|
 |
« Yanıtla #120 : 16 Temmuz 2006, 17:07:53 Paz » |
|
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #121 : 16 Temmuz 2006, 17:08:41 Paz » |
|
Kabul Et Kalbim...
Bakışlarım öyle boş ki, artık hissetmiyorum hiçbir şeyi...
Sanki tüm duygularım, gözlerimdeki tüm ışık yok olmuş ve bir daha hiç çıkarılamayacak kadar derinlere gömülmüş gibi. Nerede hata yaptım bilmiyorum. Zaten kurumuş olan hangi dala nasıl da bastım?
Daha önce beni mutlu ettiğini düşündüğüm her şey yok oldu sanki. Neydiler ya da kimdiler bilmiyorum ama artık yoklar...
Ümitlenme her telefon çalışında Koşma kapılara her adım sesinde Senin sandığın yıldız artık yok yerinde Kabul et kalbim, kabul et kalbim Ah kalbim biz ayrıldık
"Aşk"... Tarifini bile yapamazken öyle olabildiğimizi ya da olabileceğimizi iddia ediyoruz, ne garip değil mi? Kocaman bir soru işaretinden ibaret olan hayatımızı bu ne idüğü belirsiz şeyin ardından koşmakla geçiriyoruz hep. Yakalayınca ne oluyor peki? Bir anlık bir huzura kavuşuyoruz ve yine bir anda o huzuru kaybediyoruz...
Kovalamaca; o basit ve bizi hayatın ne kadar kötü yanı olursa olsun yinede yaşamaya değer olduğunu düşündüren yakalamaca oyunu en baştan ve yine yeniden başlıyor...
İçimde bir şeyler kopuyor, paramparça oluyorum. Aynı parçalar yeniden kopup bir daha parçalanıyor, sonu yokmuş gibi, garip bir yap-boz oyunu bu...
Gitti giden dönmeyecek, Kabul et kalbim Asla seni sevmeyecek, Hayat ne zalim...
Bağırmak istiyorum, haykırmak istiyorum ama kelimeler boğazıma düğümleniyor ve susuyorum... Susup sabrediyorum ve üstelik korkum daha da büyüyor... Aslında ummadığım bir yerde, ummadığım bir anda patlamaktan korkuyorum... Düşünüyorum da; sayılarını hatırlamadığım kadar çok olan "keşke"lerime bir yenisini daha eklemekten ve geri dönüşü olmayan bir yola girmekten korkuyorum aslında...
O yanmadı senin kadar Feryat etsen neye yarar Ya sen dur sonsuza kadar ya kabul et... Kabul et kalbim, kabul et kalbim... Ah kalbim biz ayrıldık...
Diğer yandan da; hayat kısa, bağır çağır, boşalt içini diyorum kendi kendime. Sonra da bu kısacık hayatı daha da çekilmez hale getirebileceğimi düşünüyorum. Çelişkiye düşüp yine susuyorum. Kendi içime haykırmaya devam ediyorum kimsenin duymadığından emin bir halde.
Gözyaşlarımı içime akıtıyorum ve biliyorum ki kimse görmüyor, göremiyor... Ve "Sessiz Çığlığıma" ses vereceğin "o" günü bekliyorum... __________________ alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #122 : 16 Temmuz 2006, 17:09:20 Paz » |
|
Ağladım Bugün...
Bugün seni o kadar yoğun yaşadım ki.. O kadar hissettim ki seni.. Unuttum yoksun artık derken... Karşımdasın işte.. Tüm gerçekliğinle...
Sensiz geçen zamanlar bir anda silindi seni görünce... Gözlerin gözlerime baktığında canlandı tüm acılarım.. Eskimiş sandığım sevdamızın eskitemediğimiz bütün görüntülerini gördüm gözlerinde; ateş gibi düştü yüreğime, yüreğimin derinlerinde bir kor alevlendi yeniden...
Sana biriktirdiğim bütün öfkem kayıp gitti avuçlarımın arasından sen sarılınca bana...Yine aynı sıcaklığı duydum sımsıkı sarılan kollarının arasında. Ve kokun; hep en sevdiğim koku, içime doldu yine...
Yeniden giriyorsun işte hayatıma.. Tam unuttum artık derken yine yeni yangınlar içimde...
Üstüme yıkıldı dağ gibi bir hasret.. Yaraları sarmaya... Alışıp Unutmaya.. Koca bir hayat lazım, yıllar yetmez.. Senin uzağında hayat çok hüzünlü.. Şimdi kime yar diye sarılıyor ellerin.. Gitsen bile gözlerin benden gitmez!!
Resimlerde hep o güzel yüzün.. Yüreğimde hep ağlayan bir hüzün.. Karaya vuran gemiler gibi.. İçimdeki kalp yaralı bereli..
Hançerli şu gönlüm sevdanla kanarken.. Unutmak ne mümkün severken?
Hayatla barışmak, bir yerden tutunmak.. Herşeyde sen varken kolay mı unutmak? __________________
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #123 : 16 Temmuz 2006, 17:10:28 Paz » |
|
Ben Hiç Bu Kadar Sevmedim...
Ben hiç bu kadar özlemedim seni,kavuşacak bile olsak sonunda yüreğimi ellerine bıraktım,kim bilir ben yokken başkasının yüreğini sahiplenmeyesin diye...
ben hiç bu kadar özlemedim seni, taştan duvarlar ördüm önüne, bakamasın başkası sevemesin seni diye!!! ben hiç bu kadar sevmedim biliyor musun? hiç bu kadar ağlayıp sızlamadım, hiç kimseye anlatacak kelimem yok bu sevdayı.. hiç gücümde yok biliyor musun? seni sevmekten başka hiç bir şeye gücüm yok.. o kadar çelimsiz kaldım ki sen hariç herşeye.. öyle özledim ki seni..öyle özlem duyuyorum ki..ben hiç böyle olmadım ve sen hiç böyle sevilmedin!!! öyle sevdim ki seni,öyle sevdim ki, ben hiç kimseyi özlemedim bu kadar! bunu bil yeter! sevgi kelimesini başka hiç kimse için böyle içten, böyle kalbim delicesine çarparak sarfetmedim sevgilim!!
affet sevgilim ben daha önce bu kadar sevmedim!
bu yüzden sıktım seni bu kadar, beni bırakıp gidersen diye korkumdan savurdum hep tehditlerimi.. halbuki ben hep kendimi tehdit ettim.. unutursan ölürsün dedim kendime!!! __________________
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #124 : 16 Temmuz 2006, 17:14:01 Paz » |
|
Şimdi Mutlu musun?(Kimseler Bilemedi)...
Olur ya bir gün tüm yüreginle bana gelmek icin yollara düsersen, seni seviyorum demeyi hayal edip, bende seni seviyorum diye haykirmak istersen, sakin üzülüp gözlerinden iki damla yas akmasin...Bu sözü duyabilmek istediginde ya musalla tasinda yatiyor olacagim, yada bir mezar tasinda adimi okuyacaksin...Ne mezarima kapanip topraklarimi avuclayip gözlerinden yaslar aksin, nede soguk mezar tasima ellerini degdirip dudaklarinin arasindan seni seviyorum sözleri dökülsün..
Duymak isteyipte duyamadigim sözlerin, ölünce duysamda beni diriltemez...
Unutma ki ben seni bedenimde tasidigim candan bile cok sevdim, Ben seni ölümüne sevdim, Ugrunda ölürcesine sevdim...
Sen ise beni öldürmek icin her aciyi verdin ve basardin... Şimdi mutlumusun ?
Bundan böyle yokum, zaten hic olmadigim hayatindan cikip gidiyorum... ve sana bu şiiri bırakıyorum...
Umutlarini yitirip tüketme dediler... Oysa umutlarimin tükendigini bilmediler...
Dudak büzüp gözyaslarini akitma dediler... Gözlerimden kanlar damladigini göremediler...
Her sabah dogan günes yeni umut getirir dediler... Günesin düstügü yerden geldigimi bilmediler...
Hayallerini süsleyip düslerine koy cünkü, Hayaller cocuklarin oyuncaklaridir dediler... Oyuncaklarim hic olmadi benim, Cocuklugumu ecelin kollarinda yasadigimi bilmediler...
Güller dalinda güzeldir,sevgiyle saracaksin dediler... Sevgimle sardikca ,yüregimi dikenlerinin kanattigini göremediler...
Gönlünce yasa, kuslar gibi özgür ol dediler... Kanadimi kolumu kirdilar,ucamadim özgürce bilemediler...
Herkes sevemez sevmek yürek ister dediler... Yüregimi ortaya koyup sevdigimi bilemediler... Sevdikce ihaneti, kahpeligi yasadigimi bilemediler......bilemediler
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #125 : 16 Temmuz 2006, 17:15:27 Paz » |
|
İşte İlk Nefes, İşte Son Nefes !!!
Aklımda çekip gitmeler var şu günlerde... Tüm yolları tıkadığımı zannederken bir film afişinde gördüm gitmelerimi... Onları da yok edemem ki... Her şeyi silsem, yok saysam neye yarar? Çekip gitsem buralardan... Çekip gitsem her şey geride mi kalacak? Tüm yükümle gideceğim aslında farkındayım... Kendimle... Kişiye kendinden daha büyük yük yoktur sanırım... Kendimi bırakıp gitsem... Mümkünse gitsem... Kendimi cumbadaki masada, kahvemle ve Ahmet Altan'la bırakıp gidebilseydim, yanıma da sadece sigaramı ve özbenliğimi alabilseydim... İşte o zaman çekip gitmelerim ne güzel olurdu... Durağan bir otel odasında, hareket halinde bir sigaranın dumanıyla... İşte ilk nefes... Çok acı çekiyorum ben... Ardından ikinci nefes... Evetttt, çokkk acıyor içim... Üçüncü nefes... Ağlamak istiyorum... Dördüncü nefes... Ağlıyorum işte... Beşinci nefes... Gözlerimden acımla birlikte akıyor yaşlar... Altıncı nefes... Artık susmak istemiyorum... Yedinci nefes... Konuşmaya başladım bile... Sekizinci nefes... Git lütfen... Giderken sessiz ol ama... Dokuzuncu nefes... Yalnız kalmalıyım... Onuncu nefes... Problemler çözümü içinde taşır, hadi onu bulalım şimdi... On birinci nefes... Ama önce asıl problemi bulalım... On ikinci nefes... Hadi bul şu problemi... On üçüncü nefes... Buldum galiba... On dördüncü nefes... Hadi beni öldürsene... On beşinci nefes... Biraz daha yanayım... On altıncı nefes... Zerrem kalmamalı yanmayan.. Ve son nefes... Aman Allahım bu küller ben miyim? İşte böyle bitmeli o sigara... Ve ben yanıp küle dönmek istiyorum işte böyle... Hikayedeki gibi olmalı... Küllerimden yeniden doğmalı...
Aklımda çekip gitmeler var şu günlerde... Tüm yolları tıkadığımı zannederken bir film afişinde gördüm gitmelerimi... Film gibi gerçek hayatlarda, masalsı küllerden yeniden doğmak isteğimi gördüm... Gitmelerim... Çekip gitmelerim... Yanmalarım... Tek zerrem kalmayana dek yanmalarım... Doğmalarım... Küllerimden masalsı doğmalarım... Gitmelerim... Ve güllerin içinden, ve küllerin içinden dönüp gelmelerim....
__________________
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #126 : 16 Temmuz 2006, 17:18:03 Paz » |
|
~~sevenlere~~
Sevgi; bir kelebeğin, her kanat çırpışında ölüme yaklaştığını bildiği halde, yine de heyecanla ve her seferinde daha büyük bir güçle ortaya çıkardığı enerjinin kaynağında yatar.
Sevgi; her şeyin başlangıcı ve sonu, tamamlayan; ama bazen de eksilten, en karanlık gecenin dahi bir sabahı, aydınlığı olduğunu gösteren yerde, zamanın tam ortasında oturur.
Ve Sevgi; zamanı geldiğinde, kaynağında yatarken ayağa kalkmasını bilen, ve sadece hak edenlerin tadacağı bir güçtür. Bu güç bazen kontrolden çıkıp sahibine bile zarar verse de, çoğu insanın “araç” gibi gördüğü; ama aslında amacın ta kendisi olan bir değerdir. Paha biçilmez ve satılamayan tek şeydir. Evet aslında yalnızca bir “ŞEY”dir. Tarifi yapılamayan ve çoğu zaman hatırlanamayan kelimelerin yerine kullanılan kelimedir o: “ŞEY”dir.
Kötü olan her ŞEYin çoğaldığı bu zamanın orta yerinde dimdik ayakta duran, güçlü ve sonsuz olan tek ŞEY.
Tarifi yapılamayan ve çoğu zaman hatırlanamayan o “ŞEY”i bugün şuanda hatırlamalı ve kendimize göre tarifini yapmalıyız. Neden mi?
ŞEY, bilmem!
Her ŞEY bir tek ŞEY için birleştiğinde, bir tek ŞEY için her ŞEY den vazgeçebilenlere…
Sevenlere…
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #127 : 16 Temmuz 2006, 17:18:23 Paz » |
|
LANET OLSUN BE ŞİİRE Mİ YANAYIM AŞKSIZLARIN HALİNE Mİ? YAV HULYA KES BİLEKLERİMİ KAN AKARSA NAMERDİM! KOPTUM DAĞILDIM ! ABİ BU NE YA AŞIĞIM ULEEEEEEEEN :) ?- ?- ?- ?-
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #128 : 16 Temmuz 2006, 17:23:39 Paz » |
|
Ben gidiyordum sen çıkageldin... Bu ne şimdi. Ay daha asılı dururken gecenin içinde ben güneşin meyve veren bahçeleri nasıl aydınlatacağını düşünüyorum. Elimde okumaya çalıştığım saçma sapan bir kitap tüm o saçmalıkların ortasında sen çıkıveriyorsun aklımın orta yerinde. Bilmem kaçıncı sayfaya geldiğimde fark ediyorum ben senin o bana gülümserkenki son halini düşünüyorum. Bu sayfaya ne zaman geldiğimi de şimdi fark ediyorum. Kitabı diğerlerinin yanına bırakıyorum, oda yarım kalıyor tamamlanmayı bekleyen diğerleri gibi. Bugün bu kaçıncı karşılaşmamız bilmiyorum. Fikrimin fikri uğramamalısın buralara. Ben gidiyordum sen çıkageldin. Gözlerin gözlerime çarptığı gün gidecektim aslında ama aklım gözlerinde kalır diye gidemedim. Tamda toparlamıştım iç dağınıklığımı yoksa daha da mı çok dağıtmıştım da sen gelmiştin. Ya şimdi daha da dağıtıyorum yada topluyorum hangisi bilmiyorum. Dolabımın en arka tarafına kaldırdığım renkli tişörtlerimi öne aldım bugün,siyahları arkaya attım. Aynanın karşısında yüzümdeki belli belirsiz kaçamak gülümsememe takıldı gözlerim,yüzümdeki belirgin çizgilere bakarken yada baktığımı zannederken çünkü aklım yine seni misafir ediyor,umarım memnunsundur misafirperverliğinden. Meraklıdır, çok soru sorar ama iyi ağırlar misafirlerini. Yatıya kaldığın için teşekkür ederim. Bu gece beraber uyuyoruz gitmek istesen de yolu bilmiyorum tarif edemem, sen biliyorsan yolu gidebilirsin ama nasıl geldin onu da bilmiyorsun ki nasıl gidesin. Fikrimin fikri rahat edemedin aklımda oradan oraya gidiyorsun. Bir sigara yaktım karanlığa da bana da aklımdaki sana da iyi gelecek. Ordasın işte aklımın ortasındasın bir tarafım yok ol diğer tarafım yok olma diyor. Bu iyiye mi yoksa kötüye mi işaret bilmiyorum.
Hani bir dağa tırmanırsın ya dağın orta yerinde nereye düşeceğini bilmeden bırakırsın kendini. Bıraksam aklımı sana nereye düşersem düşeyim. Ama ya çok canım acırsa, kırılırsa kalbim aklımın sana düştüğü yerde. Bu ilk olmayacak olsa da korkuyorum. Tam bırakıyorum aklımı, sana düşmesine az kala bir yerlere tutunup asılı kalıyorum. Asılıp kalıyorum ortalarda bir yerde. Aklım bende değil senin dağının yamaçlarında, düşeceğim yerde. Belki de düşmek için iyi bir gün değil, aydınlık bir saati seçmeliydim belki de kim bilir..Gecenin içinde asılı duran Ay'a değil, meyve bahçelerine düşecek olan parlak güneşe de değil, senin o bana gülümserkenki son haline aldandım.Umarım aklımın kaçtığı dağ yamaçların yanıp kül olmaz. Bunu da senden niye umuyorum bilmiyorum. Sen biliyor musun? Vazgeçesim geliyor ama biliyorum aklım vazgeçmeyecek. Ben vazgeçmek istedikçe aklım daha çok kaçacak sana. Seni umuyorum düştüğüm o yerde.
Gitmeliyim belki de. Seni hiç misafir etmemeliyim aklımın yetmediği yerde. Korkuyorum çünkü. Korkuyorum elim kolum olacaksın.Sol anahtarım olacaksın ve tüm bunlar olduğunda sende diğerleri gibi gideceksin. Ve yine yeniden düştüğüm o yerde senin dağının yamaçlarında kırıklıklarımı topluyor ve açık yaralarımı sarıyor olacağım. Ve beni yine kan tutacak. Kan beni tutmadan, belki de ben aklımda seni hiç tutmamalıyım.
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #129 : 16 Temmuz 2006, 17:25:30 Paz » |
|
Senİ Sevmek İÇİn Sana İhtİyacim Yok Kİ Benİm..... Seni sende sana rağmen yaşıyorum ben...sen hep, benimle tamamlanmış eksikliklerine bakıp daha fazlasını isterken,ben sende yeni yeni boşluklar yaşıyorum.Daha çoğunu isterken sen..bense yarımlarında kayboluyorum...
Ben bu uykuları, böyle uykuları unutalı çok olmuştu... Acı uykusu, hüzün uykusu, korku uykusu... Bir gece birinin, diğer gece bir başkasının sonsuzluğunda kayboluyorum..
Şimdi gitmek zamanı belki, geride yaşanmış yada yarım kalmış anları bırakarak... Sen de tüm ürkekliğinle, tüm hatalarınla, tüm eksiklerinle, tüm haklı gördüğün yanlarınla başbaşasın şimdi...
Sımsıcak sarılmalarımıda aldın giderken;içimdeki yaramaz çocuğuda öldürdün... Biliyomusun ölüm kadar sevmişdim seni...ölüm kadar gerçek ölüm kadar gelecektin.... Bana göre geleceğimdin......
Yine yanıldım...İlk acım diil ama en büyük acımsın... sevmemeye yemin etmişdim kimseleri kendimden daha fazla sevmiycekdim uğruna hiç bişey feda etmiycekdim....
şimdi bakıyorumda neler feda ediyorum yine....kişiliğimi , gururumu , çocukluğumu , gençliğimi ,.......
Bu da böyle yarım kalsın....
SENİ SEVMEK İÇİN SANA İHTİYACIM YOK Kİ BENİM.....
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #130 : 16 Temmuz 2006, 17:27:08 Paz » |
|
Hosgeldin Hayatimin Mavisi.. Geceydi seni bana taşıyan...Sen geceye yakındın, bende sana....Ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin, hoş geldin.Korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceği acılarınla geldin, iyi ki geldin..... Bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı.Nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim.Soramadığım sorularım.. Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı....Şimdi özgür bıraktım özlemi.Şimdi hüzünde sevinçte doyasıya yaşanıyor bende.Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor çünkü sen geldin.Susmak ne çok akıllandırmış beni... Ne çok biriktirmişim kelimelerimi....Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni."Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum.", yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum.Seninle olmanın, seni yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin.....Bir büyüysen bozulma. Bir hayali yaşıyorsak kaybolma. Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın. Ruhuna talibim ben asıl gerçek bu. Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhum da bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak. Dedim ya, sen geldin.Bir de mavi var öyle ya..... Nereye saklamıştım maviyi ? Kimlerden gizlemiştim de yok sansınlar istemiştim ? Bak, güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun ? Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları. Maviyle anılıyor görebildiğim her şey.En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum. Sen maviyle geldin..Sahi , çocuk olmayı ne kadar özlemişim ben... Senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk. Yalansız ve saf olacak. Kumdan kaleler yapacak, içine seni koyacak. Kaleyi yıkacak, seni kurtaracak, kahraman olacak.Çığlıklar atacak, yorulmayacak, sensiz hiç bir oyunda "ebe" olmayacak.Korkma , içindeki o çocuk hep yaşayacak, kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim.Çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin.Yoktum ben , senden önce yoktum sanki. Sen geldin varlığını bildim. Sen geldin bir dokunuşun, bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm. Sen geldin ben oldum, aşk oldum.Sen geldin....ama ne güzel geldin...
Alıntı...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #131 : 16 Temmuz 2006, 17:28:22 Paz » |
|
Aslında... Nereye gitsem yanımda yasakürüyorum sevgimi ve nefretimi...
Her sabah yeniden sayıyorum kaç gündür görüşmediğimizi. Rüyalarımda görüyorum karşılaştığımız anı, başımı çeviriyorum, bulamıyorum söyleyeceğim kelimeyi...
Nefretimle uykuya dalıp ve sevgimle kalkıyorum. Her sabah yeni bir güne başlasam da, sensiz yeni bir hayata başlayamıyorum...
Sabahları cebime koyup "iyi ki"lerimi, "keşke"lerimi, pişmanlıklarımı, çıkıyorum yola, günün bir saatinde "keşke"lerimi alıyorum, başka bir saatinde "iyi ki"lerimi yanıma...
Bir cebimde ise hasretin hala duruyor, yapacak hiçbir şey bulamayınca kalbim bu yorgun kelimelerden medet umuyor...
Senden gittiğimde sadece yaralandım sandım, aslında ruhum bedenimden ayrılmış, geriye kalan bir et parçasıymış anladım...
Artık kiminle konuşsam ruhum sendeki gibi havalanmıyor, bugün kiminle tanışsam kalbim sendeki gibi atmıyor...
Yanımdan geçen herkese sen misin diye bakıyorum, seni gördüğüm anda başımı çevirip kaçıyorum. Senden uzaklaşmak için sana doğru koşuyorum...
Bir gün ararsan, açmayacağım diye kendime sözler veriyorum, her telefon çaldığında sen misin diye heyecanlanıyorum. Seni aramamayı cesaret sanıyorum, aramak mı zor aramamak mı bilmiyorum...
Hiçbir gelen senin yerini doldurmuyormuş, hiçbir giden senin kadar acıtmıyormuş...
Sensiz bir hayatta da mutluluk yokmuş aslında, yokluğunun acısı sevgimden büyükmüş aslında...
alıntı
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 16 Temmuz 2006, 17:29:00 Paz Gönderen: hülya »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #132 : 16 Temmuz 2006, 17:30:22 Paz » |
|
maviliğimsen eser kalmadı :(
Bu nasıl bir özlemse, acı veriyor derinden yüreğime... Denizim ya, maviliğimden eser kalmadı.. Bilmediğim bir renk serildi üzerime, gri desem değil, karanlık hiç değil. Martılar korku dolu gözlerle içime bakıyorlar, bir hiçliğe doğru bakar gibi, Hüzün dolu gözlerle deliyorlar içimi.Dalgalarım 3 boyutlu oldu, vurdukça kayalara geri dönüyorlar bana, Ben bir kere daha sarsılıyorum, nicedir böyle, O nedenle saymayı bıraktım artık... Deniz denizde boğulur mu, ben boğuluyorum işte, nefes alanım daraldı, Her gün biraz da güç kaybediyorum, çırpındıkça batıyorum derine, Çırpınmayı da bıraktım artık, dibe vurdum vuracağım.. Hayat bu işte, yeri geldiğinde dibe de vuracaksın.
Giden bendim evet, ama terk eden sen... Ve terk ettiğinden beri ben ben değilim, içimde dönüyorsun umarsızca.. Nedir bu? bir ceza mı? bir bedel mi? nedir? Gecelerce sorguladım bunu, cevapsız kaldı, Bugün de gelmesi gereken gelmedi. Şu kahrolası gururum meydan verseydi, sana ulaşıp senden almak isterdim. Tüm soruların cevabını, sana seni ne kadar özlediğimi söylerdim..Ne kadar üzgün olduğumu, maviliğimi geri almak isterdim senden. Yüreğim acıyor, sağanak bir yağmur söylentisi var, bekliyorum!! bugünde yasaklandım maillerde
alıntı
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 16 Temmuz 2006, 17:31:04 Paz Gönderen: hülya »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
|