04 Aralık 2008, 02:02:37 Prş *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
3- Topluluklar hakkında tahrik edici ve küçük düşürücü yazılar yazılamaz. (Örneğin: Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Çerkez, Zenci, Hint, Arap, Çingene, Roman, Rus, Göçmen gibi.)
 
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Kader nedir ?
Cevap SayısıCevap Sayısı: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 2884 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen *Konu: Kader nedir ?  (Okunma Sayısı 2884 defa)
Konuya Cevap Yazanlar : 0M42(1) MiRiaM(1)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ÜYE BILGILERI MiRiaM
Aktif Üye
**

Özel
CINSIYET Cinsiyet:
NERDEN Nerden: fhfdhfd
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 22 Ağustos 2007, 07:31:42 Çrş
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 51
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« : 25 Ağustos 2007, 03:07:41 Cts »

sevgili Arkadaslar Internette Kitap Kadar Yazi Okudum Kader İle İlgili, Ama Bu Buldugum Muthis Yazi Ve Aciklamarli Hepsini Geride Birakti
sizinle Paylasmak İstiyorum Eger 10 Dakinizi Ayirir Ve Okur İseniz Hayata Bakis Aciniz Degisecek Ve Daha Huzrulu Daha Mutlu Yasayaginizdan Eminim


kader Nedir ?

kaderin Anlaşılması Bir Yönüyle Çok Kolaydır, Bir Yönüyle De Çok Zordur Ve Kader Adeta İmanın Sihirli Şifresidir. Kaderin İmanla Anlaşılması, Akılla Anlaşılmasından Daha Kolay Olsa Gerektir. Ya Da Sonuç Aynı Kapıya Çıksa Da, Kaderi İnanarak Anlamak, Onu Anlayarak İnanmaktan Daha Kolaydır. Ama Yine De Aşağıda Vereceğimiz Bilgilerle Kaderin Akılla İlgili Yönünü Bir Nebze Anlayabileceğimizi Sanıyorum:
kader Kelime Anlamı Bakımından, Miktar, Ölçü Ve Muktedir Olma/güç Yetirme Demektir. Yani Her Olan Şey, Bir Ölçüye Ve Hesaba Göre, Planlanarak Olmakta Ve Muktedir Birisi Tarafından Oluşturulmaktadır. hiçbir Şey Rast Gele, Kendiliğinden, Ölçüsüz Ve Hesapsız Olmamaktadır. Her Şey Önceden Yapılan Bir Hesapla Ve Bir Sebeple Olmakta İse, Demek Ki Allah (cc), Olacak Olan Her Şeyi Biliyor, Her Şeye Gücü Yetiyor. Hiçbir Şey O´nun Bilgisi Ve İsteği Dışında Olamaz. Şimdi Buna Göre Bütün Varlık Aleminde Olup Biten Şeyleri Düşünelim: Bunların Yüzde Doksan Dokuzdan Fazlası Hep Bizim İrademizin Ve Gücümüzün Dışında Doğup Gelişen Ve Bizim Hiçbir Dahlimizin Olmadığı Şeylerdir. Yağmur, Fırtına, Gece, Gündüz, Dünyanın Ve Yıldızların Seyirleri, Otların, Canlıların Büyümesi, Dağlar, Denizler, İklimler, Bitki Ve Hayvan Çeşitleri Gibi Daha Aklımıza Gelen Ve Gelmeyen Milyarlarca Varlık Ve Varoluş Tamamen Bizim İrademizin Ve Gücümüzün Dışında Olan Varoluşlardır. Bunlara Biz Ya Hiç Müdahale Demiyoruz, Ya Da Hesaba Katılmayacak Kadar Az Müdahale Edebiliyoruz.
şimdi De İrademizin Kısmen Karıştığı Dünyaya Bakalım. mesela Uçakla Uzun Bir Yolculuğa Çıktığımızı Düşünelim. Hareketimiz Uçağın İçi İle Sınırlıdır. Oysa Uçağın Geniş Bir Planlanması Vardır. Rotası, Hızı Ve Yüksekliği Bellidir. Havanın Kaldırma Gücü Ve Uçağın Bunu Kullanması, Bunun İçin Çalışan Motorlar Hep Yolcular Olarak Bizim Dışımızda Olan Şeylerdir. Yani Biz Uçakta İken Bu Büyük Devinimin İçinde Ancak Küçücük Hareketler Yapabilmekteyiz. Şimdi Uçağın Yerine Dünyayı Koyalım, Onda Olup Bitenlere Bizim Katkımızın O Kadar Da Olmadığını Göreceğiz. Ya Da Asansörle On Beş Katlı Bir Binaya Çıktığımızı Düşünelim. Biz Asansörün İçerisindeyiz Ve Onun Belli Bir Çalışma Sistemi Vardır. Bu Sistem Bizim Dışımızda, Bize Göre Güçlü Ve Bilen Birileri Tarafından Kurulmuş Ve Kendi Düzeneğine Göre Çalışmaktadır. Biz Asansöre Bineriz, Gideceğimiz Katın Düğmesine Basarız, Asansör De Orada Durur. Ama Onun Çalışmasında Ve Orada Durmasında Bizim Katkımız Sadece Düğmeye Basmaktan İbarettir.ya Da Bir Bilgisayar Oyunu Düşünelim: Oyunu Hazırlayanlar, Bizim Tercihlerimize Diyelim Ki, Yüz Tane İhtimal Koymuş Olsunlar. Biz Hangi Düğmeyi Tıklarsak Bu İhtimallerden Birisi Gerçekleşir. Yani Bir Bakıma Onlardan Birisini Seçmek Bizim Elimizdedir, Ama Bu İhtimallerin Dışına Çıkma Şansımız Ve Gücümüz Olmadığı Gibi, Seçtiğimiz İhtimali Oluşturmak Da Bizim Elimizde Değildir. Biz Sadece Onun Oluşması İçin Bir Tercih Kullanıp Düğmeye Basmışız Hepsi Okadar. O Dümeye Bastığımızda O Sonucun Oluşması Bile Önceden Belirlenmiş Ve Düzenek Ona Göre Kurulmuştur.
şimdi De Kendi Vücudumuza Gelelim: Orada Olup Biten Şeylerin De Çoğundan Bizim Haberimiz Yoktur Ve Çoğu Bizim Elimizde Olmadan Olup Bitmektedir. Kanımızın Deveranını, Gözümüzün Görmesini, Hücrelerimizde Olup Biten Ve Bizim Farkında Olmadığımız Milyonlarca Eylemi, Acıkmamızı, Korkmamızı, Hatta Yediğimiz Yemeğin Sindirim Sistemindeki Seyrini Düşünelim. Yediğimiz Bir Lokmanın Bile, Kendi İrademizle Ağzımıza Koyup Yutmamız Dışında, Başına Gelen Serencamı Bilmiyoruz Ve Bunu Biz Kendimiz Yönlendirmiyoruz, Yönlendiremiyoruz. Bunların Ve Bunlara Benzer Sonsuz Oluşumun, Bizim İrademiz Ve Katkımız Olmadan Gerçekleştiğini Görüyoruz. Bütün Bu Olup Bitenler Hep Bir Kadere Ve Bir Ölçüye Göre Olmakta Ve Hepsi Allah Tarafından, Taa Ezelden Bilinmektedir. Sadece Bilinmekte Değil, Aynı Zamanda Hep O´nun Tarafından Planlanmış Ve Birer Sebebe Bağlanmışlardır. Her Bir Olay Bu Plan Ve Takdire Göre Oluşmaktadır. İşte Kaderin Bir Anlamı Budur. Buna İnanmamız Ya Da İnanmamamız Bu Oluşumu Hiç Değiştirmez. Ama Bütün Bunların Her Şeye Gücü Yeten Bir Allah Tarafından Ve Bir Hesap Ve Kitapla Gerçekleştirildiğine İnanmak İnsanı Mümin Kılar, Ona Huzur Verir, Onu Kaostan Ve Belirsizlikten Kurtarır. Onu Tedbir Almaya Ve Bu Oluşumun Sırrını Çözmeye Sevkeder. Bu Sebepledir Ki, "men âmene Bil-kader Emine Mine´l-keder", "kadere İnanan Kederden Kurtulur" Demişlerdir.
bizim İrade Alanımıza Gelince; Orada Olmasını Ya Da Olmamasını İstediğimiz Ve İrademizi Ve Gücümüzü Buna Göre Kullandığımız Şeylerin Oluşması Da Sadece Bizim İrademize Bağlı Değildir. Bunların Da Başka Pek Çok Sebebi Vardır Ve Bizim İrademiz Ve Gücümüz Bu Sebeplerden Sadece Birisidir. Bu Yüzden Bizim İrademizi Kullanmamıza Ve İstememize Rağmen, İstediğimiz Gibi Olmayan Pek Çok Şey Vardır. Ama Elbette İstediğimiz Ve İrademizi Yönlendirdiğimiz Şeylerin Öyle Sonuçlanmasının Bir Sebebi De Biziz Ve Biz, İşte Sadece İrademizi Öyle Yönlendirmemiz Ve Gücümüzü Öyle Kullanmamız Sebebiyle Hesaba Çekileceğiz. Çünkü Kaderin Böyle Oluşmasında Bize Allah Bir Dileme Ve Müdahale Edebilme Gücü Ve İradesi Verdi Ve İyi İle Kötüyü De Gösterdi. Ama Yine De Bu Alanda Olup Bitenlerde Bile Bizim Katkımız Çok Azdır Ve Bu Tıpkı Bir Lambanın Yanmasında Düğmeye Basmamız Gibidir. Lambayı Yakan, Cereyanı Oluşturan, Ona O Gücü Veren, Onunla Aydınlatan Biz Değiliz, Ama Biz Yine De Onun Yanmasında Az Da Olsa Bir İrade Ortaya Koyduğumuz İçin Bundan Sorumluyuz. Çünkü İrademizi Düğmenin Açılmasından Yana Kullanmasaydık Lamba Yanmayacaktı.
durum Böyle Olmakla Beraber Yine De Allah Ezelden Beri Bizim İrademizi Hangi Yönde Kullanacağımızı Biliyordu Ve Bizim Müdahale Ettiğimiz Olaylar Dahi Yine O´nun Bilgisi Dahilinde Oldu. Çünkü Zaman, Sadece Bize Göre Bir Keyfiyettir Ve Allah İçin Gelmiş, Gelecek Diye Bir Şey Yoktur. Bize Göre Her Şekliyle Zaman, O´nun Önünde Ezelden Beri Hep Şu Andır Ve O Her Şeyi Önünde Şu An Olarak Görmektedir.
şimdi Tekrar Düşünelim: Bizim Sebebimizle Oluşan Şeylerin Oluşma Sebebi Biz Değil Miyiz? Bu Şeyleri Biz Öyle Değil De Böyle İsteyemez Miydik? Buna Evet Diyebiliyorsak, Öyleyse Biz Bunlardan Sorumlu Olmalıyız? Allah´ın Onları Ezelden Biliyor Olması, Bizi Zorlayan Sebep Değildir Ve Biz Her Şeyin Nasıl Olacağını Da Bilmiyoruz: Şu Halde İrademizi Kullanmak Ve Sonucun İyi Olmasını Belirlemek Bizim Hem İmkanımız Hem De Görevimizdir. Görevimizi Yapmaz Ve İmkanımızı Kullanmazsak Sonuçtan Hesaba Çekiliriz. Ama Yine De Bütün Bunların Hepsini Allah Ezelden Beri Biliyor. Fakat O Bildiği İçin Biz Öyle Yapmak Zorunda Değiliz, Aksine Biz Öyle Yapacağımız İçin O Öyle Biliyor. Öyleyse Bizim İrade Alanımız İçerisinde Kaderimizi, Bir Anlamda Biz Kendimiz Belirliyoruz, Allah Da (cc) Da Öyle Yaratıyor Demektir. Yani Bizim Yapıp Ettiklerimiz Dahi Bir Kader/ölçü Ve Sebeple Oluşmaktadır.
"kadere Biz Müdahale Edemeyiz, Allah Ne Yazmışsa Öyle Olur. Olup Bitenlerde Bizim Hiçbir Dahlimiz Yoktur. Biz Çabalasak Da Çabalamasak Da Aynı Şey Olacaktır" Şeklindeki Bir Kader Anlayışını Biz Cebriye Diye İsimlendirir Ve Bunun Sapık Bir İnanış Olduğunu Söyleriz. Bunun Batıdaki Karşılığı Muhtemelen Deizm´dir Ve Deizme Göre Tanrı Kainatı Yaratmış, Onun İçine Mükemmel Kanunlar Ve Sistemler Yerleştirmiş Ve Onu Kendi Haline Bırakmıştır. Artık Tanrı Ona Hiç Müdahale Etmez Ve O Kendiliğinden, Kurulduğu Gibi Çalışır. Çalışması Tıpkı Bir Makine Gibi Mekaniktir.
oysa Sağlıklı Kader Anlayışında İnsanın Gücü, İradesi Ve Katkısı Vardır Ve O Bu Katkıya Göre Sonuç Bulacaktır.
hz. Ömer´in Çok Basit Gibi Görünen Şu Cevabı Aslında Kaderi Çok Güzel Anlatmaktadır: O Ordusu İle Bir Seferde İken, Salgın Hastalık Bulunan Bir Kasabadan Uzaklaşılmasını Ve Oraya Girilmemesini Emretmişti. Bunun Üzerine Bir Sahabînin: "allah´ın Kaderinden Mi Kaçıyoruz?" Demesi Üzerine De: "evet, Allah´ın Bir Kaderinden Diğer Kaderine Kaçıyoruz" Diye Cevap Vermişti.
şimdi De Bizim İrademize Bağlı Olan Ve Olmayan İki Olayda, Kadere İnanmanın Ve İnanmamanın Sonuçlarına Bakalım: Diyelim Ki Karayoluyla Ankara´ya Gidiyorduk Ve Bir Yerde Toprak Kayması Olmuş Ve Yol Tıkanmış Olsun. Bunda Bizim İrademizin, En Azından Yakın Mesafede Hiçbir Dahli Yoktur. Kadere İnanıyorsak Şöyle Deriz: Takdiri İlahi Böyle Tecelli Etti. Bu Böyle Olacaktı Ve Oldu. Bu Olay Bir Tesadüf Değildir, Bunun Belli Sebepleri Vardır Ve Allah (cc) Bu Sebeplerle Bu Olayı Şu Anda Ve Bu Şekilde Gerçekleştirdi. Bunun Aksinin Olması Mümkün Değildi. O Halde Bağırıp Çağırmamıza Hiç Gerek Yok. Üzülmeyelim Ve Şu Anda Ne Yapılması Gerekiyorsa, Bizim İrademize Bağlı Olan, Bize Düşen Neyse Onu Yapalım.
kadere İnanmıyorsak Tepkimiz Muhtemelen Şöyle Olacaktır: Allah Kahretsin! Nereden Geldi Bu Bela Başımıza! Sana Ben Bu Gün Yola Çıkmayalım Demedim Mi? Mahvolduk, Allah Cezanı Versin!
şimdi De Sorumuzu Soralım: Bu Olayı Kadere Bağlamının Zararı Nedir Ve Bu İki Tavıralıştan Hangisi İnsanın Yararınadır?
bir De Bizim İrademize Bağlı Bir Olay Düşünelim: Farzedelim Ki, Adapazarı´nda Temelleri, Malzemesi Ve İşçiliği Sağlam Olmayan Bir Ev Yaptık Ve –allah Korusun- 6 Şiddetinde Bir Depremle Evimiz Yıkıldı. Bu Durumda Kadere İnanan Bir İnsanın Tavrı Şu Olur: Bu Bir Takdiri İlahi İdi Ve Bu Şartlarda Olmaması Mümkün Değildi Ve Oldu. Şu Halde Dövünüp Çığlık Atmamıza Gerek Yok. Olayı Geri Küfür Yasaküremeyiz. Şimdi Bize Düşen Şey, Sabretmek Ve Allah´tan Gelen Ne İse Ona Razıyız Demek Ve Ona Göre Tedbir Almaktır. Ancak Bu Kaderimizde Bizim İhmalimiz Vardır Ve Allah Bu Kaderi Büyük Ölçüde Bizim Oluşturduğumuz Sebeplere Göre Çizmiştir. Artık Giden Geri Gelmez Ama Bir Daha Böyle Bir Kaderle Karşılaşmamak İçin İhmal Ettiğimiz Görevlerimizi Yapmalı Ve Bu Musibeti Sonuç Veren Sebepleri Değiştirmeliyiz. Çünkü Onları Değiştirmek Bizim Elimizdedir. Ta Ki Allah (cc) Bize Bundan Sonra İhmalimize Göre Değil, Dikkatimize Göre Bir Kader Versin.
bu Olayda Kadere İnanmayan Bir İnsanın Da Tavrı Şöyle Olacaktır: Bunun Adına Kader Diyorsunuz! İhmallik Edip Evimizi Başımıza Yıktınız! Bundan Daha Büyük Depremlerle Bile Japonların Evleri Niçin Yıkılmıyor? Bu Bizim Kaderimiz Olamaz!
şimdi De Bu İki Tavrı Sonuçları Bakımından Düşünelim, Hangi Tavır Daha Faydalı Ve Akıllıcadır? Eğer Burada Kadere İnanan İnsan, Bu Sonucu Değiştirmek Hiç Bir Surette Mümkün Değildir, Allah´ın Takdir Ettiği Şey Ne İse O Olacaktır. Bizim Bir Şey Yapmamız Ya Da Yapmamamız Sonucu Değiştirmez Diye İnanıyor İdiyse, Bu Zaten Sapık Bir Kader Anlayışıdır. Ama Böyle Değil De, Bu Olayda İnsan İradesinin, Çabasının Ya Da İhmalinin Böyle Bir Kaderin Sebeplerinden Biri Olduğunu Görebiliyorsa, Bu İnsan Geçmişe Üzülerek Yıkılmayacak Ve Geleceğin De Tedbirini Alacak Demektir. Yani Olana Üzülmeyecek, Sabredip Sevap Alacak, Olacak Olanın Da Gereğine Bakacaktır. İnanmayan İnsan Da Muhtemelen Geleceğin Tedbirini Alacak Ama Geçmişi Hatırlayarak Kahrolacak, Dövünecek Ve İsyan Edecektir. Sonuçta Bunun Zararı Da Yine Kendisine Dönecektir. Şimdi Ahiret Günündeki Hesaplarını Bir Yana Bırakarak Düşünelim, Sadece Dünya Ölçüleriyle Bile Kadere İnanan Mı, Yoksa İnanmayan Mı Daha Kârlıdır? Öbür Alemdeki Kurtuluş İse İnanmakladır, İnanmayanın Akibeti Kötüdür.
öyleyse Kader Vardır Ve Kadere İnanmak, Hiçbir Bakımdan Zararlı Olmadığı Gibi, İlave Olarak İnsana Huzur Ve Rahatlık Verir. Bütün Bunların Ötesinde Kadere Sağlam Ve Olması Gereken Şekildi İnanan İnsan, Sadece Tedbirinin Ve Sebeplere Yapışmasının Değil, Bu İmanının Da Karşılığını Alacak Ve Dünyada Dahi Diğerinden Fazla Olarak Allah´ın Yardımını Yanında Bulacaktır. Bunların Öbür Alemdeki Sonuçları İse Birbirleriyle Kıyaslanamayacak Kadar Farklıdır. Öyleyse Niçin Kadere İnanmayalım, Ya Da Yanlış Bir Kader Anlayışına Saplanalım?
dr.faruk Beşer



ps: Bazi Yerlerini Renklendirdim Umarim Okumak İcin İlginizi Ceker. Miriam
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI 0M42
Yeni Üye
*

Özel
CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: Rize
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 02 Şubat 2008, 14:41:47 Cts
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 1
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #1 : 02 Şubat 2008, 15:25:24 Cts »

Çok çok teşekkür ederim gerçekten Dr. Faruk BEŞER hocamız ne güzel ele almış.Kafamdaki Kader ile ilgili bütün soru işaretlerine çözüm buldum tekrar tekrar sonsuz teşekkürler ..

Allaha emanet olmanız dileğiyle .
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

eXTReMe Tracker


KralForumcu
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.