiç ama, hiç ağlamadık. Avuçlarının üşümüşlüğünü dudaklarıma sürüp yıldızlara yükselmek dilediğim tek şölendir tanrıdan. Kıvır kıvır saçlarının bütün dehlizlerinde teninin öldüren kokusunu ruhuma dolayarak sallanmaktır ay süzmesi gözlerinde yitmek. Biliyoruz ki su damlası, bu mevsim göçü buluşturdu bizi sonsuz bir menzilde. Ruhumuzdaki müziklerle buluşuruz bir gün sevdanın aşk mahzeninde. İçkimiz hasret, azığımız tutkuyla sararız birbirimizi günün en kırmızı yansıdığı bir saatinde. Sözcüklerin yaşama yüklendiği anlarda gülücüklerin çaldı kapımı. Vazgeçilmez saatlerimin en uçarı anlarında ruhuma doladığın halatlarla çekerim şimdi aşkın bu pembe gemisini. Sen ruhumun sonbaharında yüreğime konup gelen nurlu kuşum. Sen ay'sız ve karanlık gecelerime şırıl şırıl akan su damlam, sen aklımın ve yüreğimin kutsal kardeleni, sen ömrümün nazlı ütopyası, sen kelimelerime yeniden can veren sözcük tarlam, sen fırtınalarımı dindiren yosun bakışlım, hoş geldin yoksul dünyama. Hasretin günlerin alacasına asılıp, anılarımdan kirpiklerini sağdığı seni düşünüş gecelerimde bir yumak gibi sarılır yüreğime gözlerin. Kilometreler erir o an adımlarımda. Sen aklımı işgallere bürünür, ruhumu ateşlerle kavurursun. Yankın düşer gönlüme, şavkın düşer şiirlerime. Sözcüklerim göğsünde soluklanır, içimde kırmızı bir alev ha | | |