|
 |
« Yanıtla #525 : 07 Eylül 2006, 13:45:24 Prş » |
|
Bahara Doğru
Günaydın gelincik, nasılsın? Neden boynun bükük yaprakların sarı Seni vuran yağmur mu yoksa soğuk mu? Yoksa toprakların mı kurak Ya da adını bilmediğin diyarlardan Hüzün mü saldılar damarlarına? Ağlama be gelincik Kanatma yüreğimi Ben, sonbaharken yeterince yağıyorum Sen bari gökyüzüme umut ol. Yapraklarına can gelsin Hayatımıza neşe Ben sonbaharken, Sen hep o narin gelincik kal Yapraklarında gülücük, Mevsiminde hep bahar olsun.
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #526 : 07 Eylül 2006, 13:47:11 Prş » |
|
papatya vekelebek
Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.
Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış. Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. içinden "Ne muhteşem bir çiçek" diye geçirmiş. Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.
"Merhaba" demiş papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.". Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve "Merhaba" demiş, "ben de yalnızlıktan sıkılmıştım zaten." Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış.
Papatya da ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş. Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış. Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edip de bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatya da kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler.
Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve; "Üzgünüm ama senden ayrılmam gerekecek" demiş. Papatya buna bir anlam verememiş. "Neden" demiş. "Yoksa benim yanımda mutsuz musun?". "Hayır" demiş kelebek. "Bilakis, sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim."
Papatya bu duruma çok üzülmüş ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya "Sevi seviyorum" diyebilmiş ancak. Papatya donakalmış. Sadece "Bende..." diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş.
İçinden "Keşke onun da beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim." diye geçirmiş. Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış. Her düşen yaprakta papatya, "seviyormuş" diye geçirmiş içinden.
İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar, sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş: "Seviyor mu, sevmiyor mu?"...

alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #527 : 07 Eylül 2006, 13:47:39 Prş » |
|
beyaz güvercin
Her sabah uyandığımda Şarkılar yollarım sana Yüreğimin şarkısını Bizim şarkımızı... Duyuyormusun onu? Her gün sevgilerimi Yolluyorum sana Alıyormusun onları, Sarıyormusun yüreğine? Gün batarken sana en son Beyaz bir güvercin yolluyorum Tüm umutlarım yüklü onda Sakın bana geri yollama!...
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #528 : 07 Eylül 2006, 19:18:13 Prş » |
|
Ard Arda Mesaj Atacağımıza Hepsini Tek Bir Mesajda Toplamak Daha İyi Bence...
Ellerinize Sağlık..
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #529 : 23 Eylül 2006, 09:44:13 Cts » |
|
Sabah oluyor,bir gün daha ağardı hasretinin üstüne..
Benim gözlerim yine uzaklara dalgın,yine kirpiklerimde tuz var.. Tırnaklarım avuçlarıma kan oturtmuş,öfkeliyim,susuyorum ağlarken..
Aşka dair şarkılar çalmasın artık,acıtmasın yüreğimi.. Yoruldum her şarkıda seni düşünmekten,seni bulmaktan,seni özlemekten.. Derin nefesler çekiyorum içime,senin hasretini içime çeker gibi.. Soluyamıyorum geriye,içimde kal diye.. Ne vardı bu kadar sevecek,yada ölesiye güvenecek... Aşk kimi güldürmüşki?Yada ne kadar olmuşki ömrü mutluluğun... Gözlerimdeki ışıltıyı yitirdim,yaşama sevincimi,umutlarımı,sitemlerimi,beklentilerimi yitirdim.. Kendimi yitirdim sensizlikte..
Her sabah yeni bir role hazırlanıyorum,sahneye çıkacakmışım gibi.. Bana en yakışan rengi giyiniyorum mavi.. Gülümsüyorum...Kıyametler kopuyor içimde..
Barış zamanında yaşadım en büyük harpleri.. Fırtınalarda kaç gemi batırdım.. Aşıklara bakmıyorum artık,içimden bir şeyler kopuyor sanki.. Yorumlayamadığım rengarenk bir tabloya bakar gibi oluyorum.. Bu mutluluk resimleri gerçekmi???Hepsi sahtemi... İnanmıyorum artık,inanamıyorum. Yaşadığım sürece gerçekti...
Oysa şimdi... Gece olunca kaldır başını bak gökyüzüne... Kaç bakışım kaldı orada,yada kaç sabah doğan güneşe dokundum sen diye.. Ben seni oralarda aradım.. Her zaman bulabileceğim ama asla seni göremeyeceğim yerlerde...
Sensizlik böyle birşey işte... Ben tükeniyorum,hasretler çoğaldıkça.......
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #530 : 23 Eylül 2006, 09:44:38 Cts » |
|
Yaşatmadın içimdeki aşkı Bilemezsin gidişinle bu gözler nasıl ağladı. Gülün kaç geceyi sabaha bağladı, Sensizliğin sonsuz acısıyla yandı.. Hep seni bekledi, Hiç ama hiç ihanet etmedi, Sevdi ve terketmedi, Yarını bekledi de, Yari gelmedi.. Sen çekerken acıları, Bitmedi kalbimin yangınları, Çok özledim, bekledim Hep düşündüm geleceğin anları, Derdin derdimdi, Sevgin tesellimdi Bekleyecektim hep seni, Şimdi azat edildin, Anlayamadın nasıl sevildin, Sonunda terkettin Bu muydu senin adaletin... Sen yüreğimin kendisisin, Sen benim biriciğimsin, Seviyorum seni dedin Sonra ansızın terkettin..
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #531 : 23 Eylül 2006, 09:45:13 Cts » |
|
Her şeye rağmen sevdim seni… Nefesinin aynaya yansıyan buğusu kadar bile buğulanmayan o gözlerin için… Her gece ağladı gözlerim… Kulağımda çınlayan her ses hep adını sayıkladı uyumadı hiç… Nasıl güzel bir bencillikti bendeki… Hep kendim omuzlarıma taşıdım bu aşkın yükünü… Üzüntülerimden hiç ayırmadım sana.. Kötü olan hiçbir şeyi paylaşmadım.. Bir yüreğe tek bir yüreği sığdırabildim gel gör ki! Gel gör ki sıradan olamadım işte.. Senin gibi basitleştiremedim aşkı… Eğlenceli hale getiremedim ağlamayı… Yarımım ben şimdi… Hayat gibi, ruhum gibi yarım…
Aslında bir alışkanlıksın sen, beklide hayal, bir karmaşa… İmkansızların peşinden koşmak huyumdur belki de bu yüzden Bir gizemsin hayatımda, bir ayrıcalık…
Fark etmez, seviyorum ya ben!
Suçlusu sen değilsin..bende değilim sevebildiğim için… İkimizde masumuz seven kalbimde…
Seni unutmama meydan okuyan tesadüfler yeni yaralar açıyor yüreğimde şimdi… Olmayacak bir şey miydin yoksa sen? Bana çok mu fazlaydın? ???
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #532 : 23 Eylül 2006, 09:45:39 Cts » |
|
Senin terkedişlerinde büyüdüm ben Acıyı bilirim; cocuklugumunda kaybettim, annemin gidişinde cıkageldi acıların koyusu Ama aşk yarası varmıs bir de ; kapanmazmış bir kere acıldıgında Merhemi ve dermanı yokmuş bu kapanmaz acı gidişlerinin
Senin günahlarınla büyüdüm ben Günahı bilirim; cocuklugumda komsunun elmaları calarken ki günahlarım Ama aşkın günahlarında yanmak ta varmış ; bri kere yandın mı kurtulamazsın Bedenim yansa da hep kalbinde büyüyecek günahlarım
Sana akıttıgım gözyaşlarımda büyüdüm ben, Islak gözyaşlarını cocuklugumdan bilirim Aksam iş dönüsü babam elinde cikolata getirmediginde gözyaslarıma sıgınırdım Ama Aşkın gözyasları kurumazmış meger, Bedenim solmaya yakın renkte de olsa Ben senin terkedişlerindeki gözyaşlarımla büyüyecegim
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #533 : 23 Eylül 2006, 09:46:15 Cts » |
|
[Sen Hep Yüreğiminsin
Birgün düşerse yolun, Yolu olmayan her hikayenin başlangıcına, Tıkanırsa yalnızlığın, Aşk`a mühürlenen her satırda, Beni oku,ama beni anlama,
Elimde solan güller, Son bir gayret dokunursa dudaklarına, Bil ki,içimde hasret, Bil ki,yüreğimde sevdadır sevdiğim, Sana bırakacağım en son esaret, Ve eller, Ve hayaller çekip gidecekse, Durmasın gitsin, Ben hep senin, Sen hep yüreğiminsin...
alıntı/b]
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #534 : 23 Eylül 2006, 09:46:40 Cts » |
|
yoksun ya gençliğimin deli rüzgarları da yok ve yoksul düş baharlarım neler kalmadı ki sende çaresizlik karabasanlarının çıkmazları avuntusuz saplantılarının açmazları deli düşler
yoksun ya kim anlar şimdi bu yüreği sensizlikte ne yapılır bilmem ki aşkın tepelerinden böyle apansız düşmedim
ılık tebessümler vaktine beş kala solan kahkahalar gibiyim yarısında yutulmuş sevinç çığlıklarıyla dolu boğazım
seni özlemeyi bile yakıştıramıyorum kendime
yoksun ya buruşturulup atılmış mektuplar gibiyim içimdeki yürek boşluğuna yoldaş gülüşüm bükülü kaldı dudağımda sana sargın kalmak vardı gül yüzlü bu aşkın üstü böyle örtülür müydü
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #535 : 23 Eylül 2006, 09:49:15 Cts » |
|
YaLnızLığıma.. (yalnızlık)
Yalnızlığın hangi tarafındayım bilinmez... En çok da yabancıyım kendime.Saklandıkça yaşadığım yalanlardan... Gözümü her açtığımda hissettiğim korku; avuçlarıma damlayan bir hayal kırıklığı, bir acı oldu...
Nasıl yürüdüm, ne zaman geldim ben bu yalnızlığa?... Daha kapıyı bile çalmamıştım, ne çabuk açtın... Müsadenle yüreğimi aramaya geldim, kendi kimliğimde yitirdiğim yalnızlığımda... Doğuştan mı yalnızım, yoksa yalnızlığım da mı doğdum? Ne zaman geldim unuttuğum bu zaman kavramından, bu bomboş kalabalıklardan sıyrılıp... Beni buraya getiren hayallerim, umutlarım, göz yaşlarım, hayal kırıklıklarım ve yıkımlarım....biliyorsun... Eğer gelmeseydim kalacaktım enkazın altında. Kusura bakma rahatsız ettim seni yalnızlığım. Eğer yalnız değilsen ben gideyim...Ama ben ne zaman gelsem sen yalnızsın...Yok hayır biliyorum, uzun zamandır buradayım. Her gitmek istediğimde senden, aslında hiç gidemediğimi anladım sana dönüşlerimde... Sanki bir kördüğüm oldun boğazıma düğümlenen... Madem geldim anlatayım izninle... Bir hayal kapısında doğdum.Yalan insanların adına sevgi dedikleri ve iki dudak arasında tükettikleri yaşamda buldum kendimi... Neye uğradığımı anlamamıştım daha. Taptım, inandım, güvendim sadece iki dudak arasında dökülen cümlelere, harcanan yüreğimin eridiğini göre göre. Göz göre göre... Aslında gözüm kör olmuştu, kulağım duyardı sadece. Bense yüreğimde yanan ateşin kor olmasını seyrettim ve kendi küllerimden yeniden doğmaya çalıştıkça, bir tokat daha yedim yalan hayattan. Öleceğimi bile bile, göre göre, göz göre göre, kör olduğumu bile bile... Şimdi anlıyorum, çok iyi anlıyorum, ama neye yarar; kör olmuş gözlerim, yüreğimi arar olmuşum yalnızlığımda... Ve yine ve şimdi yüreğimde yanan ateşin adına hayal koydum. Çünkü sevgi sadece dudaklardaki cümlelerde yaşanan yalan olmuş... Ne umut, ne sevgi cümlelerde anlam bulamazdı yüreğimdeki kadar... Ama su gibi akan zaman, bir nehir oldu şimdi gözlerimde, gittikçe uçuruma akan. Her geçen gün yaşadığım yaşanmamışlıkları, yalanları tokat gibi vursan da yinede yanındayım yalnızlığım,
Yüreğimdeki Mavi için...
Umutlarımı aramaya geldim, hayallerimi, yüreğimi aramaya geldim... Nasıl yürüdüm ne zaman geldim ben bu yalnızlığa...?
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #536 : 23 Eylül 2006, 09:49:38 Cts » |
|
Ne zaman yüreğimden silinmeye başlansa adın, sözlerinle kanatarak yeniden yazılıyor yüreğim boyunca... Sonra yeniden çiziliyor kalbime yüzün, ellerin... Yeniden başlıyorum seni sevmeye kaldığım yerden. Hemde hiç akıllanmadan ve tekrar aynı yanlışlarımla. Beni üzeceğini bile bile, yüreğimi zırhından kurtarıp düşüyorum peşine yeniden... Sensizlik canımı öyle yakmış ki hasretinden daha büyük bir acı göremiyorum. Bu yüzden göze alıyorum tüm zorlukları... Sensiz mutlu olmaktansa seninle mutsuz olmak daha acısız geliyor kalbime. Ve işte yeniden başlıyorum seni sevmeye tükendiğim yerden. Ne kadar yaralansamda senin tarafından yeniden sunuyorum yüreğimi tüm çıplaklığıyla... Yeniden kanat istersen açık yaralarımı, yeniden savur sevdamı yangınlara... Korkusuzluğu sensiz kaldığım gecelerde öğrendim ben. Seni özlediğim anlarda tanıdım sabretmeyi... Sonunda yeniden düşeceksem yangınların koynuna, razıyım inanki ben. Bilsenki seninle her yer cennetin yolu, sensiz dünya benim olsa yine YALNIZIM..
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #537 : 23 Eylül 2006, 09:49:59 Cts » |
|
Sana hapsoluşumun yüzüncü yılındayım sen hala bir çocuk olduğumu düşünüp, ninniler fısıldıyorsun yüreğime rüyalarımda... uykulu bedenim küs sana! güneşin doğmayacağını bile bile uyuttun beni avuçlarında. damla damla aşk yetmedi doyurmaya aç ruhumu. kırgın dünyam, uzak sana!,_nefes kadar yakınken_ aldattım seni! evet aldattım! yüzsüzüm ve dürüstüm aldatıldığını yüreğine haykıracak kadar hem de... oysa sen yanı başındayken bile, gelmemi beklerdin. özleyerek, kaybederek, aşık gibi severdin... bense; aldattım seni! evet aldattım! bir gece vakti, uyandım rüyalarımdan. hayır hayır ben rüyaya hasretm! _kavustu onlar_ uymadığını farkettim tutsaklığının serseri benliğime az serseri, az şımarık, az çocuk... aldattım seni, evet anlatım... işine gelmedi diye buruşturup yakma satırları, anla artık aramızda koca bir yalnızlık var! yalnızlığımla başbaşa, senden ırak _nefes kadar yakınken sana_ yarınlarıma sakladığım bir ayrılık var, bir aldatış, bir yalnızlık var.
_yalnızlığım_
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #538 : 23 Eylül 2006, 09:50:24 Cts » |
|
Aciklikla kapalilik arasindaki farki gözlerimiz tayin edemiyor kuytu zamanlarda... Kuytu zamanlarda girdigimiz kuytular hep daha karanlik, hep daha aydinlik! Dibine uzandigim umudun gölgesi, Yarini aydin tutmaktan aciz aklimi tüm ciplakligiyla gölgeliyor, Olsun! Ben yine de gölgesinde umudun, Yarinlara aynalik yapan yapraklari görüyorum.
Bir parcanin bir bütünü gibi salmisim kendimi Bütünde bir parca olmak istemiyorum Tipki zamanda “an” olmak istemedigim gibi Sök bütün baglayici vidalarimi ey yalnizligim! Vakit ne erken ne de gec Düstügüm cukur ne dipsiz ne ne dipli Yorgunum hepsi bu!
-Yorgunum cünkü yorgunlugumun yasamak gibi bir anlami var"
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
|