|
 |
« : 20 Temmuz 2006, 08:26:07 Prş » |
|
Kücük Karinca Bir Gun Asik Olmus. Bunu Ogrenen Diger Karincanin Ailesi Onu Alip Daglarin Obur Tarafina Goturmusler. Kucuk Karinca Bunu Ogrenince Hemen Yola Koyulmus. Onu Gorenler! Napiyorsun Sen, Delirdinmi? Orasi Cok Uzak! Ölürsün Demisler. Bizim KArincada Hic Degilse Onun Yolunda Ölürüm Demis...
ilk duydugumda gozlerim yasarmisti. hatirladim bende ekleyeyim dedim... :D
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 19 Nisan 2007, 11:55:08 Prş Gönderen: KraL_M3RM!!! »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 20 Temmuz 2006, 16:17:23 Prş » |
|
seni seviyorum çünkü
bir ressamın çizebileceği en güzel tablosun sen.Renklerinle büyülüyorsun beni,hayran hayran bakıyorum sana.Ya da bir şairin yazabileceği en anlamlı şiir,sevdayı ve aşkı anlatan..
seni seviyorum çünkü sorgulamıyorsun,yargılamıyorsun beni.Olduğum gibi kabul ediyorsun,hatalarımla zaaflarımla.Değiştirmek yerine anlamaya çalışıyorsun ne güzel..
Mehmet Coşkundeniz
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 20 Temmuz 2006, 16:25:21 Prş » |
|
Hani Bir Kelebek Yakalarsın Avucunun İçinde Sonra Bakmak, Görmek İstersin Yaşıyormu Diye Baksan Kaçacak, Sımsıkı Tutsan Ölecek Böyle Bir Şey SENİ SEVMEK...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 20 Temmuz 2006, 16:29:22 Prş » |
|
Ben, senin bunu okurken parmağınla yanağına dokunduğunu, gözlerini hafifçe kıstığını görmeyeceğim. Elimin uzanamadığı yerlere kelimelerimle sokulmaya çalışmamın, kırılgan harflerden kurulmuş görünmez bir köprüden sana doğru yürürken düşmekten böylesine korkmamın, sana tek bir bakışla anlatabileceğime inandığım ve birçoğunun belki bir ismi bile olmayan birçok duygunun her birine isimler bulmaya uğraşmamın beni nasıl yaralayıp yorduğunu bilmeyeceksin. İlerde bir gün bana çok karmaşık ve anlaşılmaz gözükecek olsalar da, şu anda bana, kendime saplamak için elimde tuttuğum bir bıçak gibi sade ve içmeye hazırlandığım zehirli bir su gibi berrak gözüken duygularımın, keskin ve yakıcı tadını, onların üstünü örten sözcüklerin altından çıkarıp çıkarmamakta duyduğum kararsızlığı da herhalde sana hiç anlatamayacağım. Halbuki bütün korkunçluğu sadeliğinde gizli olan duygularım o kadar açık ki. Yorulduğumda, bıktığımda, yenilginin tam kıyısında durduğumu hissettiğimde, beni sadece bana dokunarak iyileştirebileceği ni biliyorum. Değmeden, hatta bazen seni görmeden, sıcaklığını istiyorum. Yalnızım. ... Kendimi yalnız hissediyorum ki bu yalnızlıktan da kötü. Benim yalnızlığımı ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu anlayacak senden başka kimsem yok. Ve sen de yoksun. Belki de hiç olmayacaksın. Sözcüklerden oluşturmaya uğraştığım bir köprüden sana ulaşmaya çalışacağım. Ve biliyor musun, sen bütün bunları okurken, ben yazdıklarımı şakacı gülüşlerimle reddedeceğim. Beni bir gün görürsen, gördüğün bu satırları sana yazan olduğuma inanmayacaksın. Duymak istediğim sevgiyi, özlemi ve bunları duymaktan duyduğum korkuyu güvenli bir duruşun ardına saklayacağım. Yüzümde satırlarımdan bir iz aradığında, onlar orada olmayacak. Sana nasıl yalvardığımı hiç işitmeyeceksin, sıradan bir ''Nasılsın'' sözcüğü saklayacak o yalvarışı. Ama bütün bunlar, bu sahte kibir, bu şakacı gülüş, bu sıradan ''Nasılsın'' sözü, bu güvenli duruş, içimdeki sesi dindirmeyecek. Aralarında dolaştığım kalabalıklar içinde benim yalnızlığımı gören ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu sezen bir tek sen varsın. O kadar sade ki duygularım. Kırılgan bir köprüden sana doğru yürüyorum. Sana ulaşamazsam, sesim ve kelimelerim sana değmezse ve sen bana bir daha dokunmazsan, işte o zaman, korkarım sonsuz ve sensiz bir boşluğa yapayalnız düşeceğim. Beni tut, beni her şeye rağmen tut. ..... A.Altan...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 20 Temmuz 2006, 16:36:43 Prş » |
|
Evet yalnızım...
Sadece bunu söyleyip susmak isterdim.. Ebediyen susmak.. Çünkü canım acıyor.. Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü yaşadıkça canım acıyor.. İyiliklerim bile güçsüzlüğümden.. Güçsüzlüğümdendi, beni daha çok kırmasınlar diye kendimi adamalarım olmadık insanlara!..
Evet yalnızım...
Çünkü ne zaman aşkla büyülensem, o çok eski korkum bana yaralı kendimi hatırlattı.. Ne zaman aşkla büyülensem, aynı anda ayrılığın o korkunç hüznü kalbimi yaraladı. Suç senin değil, özlemek değil, en büyük acı, bu giderek büyüyen boşlukmuş.. En büyük dert KİMİ ÖZLEDİĞİNİ, KİMİ SEVDİĞİNİ BİLEMEMEKMİŞ.
Sevgili, öyle yanlış bir yerdi ki bu dünya, ben seni en çok karanlıkta kaldığım zamanlarda özlüyordum.
Geceleri, kokuna hasret yatağımda ter içinde uyanmak, kendimin bile affetmediği bir bencillikle, KALBİNDEKİ TEK AŞKIN BENİMKİ OLMASI İÇİN GÖZ YAŞLARI İÇİNDE TANRIYA YALVARMAK OLDU!
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 25 Temmuz 2006, 16:48:06 Sal » |
|
Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın.
Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 25 Temmuz 2006, 16:52:45 Sal » |
|
SONSUZ ASK
Dalga ile kiyinin askini bilirmisin Oncesizden baslayip sonsuza giden Dalga hep aska kavusma ozlemiyle atilir kiyiya Dalga seven kiyi sevilendir Dokunur parmaklarinin ucuyla sevdigine dalga Ve doner hep geriye Bilir kavusamayacagini ama hep kosar kiyiya Her bir dokunusunda askina verir bedenini hesapsizca Iste bende seni boyle severim yar
Ya bilirmisin dag basinda acan ucurum ciceklerini Bilirler gorunmeyeceklerini.... Sevilmeyeceklerini..... Koklanmayacaklarini... Kksanmayacaklarini.... Ama inatla acarlar askla... sevgiyle... ozlemle.. Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasini Iste bende seni boyle beklerim yar
Ya bilirmisin gunebakanin gunese olan askini Hic kucaklayamayacagi bir sevgilinin pesindedir Bir bakisina verir omrunu Bir bakisinin ozlemindedir sevgiliden gelecek olan Ve gunesin her batisinda boynu bukuk kalir Sariya boyanir yuzu sevgiliden aldigi ilhamla Bilsede kavusamiyacagini Her dogan gunu umutla bekler sevgiliye kavusmak icin Bende seni boyle beklerim yar
Ya ipek bocegini bilirmisin Onun kozasinin icinde ordugu o iplige olan askini Bilir o ordugu ipligin kendisinin olumu olacagini Ama askina feda eder kendini Oyle verir kendini yarenine korkusuzca Iste bende kendimi boyle veririm sana yar
Ya agac ile meyvesinin askini bilirmisin Meyvesini vermelidir agac yeniden dogmak icin Oyle zorludurki ayrilmalari…… Verir meyvesini agac Meyve tohum olur… Tohum kok olur… Ve yeniden dogar agac kendi meyvesinden Iste bende boyle yar Yok olmayi goze aldim tekrar sende dogmak icin …
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 25 Temmuz 2006, 17:02:55 Sal » |
|
M3rm!! dökülmeye başladı vay anasını emeğine sağlık :D
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 25 Temmuz 2006, 17:03:47 Sal » |
|
Yawas Yawas, Yawas Yawas :D
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 27 Temmuz 2006, 15:25:29 Prş » |
|
Bağlanmayacaksın bir şeye
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de
hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 27 Temmuz 2006, 15:28:57 Prş » |
|
Kurulacak cümle kalmamış, hepsi kırık dökük ve yaralı. Yüreğe, yeşertecek yağmurlar yerine, köze dönmüş darbeler damlıyor…
Hala umudum var derken, hala ümit kesmemişken insanlığımdan… henüz pes etmemişken, gelsin diyorum. Bulayım istiyorum, öz olanı..sözü söz, yüzü tek olanı.
Son gayretlerdeyim… bitti bitecek hallerdeyim. Karanlığa düşecek, ışığı yitecek demlerdeyim.
Bu aşkın son hali…
Son rengi bu gökkuşağının.. ağıt olup türküye düştüğü andır bu sevdanın Ne derse desin dilim, hangi cümle anlatır beni... hangi kuytuya ışır umut, nasıl bulunur sana çıkan yol… Gidip dokunur birine..birilerine. Sen olmayan… sen gibi anlayan... ama bir “sen” varsın uzandığım… anlatamadığım başkalarına…
gittin ya… ondandır gecikmişliği ellerimin, gözlerimin yorgunluğu ondandır
Halsizliğim, her adımda biraz daha uzaklaşmak…biraz daha sarsılmak. İçimin yıkıntılarından derbederliğim…sersefilliğim. Boğazımı sıkan yağlı bir ilmik suskunluğum
Hangi şehirde yürüyorsun şimdi.. kime doğru adımların. Buldun mu rengini, gülümsedi mi yüreğin.. sevdin mi?
Düştü yine… bir parçam daha sıyrıldı en derinimden, sol yerimden.
Öyle sessiz ve soluk… yitmişti rengi, son sözde boğulmuştu. Düştü öylesine… Duyamazdın… duymadın. Düştüğü yerde değildi yüreğin…
Kaybettim… biraz daha kaybettim… bir kez daha… bir daha… daha… daha
Kaynak: NesrinAkalmış Kifayetsiz yalnızlık
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 08 Kasım 2006, 20:51:09 Çrş Gönderen: KraL_M3RM!!! »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 27 Temmuz 2006, 15:50:29 Prş » |
|
Seni Özlemek
Seni özlemek nasıl yakıcı bir duygudur bilir misin?.. Seni özlemek, her geçen gün kuruyan bir derenin vaktin birinde engin bir denize ulaşacağını düş'lemesidir..
Seni özlemek, ana rahmine tutunan bir damla suyun bütün cismi ve ruhuyla; hayatı kuşatacağı o kutsal an'a duyduğu karşı konulmaz dipsiz arzusudur..
Seni özlemek, nur halesi ruhunu önce bana bulayıp sonra gizleyen zamana kızıp; doyumsuz gülyüzünü zalimce benden sır'layan aynalara küsüp bir daha bakmamaktır..
Seni özlemek, bir ama'nın nicedir kokladığı ve dokunduğu dünyayı sonsuza dek görebilme ihtimaline bel bağlayarak; ama'lığına sabrettiği o sonsuz inançtır..
Seni özlemek, gürül gürül akan bir çeşmenin başında; dilimin kurumasına dudaklarımın çatlamasına tenimin çorak topraklar gibi yarılmasına rıza göstermektir..
Seni özlemek, en çok da Masal gözlerinle buluşma emeliyle dikenli yollara revan olan ayaklarımın; sana gelmek isterken gerisin geri yürüdüğünü çok sonra farketmemdir..
Seni özlemek, yanlız ellerinle gözlerinle ve kokunla dinecek olan bir fırtınanın; bana bir tek savunma kalesi bile bırakmadan tüm benliğimi ele geçirmesidir..
Seni özlemek, her katran gecede düşüncemden seni sürgün etme kararlılığıyla yatıp; rüyalarımın her karesinde ateşler içinde seni sayıklayarak uyanmamdır..
Sen olsaydın eminim sadece ''özledim..'' yazardın ama bilirsin; ben seni hep abartarak hep en uç detaylarda hep en ulaşılmaz zirvelerde yaşarım.. Bundandır kör kuyuların belalısı karanlık damar damar içime sokuluyor, kalbime acı katranları yamayarak beni hayattan koparıyor.. Bundandır artık gözlerim hep ağlamaklı, gamzelerim hep küskün bakıyor.. Sahipsiz bir sevda avuçlarımda devasa bir sızıyla yoğruluyor.. Emanete bırakılmış gibi kalbim, parçalanmış düşlerim ger-çeklere dargın..
Sorgusuz bir başeğmeyim şimdi, sorgulu gecelerin ölüleri uzandı içime.. Onca işkencenin izleri var bir de.. Kendi gece ölülerimin ağıtları yankılanıyor tenimde.. Bu gece yine olur'larım ve olmaz'larım vuruşuyor, zaten yaralı olan yüreğimde.. Düşüncelerimin posalarını öğütemiyor beynim, karar artıkları gibi kaldılar yitik bende.. Yürek coğrafyasından uğur'lamalı ol'mazları! Olmaz'larla ol'amamak???! Binlerce kez ölmeli o zaman, O ''Ol'' diyene dek.. Gece ölenler ölümsüzleşenlermiş! Darp izlerinde kalın bir sukut, her sukutta ince bir ahh! sızılı sitem.. Ey geceme ağıtlar yaktıran düşcan içimin dehlizlerinde adın saklı, bilsen ne sızılar besliyorum adına sevdalı.. Kendimi kurşunluyorum Masal gözlerinde sır'lanalı..
... Sığamıyorum geceye ve gece hiç'bir şeye.. Tekil sorgulamaların çoğul emanetçisiyim.. Meryem kadar sus'arsam, konuşacak bir İsa bulabilirim belki de?!.. Masal gözlerine geceyi boğduğum yar; sesin soluğuma nefesken ve sürgün kalbim talan edilmek üzereyken derinine düştüm! Derinde sus, ya sen'le ya 'biz'le.. Zira ben en çok şeyi en kısa zamanda sana anlattım ve yanlızca sana sus'tum... Şimdi oğulmamış sızılarım katran hüznümle boğuşuyorum...
Gecenin içinde küçük bir nokta gibi kaldım, sen bile ünlem koyamazsın artık üstüme!..
Belki bu yüzden bu sorgulu gecede, hayata yarınlara kendime aşk'A en çok da sana; yorgun ve sus'kunum...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 28 Temmuz 2006, 16:06:35 Cum » |
|
Gidiyorum
Çıkıyorum hayatından, gidiyorum, Gönlüm vuslat diyor ama Ben hasrete koşuyorum, Gidiyorum..........
Biliyorum, Üzülecek, kızacaksın, Belki sevgini bitirip Bana kin duyacaksın Affetmeni değil, Sabretmeni diliyorum, Gidiyorum..........
Sus ne olur ‘gitme’ deme sakın Dayanamıyorum, Bakma gözlerime böyle dargın, İçim yanarak, Yaramı dağlayarak, Ve ağlayarak, Gidiyorum........
Yanıma sevdamı aldım, Ve dökülecek gözyaşlarımı. Kalbimi sana bıraktım, Artık işime yaramaz Biliyorum. Gidiyorum........
Yakmadan bizi bu kara sevda, Gitmeliyim biliyorum, Ölüm gibi, olsa da bu veda, Sana veda ediyorum gidiyorum,
Gidiyorum, Nereye gittiğimi ben de bilmiyorum, Belki Mecnun gibi çöllere, Belki, en ıssız yerlere, Kimbilir belki, ecelime Gidiyorum...
Seni üzmemek için, Hayatını zehir etmemek için, Senin için, benim için. Yanarak için için, Gidiyorum.........
Gidiyorum, Çıkıyorum hayatından, hayallerinden, Güzel olsun diliyorum Her günün dünden, Gidiyorum...
Hoşça kal sevdiğim, Yolcu yolunda gerek Sana mutluluklar dileyerek, Ve göz yaşlarımı içime dökerek Gidiyorum......
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 06 Ağustos 2006, 01:30:32 Paz » |
|
Dewamı nerden bunların :( ben her gece şiirleri okurum ama böle güzel şiirlerin dewamı gelmeyince moralim bozuluyo :S
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #14 : 07 Ağustos 2006, 07:55:30 Pzt » |
|
Dewamı nerden bunların :( ben her gece şiirleri okurum ama böle güzel şiirlerin dewamı gelmeyince moralim bozuluyo :S
abi hepsiyle bi anda olmuyo tmm senin icin bugun eklerim 3 5 dene daha :d
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|