22 Kasım 2008, 01:07:42 Cts *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
13- Foruma üye olan herkes bu şartları kabul etmis sayılır.
 
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Manevî Terbiyede Metod
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 319 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen *Konu: Manevî Terbiyede Metod  (Okunma Sayısı 319 defa)
Konuya Cevap Yazanlar : gelsen_sen(1)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ÜYE BILGILERI gelsen_sen
Seviye Üç
***

Özel
CINSIYET Cinsiyet: Bayan
NERDEN Nerden: bursa
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 10 Mart 2006, 11:54:51 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 236
kalp içinde sevgi taşımak için vardır

IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM nayapsak@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« : 18 Haziran 2006, 03:01:59 Paz »

Manevî Terbiyede Metod
 
  Şâh-ı Nakşibend Hazretleri, tasavvufta kalbi tasfiye ve nefsi tezkiye hususunda dikkat ettiği incelikleri şöyle beyan buyurmuşlardır:
  "- Bizler mürîdi gerekli olduğu tarzda, yâni onun içinde bulunduğu hâle göre terbiye ederiz, icâbında cezbe, icâbında sülük yolunu tercih ederiz. Biliriz ki, sohbetimize gelenlerin bazılarının gönüllerinde muhabbet tohumu vardır, bazılarında yoktur veya dünyevî ve nefsânî alâkalardan dolayı çürümüştür. İşte bizim vazifemiz, bu fânî alâkaları temizlemek ve gönle muhabbet tohumu ekmek, ekilmiş olanları da hakikat zemzemiyle sulayıp yeşerterek mârifetullâh güneşiyle bir ihlâs fidanı hâline getirmektir.
  Zikir telkinine gelince, o, bir kimsenin eline çakmak taşı vermek gibidir. Bundan sonraki netice, yâni çakmak taşını çakıp da aşk çırasını tutuşturmak işi, müride kalmıştır."
  SÖZÜN ÖZÜ:
  Nasıl ki, bedene ait hastalıklar muhtelif ve onların tedavi yolları da birbirinden farklı ise, ruha ve gönle ait hastalıklar da böyledir. Bu bakımdan firâset ve basiret sahibi Allah dostları, mânevi terbiyede muhâtablarının durumlarına göre teşhis ve tedâvî yolunu tercih ederler. Kimine İbrahim bin Edhem'de görüldüğü gibi: «Tacı ve tahtını terket!» tavsiyesinde bulunurlarken, kimine de Fâtih Sultan Mehmed Han'da olduğu gibi: «Eğer bu vazifeyi bırakırsan ve senden daha liyakatlisi de gelmezse, vebale girersin!» îkâzında bulunarak, irşad ve teveccühlerini onların bulundukları makamda devam ettirirler.
  Kimini su ile, kimini ateşle imtihan ederler. Dolayısıyla nasıl ki, bedenî bir hastalıkla muzdarip kimsenin şifaya kavuşması için tabîbe teslimiyeti ve verdiği reçeteyi tatbik etmesi zarurî ise, kalbî hastalıklarda da durum aynıdır; hattâ daha hassastır. Zîrâ beden tedavisindeki ihmâl, sadece bu dünyaya yönelik bir zarara uğratır; ancak gönül tedavisindeki ihmâl ise, ebedî bir hayatı hüsran eyler.
 
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

eXTReMe Tracker


KralForumcu
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.