|
 |
« Yanıtla #465 : 05 Eylül 2006, 20:03:57 Sal » |
|
Özlüyorum Hani güneş küser ya bulutlar ağlamaya başlar Tenime düşen damlacıklar ruhumu kıpırdatır Kirpiklerimdeki damlada gözbebeğime gökkuşağı açar İşte.. Seni yağmurlu gecelerde öptüğüm anı hatırlarım
Bazen gökyüzü üşür bulutlar tirtir titrer Beyaz tanecikler ağaçların kucak açmış dallarına süzülür Her yer bembeyaz olur Çamlar gelin gibi Noel bile kıskanır bu güzelliği İşte.. Hala başucumda asılı duran gelinliği hatırlarım Her günbatımında bulutların kızıllaştığı anda Yanına gelirim Mezarında biten karanfili koklar Gözpınarımla sevişen toprağını okşarım İşte.. Seni hasretle sevdiğim geceyi hatırlarım Özlüyorum..
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #466 : 05 Eylül 2006, 20:04:39 Sal » |
|
Öyle Bir Günümdeyim Hani garip bir his ile kulagını kapının ziline verirsin. Yıllar vız gelir sana, sende bir ışık vardır. Gözlerin pencereden bakar belki gelir diye. Bir bekleyiş. Duyguların yoğundur. Bin pişmanlık duyarsın. Affedermi acaba. Ağlarsam duyarmı hıçkırıklarımı. Gecen yılların anısına dönüp bakarmı geriye. Kanayan yaramdan bir damla düşermi bahçesine. Ümitsiz ama ,düşler diyarında gezersin ya. Yıldızlar bile sana küsmüştür. Geceler mum ışığı gibi dolunayı gizler senden. Çaresiz ama bekleyiş içinde . İşte oyle bir günümdeyim.
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #467 : 05 Eylül 2006, 20:05:06 Sal » |
|
Oynatmaya Az Kaldı Sonsuzlukta yaşanmamış hayallerin dünyama bıraktığı bir çoraklık, Yaşam kaynağının duygular diyarında acı icinde kıvranırcasına Yok oluşum yaşam ile ölüm arasındaki çizgilerin verdiği silinti Ayağıma atılan bir tekme Kime kızayım kime yanayım.. Her pınar sevgiye akacak Güz yaprakları baharın sıcak kollarında sevişecek Güvercin gelinliğine sarılmış melek yüzlüm ruhuna gülümseyecek. Şafak sökerken yeni bir gün seni kucaklayacak Oynatmaya az kaldı!..
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #468 : 05 Eylül 2006, 20:05:30 Sal » |
|
Nemrut Yamaçları Ağlıyor Bir rüya diyarında, düş gecesinin kıpırtı dolu anlarımdın. Gecenin gizeminde yıldızlarımın paylaştığı sevgi pınarımdın. Seni sevmenin mutluluğu, gözlerimdeki yağmurun sayfalarımla seviştiği hislerim. Ne kırçiçeği nede nemrut gizeminin, sana ulaşmadığı bir dünyamdın. Sevdanın perçinleştiği bir aşkın anatomisi, sevgi bahçesinin mutluluğu yudumladığı ulasılmazlık. Bir umuttun 3 günün mucizesinde güz diyarından bahar mucisenine uğurladığı. Koklayacaktım saçlarındaki her telin ayrı şiirini. okşayacaktım bedenindeki titrek teninin verdiği sıcak bir tutku alevinin. Öpücektim kuraklık icinde cırpınnan dudaklarıma ,yağmur olacak dudaklarını. sevicektim bir gecenin unutulmaz güzellikteki nostaljilere boğulacak ruhunu. Aldın onu bende bi tanem... Geriye bıraktığın ruhunu kaybetmiş, kızıl topraklara kucak açmış off ceken bi beden. Bir hayaldi umuda düşecek bir damla mutluluk. Kopardın duygu selinden ,bir platonik ruzgara savrulurcasına. Ağlama yüreğim gözlerindeki damlaların yağmur olmasın . Ufkuna düşecek damlaların incitmesin Bitanemi. Hayal dünyamı çalsada ,Benim biricik aşkım Yıkılırım....
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #469 : 05 Eylül 2006, 20:05:50 Sal » |
|
Maralım Bu gün güneşim özlem ufuklarından yakıyor tenimi Dağların nefesi ürkütüyor beni Gözlerime sonbahar hakim , yanaklarımda yağmurlar. Hasret dallarına konmuş güvercin misali Yelkeni parcalanmış sal gibiyim Kırbaclanır her gün yüreğim Gurbetin sessiz türküsü gırtlağıma tıkanmış Salkım salkım damlar hasretin içime Ufukların kucakladığı ay ışığına yansır gözlerin Gecenin bir ayazında cigara ziftlenir ,dumanından okurum seni Çatlayan avucumun içinde resmine bulanır gözyaşlarım Ey benim sarı yoncadan nazlı maralım Nezaman yakınlaşır uzaklar Buralarda şehir dağ gibi düşer üstüme Zaman bir adım onumde Güz aylarına mahküm çıplak çınar ağacı gibiyim Dudaklarıma bulanır , gözlerimden akan sen Nemrut yamaçlarına yapışmış bir dal gibiyim Köklerim yorgun . Dön artık nolursun , nefesim seni aracasına , Hergün biraz daha terkediyor...
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #470 : 05 Eylül 2006, 20:06:28 Sal » |
|
Kırçiçeği Everestin zirvesinde açmış kırçiçeği Gün ışığı altında parlıyor kanatları Sarmış ufku renginin verdiği gökkuşağı Dolamış tüm dağları bir içim kokusuyla
Ulaşmaya çalışıyordum acımasız yamaçlardan Kayalar vadiler yarlar çağlayan engel İçimdeki umut der dayan kalbini dinle Olacaktır sana esir zalim everest
Direncimi kırmadım tanımadım sarp engel Ulaştım zirveye umut ışığımın gücüyle Karşımda duruyordu mis kokulu yedi rengiyle Ayırdım toprağından benim artık kır çiçeğim
Rengi yaprağı soldu boynu büküldü Parlayan güneşin yerini karabulut aldı Gökgürültüsü nefretle şimşeğiyle kırbaçladı Fezayı inleten sesiyle beni kınadı
Titreyen ellerim toprağa dikti kırçiçeğini Gözpınarım çağlayanıyla suladı köklerini Karabulut çekildi güneş yeniden selamladı Kırçiçeğim yedi rengiyle ufuklara kucak açtı
İniyorum aşağı sen kazandın zalim everset Şimdi uzaktan bakıyorum kalbim kırık gözüm yaş Zirvende parlayan kırçiçeği yaprak atarsa bir gün bana Şahlanır yüreğim yıkarım dağlarını gavur everest
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #471 : 05 Eylül 2006, 20:06:56 Sal » |
|
Günbatımı Hic umudun kalmamış,belkide hüzünlü bi gece , ağlamak istiyorsun. Basını kaldırıp yıldızlara bak, ordan biri gülümseyecek. Belkide seni anlayan , seni seyreden,senin icin dua eden biri. Iste yine o, kısık bi sesle seni anıyor , yıldızların ardına GunBATIMI Bi tanem seni cok özlüyorum, yıldızlarım kabus gibi umutlarım karabulut. Meşe agacındaki yaprak gibi, güz aylarına tutsak olmuş yeşeremiyorum. sen uyurken ben , yıldızların arasında hasretle seyrediyorum seni. Sen saga sola kıvranırken, hayaliyle yasadıgım saclarına hasretle. Her nefes alış verişinde , kor dudaklarını ümitsiz bi şekilde arzuluyorum
Sen uyurken elimde yıldızlardan samanyoluna, bir ressam gibi resmini çizdim Çağlayanlara ismini haykırttım , engin mavi deryalara ışıgından yakamozu. Gökuşağına senin renklerini yansıttım , umut bahcelerine senin ciceğini. Sen uyurken yağmur olur gözyaşlarım , pencerene vuram vuram uyandırırcasına. Sen uyurken hafif yel olup tenine esiyorum, terini kokluyorum. Belkide en cok umud ettigim gözlerini göremedim, sen uyurken kapalı. İste yine veda ediyorum aglayarak, günaydın bi tanem ,gün şafaktan sana gülümsüyor. hoşcakal umut bahcemin unutulmaz güzellikteki ciceği. bir dahaki gecenin mavi gizemini sabırsızlıkla bekleyeceğim, seni seyretme tek ümidim. Veda etmişti GünBATIMI, belkide geride bıraktığı bir demet anılarıyla yaşıyor. Günes parlıyordu ,bulut yoktu ama yağmur vardı , göz pınarı yıkmıştı bendini. Güle güle GünBATIMI yeni umutlara yeni ufuklara doğman dileğiyle. Kimbilir belkide bir gün bahar ayınıda meşe yapragı gibi acarsın.
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #472 : 05 Eylül 2006, 20:08:00 Sal » |
|
Gülümse Gülümse ,hayata gülümse O sana belkide herzaman hüzün ve keder dolu günler verdi. Hic ummadığın deryalarardan çılgın dalgalar vurdu,gülümse Belkide çok uzaklarda kızgın bir bulut şimşekler yağdırdı yüreğine Ağlama ,icindeki nefret kini bulaştırma ruhuna ,gülümse Alacakaranlık kuşagında, düşlerin bile acı cektiği sonsuzlukta. Hadi sende gülümse. Yıllanmış bir adam,geride bıraktığı belki acı belkide gökkuşağı kadar renkli anılarının arkasında çökmüş bir beden,off çeken bir ruh. Nostaljilere boğulmuş birkaç yaprak ,ve yılların eskitemediği sevgisini verdiği hayat arkadaşının kabri. Gülümse hayata gülümse. Her günbatımında geçen saatlerin anısı ve yeni bir dünya yıldızlarının kol gezdiği gecenin verdiği gizem. Gülümse bi tanem yaşama gülümse. Elinde şekerine sımsıkı sarılmış yavru ceylan gibi titrek çocuğun gözlerindeki ürkek, sahib olma savaşı. Sırtında heybesi,umut ışıgının geldiği noktaya göz dikmiş,gece bilmeyen gündüzü seçemeyen bir avarenin yaşama savaşı. Gülümse ,hadi yeni ufuklara gülümse. Sana acı çektiren belkide ufkunu şiddetle karartan eski dostlarına, Kalbini zincirlemiş bir avuç dostlarına, Platonik bir rüzgarın hortumunda durdurak bilmeyen , çıkmaz karanlığa bir hayalet gibi,umutsuzluğa düşen sevgiline. Geçmişe eyvallah,hadi gülümse. Hic doyamamış ,bir lokma ekmeği kurak topraklarda çıkaran bir babanın yavrularına titremesi,hayata umutla bakışı. Hiç yaşanmamış ,hayallerine yaldızdan süsler veren,padişahlar diyarının sultanı,belkide böyle mutlu ,heyecan dolu bir kız. Hadi ,hayallerine gülümse. Bir gün seni beyazlara bürüyecek,kırmızı güllerle dolayacak,kızıl atın sırtında gökkuşağının altındaki dünyaya coşarak. Kalbindeki sır dolu odaya Damla Damla akacak yeni bir yaşama merhaba.. Hoşçakal geride bıraktığım acımasız nemrutun oğlu. Gülümse, yeni dünyaya gülümse Bin pişmanlığın fayda etmediği,acımasızların af dilediği hayata şiddetle çek kılıncını,hiç acıma ,yeni hayata hiç bir dumandan is bulaştırmadan gülümse. Hoşgeldin yakamozun ışıldattığı ,gökkuşağının renklendirdiği,engin mavi deryaların berraklığını verdiği yaşama. Gülümse, bir DAMLA mutluluğa ,hadi gülümse.
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #473 : 05 Eylül 2006, 20:08:30 Sal » |
|
Gitme Gidiyorsun karaları bağlayıp gitmek istiyorsun gonlunce ,heyecanınla Uzak durmak istiyorsun mavi semaların korerdiği bu şehirden. Hayalin acı verdiği yangın dolu bu alemden kacıyorsun Geride bırakmak istemediğin gözyaşlarınıda beraberinde Küfür Yasakürüyorsun, Hadi git!.. Gitmek istiyorsan; Pişmanlığın fayda etmediği yeni dünyana haydi koş, Geride bıraktığın yangın dolu dakikaları düşünmeden hadi git, Bir asırlık çınarın yapraklarını kurutmaya acımadan , hadi kıy ozenle buyuttuğum sevgi çiçeklerini, kurutarak git Git hadi ... Güneşin acı cektiği kızıl sonsuzlukta gözyaşlarıma şemsiye tutarak git Dokunma bulutlarıma, Ellerinle getirdiğin kudretli buzul dağlarınla soğutmaya calıstığın dunyamdan çek elini. Durma koş git!.. İnan bana gozlerimden tek damla düşmez... Hatıralara çizdiğim yeşil tablomdan eser kalmaz Sana yazdığım şarkıların notalarını ,ne kuşlar okur penceremin kordonundan, Nede penceremin bugusuna nefesim yazar şiirlerimi. Git durma git git git Dur !.. Gitme nolursun.. Güneşe bakışımı beraberinde Küfür Yasakürüyorsun Gitme , denizi koklayışım ,yakamozla dans edişim sende kaldı Dur gitme, ellerimle yaptığım yıldızlarım senin ufuklarına kaçıyor gitme seni son öptüğüm yağmurlu geceler yok oluyor dünyamdan gitme dur !.. Hayal dunyamda araladığım mavi gizem gozlerinde kaldı. dur !.. Sayfalarımla seviştiğim mürekkebim tukendi , Gitme Yalvarırım dur, Son nefesim sende kaldı !..
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #474 : 05 Eylül 2006, 20:10:01 Sal » |
|
Gidiyorum Vakit doluyor ,gitme zamanı Doyamadın bana , yüreğinde kalsın son kurşunum Bir parça sevdayı sar bohçana , Sakla onu kızıl topraklara. Hoşçakal gözümün nuru , Karacadağda yükselen çoban ateşine yazdım son mektubumu Nameleri duman duman aksın her gece yıldızlarına.
Gidiyorum baygıngözlüm Uzaklar beni çağırır sensizliğe Soğuk ,sessiz bir toprak düşer üstüme Kırılgan bir şarkının notaları zincirlemiş beni Gözlerindeki bulutları açmaya gidiyorum Hoşçakal nefesi şiire boğulacak adam
Yarınlarına öksüz kumrular saçtım Cigara ziftleneceğin ,sessiz sokaklara yanlızlık bıraktım Gidiyorum ,yanakları yağmurlara bulanacak yarim Vakit tamam Bir aşkın fidanından çatırdayan dal gibi Ürkek karanlığın beşiğine düşercesine. Mavi gecenin dalından bir yıldız kayıyor Alacakaranlığın küskün şafağına, Hoşçakal , mezarıma sızlanıp, ağıtlara boğulacak sevdiğim !..
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #475 : 05 Eylül 2006, 20:10:30 Sal » |
|
Geceler Mum ısıgında saklı sır gibidir geceler. Aglasan goz yaslarına perdedir . Icindeki heyecanı kıpırdatır. Mısralarına murekkep olur geceler Bir askın baslangıcıdır. hüzündür geceler. yalnızlığına dosttur. Hiç umudun yoksa düşlerine mutluluk aynasıdır. Mutluluk tohumlarının hasat günüdür. Anlıardaki her saatin film sahnesidir geceler. Hepimizin Ümit ettiği hayal penceresidir geceler. Geceler bir damla sevgidir.
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #476 : 05 Eylül 2006, 20:10:55 Sal » |
|
Elveda Gözlerim dalmış,rüzgarla dans eden ağaçlara Duygularımı uyandırıyor,yaprak üstünde çisil damla ağlıyormuydu, dertlimiydi,yeşile veren hayat. Annesinden ayrılmış,belkide hüzünlü bir aşk.
Bir ışık aralanıyor,orman perisi ceylan. Ağaclar boyun eğiyor,kuşlar saz çalıyor. Çıldırmış rüzgar sustu,yel başaklarını tarıyor. yağmur aştı bendini,kor dudakları kucaklıyor.
Günbatımı titredi,bedenim katı dağ Gözlerimi nur aldı,yüreğim deli volkan. Damarlarım çıldırmış,fışkıracak al yaşam ilk göz ağrım,tutuldum sana ceylan.
Koşuyorum doruklarına,ayaklarım kısrak. Dikenler acımasız,vücudum aldırmaz. Uzattım ellerimi,çok uzaklarda belki okşar. Sadece bir tebessüm,ceylanım gözlerime veda
Haftalarla savaştım,özlem ateşim çoğalsada. Ben seni aradım,yüreğim kan ağlasada. Tutkum bitmez ceylanım,yalnızım buralarda. Hasretle sarılayım neolur,sonra bu can feda.
Koştum deryalara,yalvardım balıklara. Ceylanım nerelerde,belki parlar ufkunuzda. Balıklar alay etti,dalgalar vurdu çılgınca. Hasret ateşimi kuruttu,gözpınarım kurumasada
Dağlara uzandım,yamaçlara direndim. Bulutlara el açtım,ceylanıma ağladım. Yıldızlar kınadı,ay hiç aldırmadı. Bedenim çöktü,Ruhum yıkık perişan
yamaçlara serpildim,umut doğdu aşağıdan. bana kucak açmış ,gülümsüyor kayalar. ağlayan gözlerim artık tebessümle bakar Hoşçakal ceylanım,elveda dünya !...
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #477 : 05 Eylül 2006, 20:11:30 Sal » |
|
Ceylan Hani bir göl olur masmavi bulutların altında ışıldayan Birde gölün etrafında rüzgarla dans eden sazlıklar olurya gölün ucunda bir ceylan olur bakmaya kıyamadığın gölün suyunu yudumlarken masum dudaklarıyla Bir an seyretmeye başlarsın uzaklardan ürkütmeden Hisseder güçlü duygularıyla öyle bir bakış vardırki bambaşka dünyalara dalarsın gözlerinde kim bilir neler anlatır sanki yıllanmış siirlerden bir kaç mısra İşte o an haykırmak istersin ceylanım diye ama belki ürküp kaybolur asırların gerisine uçuşan bir gizemle sadece seyretmeye razı olursun uzaklardan uzaklardan
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #478 : 05 Eylül 2006, 20:11:58 Sal » |
|
Büyük Sevdalar Büyük sevdalar, Sevgi fidanlarının , bahar esintisi altında ıslanan toprağa dikilmesiyle başlar. Roman yaprakları daha bembeyazken mürekkebin titrek damlalarıyla süslenir. Kalp odacıkları ilk güneşini tanımaya başlar Şiirler güzel duygularla tatlı dillerden dökülür mısra mısra Bazen şafağı pencereden karşılarken, meşe ağaçlarındaki kuşların ötüşü en güzel şarkılardan daha güzeldir. Her an sevdalandığımız insanın yanında olmak bambaşka bir duygudur. Okurken hecelerdeki akışta sörf yapar gibi dalga dalga akar gözlerimize. İçtiğimiz suda bir an gülümser gözleri Bir limanda denizi seyrederken, Dalgalardan uçuşan damlacıklar tenimizle seviştiğinde Onun ruhundaki serinlikle yeni dünyalara kanat çırpan martılar alır bedenimizi. Gecenin zifiri karanlığında yürürken küçük bir yıldızda ışıldar gözleri Heyecan her an bizimle nefes alıp veren an olur. Çaresiz bir altın kafeste çırpınan kanarya gibiyiz O yanımızda olmadığı an Büyük sevdalar böyle başlar, Yaşamın en güzel anlarına
Ya bittiğinde ?
ismail Akman
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
|