23 Kasım 2008, 15:08:28 Paz *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
2- T.C. yasalarını ya da uluslararasi kanunları, anlaşmaları, tüzükleri çigneyen mesajlar foruma gönderilemez.
 
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: PckopaT_KıZ'dan Şiirler
Cevap SayısıCevap Sayısı: 41 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 3675 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen *Konu: PckopaT_KıZ'dan Şiirler  (Okunma Sayısı 3675 defa)
Konuya Cevap Yazanlar : catlak_kız_89(31) hülya61(2) ByPckopaTKraL(2) M3RM!!!(2) « Shék1L »(1) melis(1) beatifulgirl123(1) tugays(1) dilenci(1)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ÜYE BILGILERI PckopaT_KıZ
Seviye Üç
***

Özel Şehir: Tekirdak
Burcunuz: Koç
CINSIYET Cinsiyet: Bayan
NERDEN Nerden: tekirdağ
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 23 Şubat 2007, 21:59:40 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 127
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« : 29 Mart 2007, 00:46:30 Prş »


Aşk benim hiç Senim olmamış
 
Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gib...
 


YİNE SENİ SEVECEĞİM 

 BİR DAHA DÜNYAYA GELMEK OLSA,
SONU YİNE HÜSRAN OLSA,
GÖZLERİM YAŞLA DOLSA,
YİNE SENİ SEVECEĞİM....

BENİ HER ZAMAN KAHRETSENDE,
KADERDİR DEYİP GEÇECEĞİM,
BENİ BİR DEFA DEĞİL HEP ÖLDÜRSENDE,
YİNE SENİ SEVECEĞİM...

RESMİN DUVARDA TOZLANSADA,
GÖZLERİN UFKA DONUK BAKSADA,
DUDAKLARIN HİÇ KONUŞMASADA,
YİNE SENİ SEVECEĞİM....

GÜNLER GEÇMEK BİLMESEDE,
KAHPE FELEK DALGASINI GEÇSEDE,
BU HASRET MEZARDA BİTSEDE,
AHİRET KAPISINDA BEKLEYECEĞİM..

---------------------------------

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.

Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak

Aklıma her geldiğinde ağlayarak....

---------------------------------

İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni..

-----------------------------------

BU kalp varya
Herzaman kalbimdesin ama elveda.
Artik gidiyorum uzaklara.
Cok uzaklara sensiz yasamaya.
Ne yapayim BIRTANEM dayanamiyorum sana.
Cekemediler halim kalmadi.
kalbim varya cok yandi.
Ah BIRTANEM buraya kadarmis.
Bende seni varya insan saymis.
Guvendim sana simdi nefret ediyorum.
Gelme pesimden artik seni istemiyorum.
Kalbime bakma goz yasi biraktin.
Beni sevseydin kalbim aglamazdi

---------------------------------

BU KALP VARYA COK SEVDI
BU KALP BIR SENI ISTEDI
AMA YAKTIN ARTIK GULMEZ
BITTI ARTIK FARK ETMEZ
BITTI ARTIK FARK ETMEZ
BANA SEVGIDEN ASKTAN SÖZ ETME
BU DÜNYADA O KELIMELERIN ANLAMINI
ANLAYA BILECEK EN SON INSAN SENSIN


---------------------------------

Ne Ayten tanırım ne Ayfer

Dünyama girdiler birer,birer

Benim benliğim oldular

Sanki benim ismim gibiler

Müjan ismini çok severim

Ama konmuş isim fatma

Nüfusta değişikmiş iki isimli olmuşum

Gerekmediği zaman kullanmıyorum Havva yığ

İsimler çok farklı benliğin anlatır

Çok hayalci olmuşum

Hayallere dalmışım..

---------------------------------

gözlerimi;

gözlerinden hiç ayırmamak

ellerimi;

hiç bırakmadan sımsıkı tutabilmek

hatta sana sımsıkı sarılarak

o sıcak nefesini hissederek

SENİ SEVİYORUM

demek isterdim.....


---------------------------------

Aşkına Aşık

Aşkına aşık oldum
Bir dedeyle ninenin
Bu ne sevgi bu ne aşk!
Gönlü kalır görenin

Camiye gider dede
Yollara düşer nine
Bu ne sevgi,bu ne aşk!
Nasip olsun bizede

Ninenin heyranıyım
Dedenin seyranıyım
Bu ne sevgi,bu ne aşk!
Bu aşkın fermanıyım

Nine düşer yatağa
Dede düşer batağa
Bu ne sevgi,bu ne aşk!
Kurulmuştu otağa

Hak nasip etsin size
Gidiverin diz dize
Devam etsin aşkınız
Örnek oldunuz bize

---------------------------------

Aşka ve Sevgiye Dair

Aşk ikidir sevgi bir;
Aşk yalan,sevgi gerçektir.
Aşk sudur,sevgi susuzluk.
Bu yüzden sevgi hasrettir,
Özlemektir,beklemektir.
Asıl maharet:
Susuzken suyu içmek değil
Karşısına geçip seyretmektir.
Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
Sevgi saklamaktır
Yüreğini,gözlerini
Ve de ellerini saklamak
Bahar geldiğinde…
Bir çiçeğe,yeşile,çimene
Aşık olamazsın ama seversin.
Arkadaşına aşık olamazsın
Ama seversin.
Toprağa fidanı aşkla değil
Sevgiyle dikersin.
Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
Aşk kıskançtır,nankördür
Sevgiyi öldürür.
Aşk Kabil’dir,sevgi Habil.
Aşkla sevgi aslında kardeştir
Babaları insandır,Adem’dir
Aşk için şiirler yazarsın,
Şarkılar yaparsın;
Sevgiyi anlatamazsın.
Çünkü yüreğine sığdıramazsın.
Kalbini aşka kapatabilirsin
Ama sevgiye kapatamazsın
Sevgi gizli,aşk aşikardır.
Yüz vermeyince unutursun
Sen aşığım diye daha kendini kandır.
Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır.
Dahası da var:
Aşkın gözü kördür,
Fazla naz aşık usandırır;
Aşk oyun,aşık oyuncaktır.
Sevgi ise yaşamdır,hakikattir.
Aşk aceledir,
Sevgi usul usul sabırlıdır.
Acele işe hem şeytan karışır.
Aşk ateşlidir
Çünkü hastalıklıdır.
Sevgi ılıktır
Çünkü sağlıklıdır.
Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir
Aşka ve sevgiye dair…


------------------------------------

Bazen dibe vurmak sürekli düşüyor hissetmekten daha iyidir diye düşünüyorum...Tutunacak hiç bir dal yok şimdilerde...Kendi dallarımsa o kadar uzak ki...Ve hep beni tutar sandıklarımın umrunda değilim hissini yaşıyorum...

Uyanamadığım sabahları görüyorum zar-zor uyuduğum yarım yamalak uykularda...Uyku diye yattığım belirsiz düşüncelerden yine ıslak gözlerle yine acıyla yine düşünceye uyanıyorum...

Kendime kızıyorum bol bol...Neden?...Çözüm yok...Hayat bu bazen sizi mutluluktan göklere çıkarıyor.Bazense...

Ellerim çok üşüyor.Korkularımla yüzleşmekten korkuyorum.Dinlenmeye almışım kendimi herkese böyle söylüyorum kendim de buna inanıyorum...Nasıl bir dinlenmeyse...Kendi yapacaklarımın kendime vereceği ağır yaralardan kaçmaya çalışıyorum...Her şarkı daha da ağlatıyor beni...Zor nefes alıyorum.Zor yaşıyorum...

Bir şeylerden kaçmak saçma değil midir?Olacağı belli olan herşey enin de sonunda olmaz mı?Ya olmazsa umudu ile yaşamak ne kadar doğru ve bu umutla yaşarken olacağı bilerek acı çekmek?...Ne talihsiz bir çelişkidir bu...Allah'ım nasıl da acı veriyor bazı deneme süreçleri...Şimdilerde dilimde tek bir dua...Herşeyin hayırlısı olsun...Benim ve tüm sevdiklerimin hakkında...


Her filmde her şarkıda aynı düşünce...Yine aldım yalnızlığımı kollarıma,beni benden aldım.Islak yüzümü aynalara göstermedikçe insanlardan da kaçıyorum...Ruhum koptu bedenimden artık...umutsuzca beyin ölümümü bekliyorum...Bitse de varsam artık uçmağa...Tüm inananlar gidecek değil mi bir gün nasıl olsa?


Hoşçakalın dostlarım...
Saf temiz hırçın bir çocuk koptu dünyadan.
Ruhunu temize çıkartamadıkça
ruhunu çıkarttı...
Şimdi sahipsiz bir ruh gezinmekte aranızda
Asla göremezsiniz
Acısını dindiremezsiniz
Yazıp çizemezsiniz...
Hiçbir çaba hiç bir mutluluk tekrar yaşatamaz onu
Giden gider bir defa...
Bazı elvedalar acıdır ama gerçektir...
Ve bir elveda ben geliyorum der
Elveda dostlar...
Ağlayan bir çocuk öldü aranızdan
Elinden düştü pembe hayalleri
Ayağı takıldı lunaparkında
Çakıl taşlarıyla erken tanıştı
Ve inandığı herşeyi bopşluklarda buldu bi anda
öldü...
Sus derlerdi de susmazdı
Geveze denmesine bile aldırmazdı...
O artık hep sustu...
Hep sustu...
Hiç bir oyunda böyle sobelenmedi
Hiç bir bebeği böyle küsmedi ona
hiç bir arabası tamir edilmezcesine bozulmadı
hiç bir acıyı böylesine tatmadı
Acı ona hiç bu kadar yakışmadı
O öldü...
Elveda...

Şimdi boş bir hüzün dolduruyor bedenimi,ruhum çoooktaannn uzaklara vardı...Ve çoooktan koptu bedenden...Şimdi o ruhu çağırmak imkansıza yakın...

Siz siz olun hırçın inatçı bir çocuğun ruhunu kaçırmayın uzaklara...Çünkü herkes nasıl çağırması gerektiğini bilemez.Gelir sandığınız o ruh belki de asla gelmez...

----------------------------------------

SÖYLE EY SEVGİLİ
SENİ BENİM KADAR SEVEN OLDUMU
SİYAH GÖZLERİNE BAKINCA
SENİ SEVDİĞİNİ ANLATAN OLDUMU?
DOLAŞIRKEN ISSIZ GECELERDE
SENSİZLİĞİN SESSİZLİĞİNDE KAHROLAN OLDUMU?
HER GÜNE HASRETİNLE BAŞLAYIP
SENİ SENSİZLİKTE YAŞAYAN OLDUMU?
KALBİNDEKİ SEVGİSSİNİ, YAŞAMINI
YALNIZCA SANA ADAYAN OLDUMU?
ELLERİNİ TUTUNCA, BOYNUNA SRILINCA
SENİN SCAKLIĞINI SEVGİNİ YÜREĞİNDE HİSSEDEN OLDUMU?
HAYTIN ÇİLLESİNİ FELEĞİN SİLLESİNİ
SENİNLE UNUTAN OLDUMU?
EN UFAK BİR SESTE, EN UFAK BİR TIKIRTIDA
SEN GELECEKSİN DİYE KALBİ FIRLARCASINA ÇARPAN OLDUMU?
KALBİNDEKİ TAHTININ ENGÜZEL KÖŞESİNE
BİRDAHA KALKMAMAK ÜZERE, EVET BİRDAHA KALKMAMAK ÜZERE
SENİ OTURTAN OLDUMU?
ÜZÜNTÜSÜNE, MUTLULUĞUNA, VE SEVGİSİNE
SENİN RESMİNİ ÇİZEN OLDUMU?
SENİNLE AĞLAYIP SENİNLE GÜLEN
DERTLERİNE ORTAK 0LAN OLDUMU?
ARKADAŞIN, DOSTUN, SIRDAŞIN
SENİ,SENİ BENİM KADAR SEVEN OLDUMU?
UYKUSUZ AKŞAMLARIN SABAHA VARMAYAN GECELEİNİ
SENİN HAYALİNLE SÜLEYEN OLDUMU?
YA UÇURUMUN KENARINDA BİR ÇİÇEK OLSANDA
HAYATI UĞRUNA SENİ KALBİNDE SAKLAMAK İÇİN KOPARMAK İSTEYEN OLDUMU?
YAPA YALNIZ KARANLIK ODASINDA
SENİN SEVGİNLE AYDINLANAN OLDUMU?
DERTLERİN KEDERLERİN İÇİNDE ÇIRPINIRKEN SENİN SEVGİNLE AYAKTA DURAN
OLDUMU?
KALBİ KIRIK HİSLERİ BURUK OLSADA
SENİN SEVGİNE MUHTAC OLAN OLDUMU
ŞİMDİ, ŞİMDİ GÖZLERİME BKTA SÖYLE
VE KALBİNİN SESİNİ DİNLE SENİ,
SENİ BENİM GİBİ ÖLÜMÜNE SEVEN OLDUMU..

----------------------------------

Özlemek nedir sizce

Özlemek; sevmektir ilk once
Cunku sevmezsen ozlemessinki delicesine.
Özlemek; aglamaktir
Akan her gozyasinda anilari animsamaktir.
Özlemek; uzaklara dalmaktir
Cok uzaklara…
Özlemek; umit etmektir
Hayal etmek basarmanin yarisidir misali.
Özlemek; saklamaktir
Bazen yalnizligindan, bazen ise etrafindaki gereksiz kalabaliktan.
Özlemek; haykirmaktir
Sesin kisilircasina ozledim diye bagirmaktir.
Özlemek; kizmaktir
Bazen ozlemine neden olanlara, bazen ise kadere çaresizce.
Özlemek; yanilmaktir
Gece yarisi kalktiginda, herseyin bir ruya oldugunu anladiginda mesela.
Özlemek; sabretmektir
Usanmadan safagi gÖzlemektir
Yillari, aylari, haftalari, gunleri, saatleri, dakikalari hatta saniyeleri kovalamaktir.
Özlemek; yasamaktir
Yalnizliga inat mucadele etmektir
Özlemek; kavusmaktir
Bir daha ayrilmayacasina… Hayal bile olsa...


-----------------------------------

YÜREĞİMİ KAPIDA BIRAKTIM SERABIM.
Denizlerim vardı tükenmeyecek sandığım,
Özlenen umutlarım, sahile vuran hasretlerim
Bir de köşede bekleyen ölüm, üçünü ayıramadım.
Ceplerimde bir kaç resmin cüzdan arasında durur,
Birde avuçlarımda şiirlerin kaldı senden geriye,
Diyorum ki; Işığım olsan, güneşin yerine,
Bir kez çıksan karşıma, görünsen bana diyorum
Aşkın yüreğimde yaşayacak,
Sevmelerin yitik olduğunu bile bile
Belki de son kez, konuşuyorum
Gözyaşlarımı derelere bıraktım,bitiyorum..
Sahillerindeyim, kumlarınla savur cihana,
Çokça hüzün kaldı senden geriye.
Bırakılmış kuşlar gibi ağladım yüreğime,
Artık yaşayamam sensizlik zor,
Adını bağıramam Serap diye,
Bir ben kaldım zemheri ayazında yüreksiz.
Ben mutsuz sen umutsuz biliyorum..
Yüreğimi kapıda bıraktım, al senin olsun,
Ne senden öncesi aklımda, ne senden sonrası,
Duramam vakit geldi artık Serabım,
Ecelin koynuna girdim, ölüyorum.
Mevlana mı alır seni yanına, melekler mi,
Bensiz Ankara sokakları mı? Bilemem.
Bu aşk bedensel değil, buralarda kalamam,
Gelirsen bir gün ruhunla, yanıma,
Seni bekleyen bir filizlenmiş fidan bulacaksın...

------------------------------------

ÇAĞIR YÜREĞİMİ
Unutmadım, unutamadım seni,o öldüren sevgini,
Vazgeçmedim senden umudu kesmedim gözlerinden,
Bekledim doğan güneşle, belki o getirir diye seni,
Karanlıkta yıldızlara sordum, yoksa onlar mı getirirdi sevdiğimi.

Durmadım,yılmadım kalbimden, kalbine duyurana kadar sevgimi,
Bitiremedim, nefret etsem bile bu yok eden özlemi,
Canımı yoluna verdim, yıkılmamak için savaştım, ah bir görsen beni,
Ben seni sevdim, ben sana kaldım, yeter artık çağır şu yüreğimi.

Elimden gelen sadece büyük bir haykırış,
Umutsuz belki, bir ihtimal bile olmasa da bu yakarış,
Neden bir tanem, neden, gelsen şimdi biter her acı yine kalplerde barış,
Sevgiye senin ki, hadi bir kalp bağışla bana, sanadır bu yalvarış.

Görmüyor musun bitiyorum sensiz, eriyorum bir mum gibi,
Hadi ateş ol tekrar yak beni, hatırla hor görme geçen günleri,
Boş kalmasın anılar kalmasın yaşanmışlığıyla, koparma içimden,
Bitsin bu ayrılık, ellerimi tut yine sen değil misin ki yaşamımın tek sebebi.

Koş tekrar benimle aynı hayallere, sımsıkı tut bırakma benim gibi,
Ben seni tutarken kaybetmemek için, yakala hadi attım sana kalbimi,
Gördün mü ışığı geleceği gösteriyor şimdi, ayrılmayan ikimizi, bitmeyecek sevgimizi,
En güzel duyguların başladığı, senin bana gelen en saf halini.

Anladın mı seni seven bir kalp var yeryüzünde, seni arayan,
Buldun mu şimdi aradığını, yalnızlığın hain kollarında,
Verdin mi kararını, uyandıracak mısın beni bu kötü rüyadan,
Açacak mısın kollarını, yeniden ısıtacak mısın benimle varlığımı, yine her an

---------------------------------

BÖYLE SEVDİM İŞTE
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...


---------------------------------------

Sensizlik mi? ölümün eşi..
Giitiğin yere Küfür Yasakür beni.
Bir deniz bir deli dalgamı
Ayıracaktı bizi.
Geceler mi girecekti,
senin hayalinle arama,
Bırakacaktı sensiz beni.
Gittiğin yere Küfür Yasakür beni.
Sensizlik mi?
Ölümün eşi,
Ölümün eşi....

--------------------------------------

Özlemlerimin içinde özledim seni
Bir gece ansızın çalan bir telefon sesinde
Ve o telefonun içinde geçen her sevgi sözünde
Her şeyden ziyade kalbimin ta içinde
Özlemlerimin içinde özledim seni

Hani olurda bir gün, bir an özlersen beni
Gözlerin dalarsa hayatın güneş görmemiş derinliklerine
Anlarım ki sende özlemişsin beni
Hani çok değil bir telefon sesinde
Yani özlemlerinin içinde özler misin beni?

--------------------------------------

Şimdi parça parça benim yüreğim
Nerdesin söylede ben de geleyim
Söylesene sevgili
Ben sensiz nereye gideyim
Sensiz zift gecelerdeyim
Yüreğimize yazdığımız
O kutlu, büyülü, ilahi hecelerdeyim
Şimdi parça parça benim yüreğim
Yüreğim sende dursun yar
Ben seni bekliyorum
Narçiçeği şafağımdaki nur
Hasretini
Yüreğime yüklüyorum.
Şimdi parça parça benim yüreğim
Gözyaşlarım yarenlik eder bana
Damla damla yüreğimi ıslatır
Ayet'el Küsi'ler yolların sana
Sensiz semalarım siste pustadır
Sen yosun ya yar
Sensiz şafaklarım yastadır.
Şimdi parça parça benim yüreğim
Çilelerimiz vardı hani
Neşelerimize ortak etmiştik çilelerimizi
Biz sevdayı kaynağından içmiştik
Aşkımız bitmeyecek diye
Yemin etmiştik.
Şimdi parça parça benim yüreğim.
Hani sana
"Gözlerin nemli benim
sol gözümün nemi hiç bitmemişti
kurut gözlerimin gözlerimin nemini." demiştim
"Gözlerinde damla olmayacak,
yüreğine yağmur yağmayacak."
söz vermiştin.
Şimdi yağmur yağmıyor
Gözyaşlarım yüreğime damlıyor yar
Şimdi yüreğime
Hasretin yağıyor.
Şimdi parça parça benim yüreğim
Nerdesin ey sevgili
Sensiz seni yudumluyorum
Gönlümün solmayan karanfili
Cennetimin en güzel gülü
Şimdi hasretinin kıskacında
Ömrü adımlıyorum
Şimdi parça parça benim yüreğim
Kederlerime son veren
Can veren nefesimsin
Elimsin, dilimsin
Sen benim sesimsin
İlaç çare dermanımsın
Bu günlük sevda değil
Tek adresim fermanımsın
Sen iki cihanımsın.


--------------------------------

yağan yağmur
ve soğuk mart günleri
seni ve sensizliği hatırlatır,
hiç olmasaydın
hiç tanımasaydım seni.
düşünmeseydim,
en kutsalımı, en değerlimi
vermezdim sana,
sevgimi...

--------------------------------

Annemi gördüğümde,
Babamı gördüğümde,
Kardeşimi gördüğümde,
Dostlarımı gördüğümde,
Bir bebeği gördüğümde
Ve bi r insanı gördüğümde,
Sen geliyorsan aklıma,
Bu, tüm sevgileri
Sende buldum demektir
Ve yine bu, aşk demektir,kitabımda...
Dili susturan,
Nefesi durduran,
Dizleri titreten
Ve de insanı aklından eden,
Aşk...

---------------------------------

Ben o bakışa aldandım
O bakışa yanıldım
Ben o gülüşe inandım
O gülüşe kandım
Tenin tenime değdiğindeyse de
Dünya benim sandım
Ben bu sevdaya
Bu ömrü adadım
Ben aldandım
Ben kandım
Ben yanıldım
Ben hiç bitmeyecek sandım
Ben o bakışla doğdum
O dokunuşla yaşadım
Sen gittin
Bittim, tükendim, yaşlandım
Ben bu sevdaya
Bu ömrü adadım
Seninle doğdum,
Seninle yaşadım,
Sensiz yaşlandım..
Öyle bir sevdaydı ki,
Ben hiç bitmeyecek sandım
Yoksun tadım da yok
Yoksun adım da yok
Yoksun aklım da yok
Sen canım
Sen diğer yarım
Sen umutlarım
Sen haykırışlarım
Sen korkularımdın gittin.
Geçmişi bir güne sığdırıp
Anıları bir torbaya doldurup gittin
Gittin
Gündüzüm geceye döndü
Gittin yeşilim gazele döndü
Gittin neşem hüzne döndü
Ben o bakışa aldandım
O gülüşe kandım
Unutmadım, unutamadım, unutmayacağım..
Ben bu sevdayı öylesine büyüttüm ki
Ne yaparsan yap kurutmayacağım...


---------------------------------

Sigaram

Kederlendim sen avuttun
Neşelendim ortak oldun
Coşkularımın şahidisin
Nasıl vazgeçeyim senden

En iyi dosttan daha yakınsın
Her aradığımda yanımdasın
Ben bırakmazsam ayrılmazsın
Nasıl vazgeçeyim senden

Gün oldu konuştuk senle
Hiç sıkıntı kalmadı bende
Derman oldun pek çok derde
Nasıl vazgeçeyim senden

Bütün dostlar bırak diyor
Kalbim de onay veriyor
Beynim hiçbirini dinlemiyor
Nasıl vazgeçeyim senden....

---------------------------------

Sadece Sen

Sen, benim hayallerimde yaşattığım sevgilimsin,
Sen, benim düşlerimde gördüğüm sevdiğimsin,
Sen, benim karanlık gecelerimin güneşisin,
Sen, benim aydınlık günlerimin müjdecisisin,

Sen, sonsuz yalnızlığımın ortak hayalisin,
Sen, düşlerimde beslediğim umut çiçeğisin,
Sen, damarlarımda dolaşan hayat iksirisin,
Sen, gözlerimden süzülen seher çiğisin,

Sen, benim sevda çiçeğimsin, aşk bahçemde,
Sen, benim yasak meyvemsin, gönül kafesimde,
Sen, benim duygularımın tercümanısın kalbimde,
Ve Sen, benim her şeyimsin, aşka dair gönlümde...

----------------------------------
YİNE SENİ SEVECEĞİM 

 BİR DAHA DÜNYAYA GELMEK OLSA,
SONU YİNE HÜSRAN OLSA,
GÖZLERİM YAŞLA DOLSA,
YİNE SENİ SEVECEĞİM....

BENİ HER ZAMAN KAHRETSENDE,
KADERDİR DEYİP GEÇECEĞİM,
BENİ BİR DEFA DEĞİL HEP ÖLDÜRSENDE,
YİNE SENİ SEVECEĞİM...

RESMİN DUVARDA TOZLANSADA,
GÖZLERİN UFKA DONUK BAKSADA,
DUDAKLARIN HİÇ KONUŞMASADA,
YİNE SENİ SEVECEĞİM....

GÜNLER GEÇMEK BİLMESEDE,
KAHPE FELEK DALGASINI GEÇSEDE,
BU HASRET MEZARDA BİTSEDE,
AHİRET KAPISINDA BEKLEYECEĞİM..
 

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.

Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak

Aklıma her geldiğinde ağlayarak....
« Son Düzenleme: 29 Mart 2007, 02:25:57 Prş Gönderen: PckopaT_KıZ » Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI KraL_M3RM!!!
Coder
ADMİN
Seviye Dört
*

Özel Şehir: Afyon
Burcunuz: Koç
CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: http://localhost/
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 04 Şubat 2006, 14:16:36 Cts
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 484
Hayat Seninle Daha Güselmis

IRTIBAT GÜCÜ REP 477
ILETISIM tam35hasan@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #1 : 29 Mart 2007, 18:02:08 Prş »

paylasimlar icin tesekurler de bisi merak ettim ya bu kin ne bole
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI PckopaT_KıZ
Seviye Üç
***

Özel Şehir: Tekirdak
Burcunuz: Koç
CINSIYET Cinsiyet: Bayan
NERDEN Nerden: tekirdağ
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 23 Şubat 2007, 21:59:40 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 127
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #2 : 01 Nisan 2007, 02:19:07 Paz »

O AKŞAM

Hiç aklımdan çıkmaz, hâlâ düşümde
Harâbezârıma geldiğin akşam.
Bir ecel misâli hâlâ peşimde
Bu nâçâr yüzüme güldüğün akşam.

Söyle ey vefasız seni kim çaldı?
Ahu bakışını benden kim aldı?
Öksüz bir şiirdi, mâzide kaldı
Her şeyinle benim olduğun akşam.

Güldürmedin beni, ağlattın sen de.
Bu ahlar, feryâtlar senin sâyende.
Bekle güzel bekle, gelirim ben de.
Bana bir haber sal öldüğün akşam.

SENİ

Ne kadar yeminli
Ne kadarda kararlıydım halbuki
Kapamayacaktım açılan kapıları
Seni çürütecekti içimde bir gün bir yabancı

Uçsuz bucaksız yolda
Koşacaktım yalın ayakla
Hatta ne kadar düşsem kalksamda
Bakmayacaktım dizlerime
Tam hazırım derken
Nerde bende o cesaret

Kızgınlığım arttı düşlerime
Düşmeni beklerken tane tane
Kalmasın istedim senden zerre
Yalan oldu kaldı yeminler dilimde
Seni yayıyordum ,adını yazıyordum
Yirmi dört saatte
Sen kokulu her saniye

Mukaddes bir kuytuydu sindiğim
Asileşemediğim, baş kaldıramadığım
Bir tutam et dersin belki
Ben yüreğime söz geçiremedim
Yokmuş ,olmadı o kadar kudretim


Yüreğim nasıl beslemişse seni
Sana dair hiçbir şey unutulmadı
Akşamdan sabaha
Sabahtan akşama
Yetişen ham meyva
Hep tazecik koktun bana
Kıyamadım beceremedim
Ne dalına ne çiçeğine

Adının geçmediği tek bir cümle
Kursam ve dile getirsem
Noktasına varmadan
Felç olurum

Sana üşürüm
Sana yanarım
Rüyalarıma ansızın sızışın
Nasıl çaresiz kalırım
Uzansam tutamam
Kaçmayı başaramam
Bütünleşmişim inan
Soluk kadar gereklisin bana

mantığımın yüreğimin anladığı
alıp sarıp sarmaladığı
akıllara zarar seni
ben seni unutamadım ....
BÜYÜK SEVDALAR
 Büyük sevdalar,
Sevgi fidanlarının , bahar esintisi altında
ıslanan toprağa dikilmesiyle başlar.
Roman yaprakları daha bembeyazken
mürekkebin titrek damlalarıyla süslenir.
Kalp odacıkları ilk güneşini tanımaya başlar
Şiirler güzel duygularla tatlı dillerden dökülür mısra mısra
Bazen şafağı pencereden karşılarken, meşe ağaçlarındaki
kuşların ötüşü en güzel şarkılardan daha güzeldir.
Her an sevdalandığımız insanın yanında olmak
bambaşka bir duygudur.
Okurken hecelerdeki akışta sörf yapar gibi
dalga dalga akar gözlerimize.
İçtiğimiz suda bir an gülümser gözleri
Bir limanda denizi seyrederken,
Dalgalardan uçuşan damlacıklar tenimizle seviştiğinde
Onun ruhundaki serinlikle yeni dünyalara
kanat çırpan martılar alır bedenimizi.
Gecenin zifiri karanlığında yürürken
küçük bir yıldızda ışıldar gözleri
Heyecan her an bizimle nefes alıp veren an olur.
Çaresiz bir altın kafeste çırpınan kanarya gibiyiz
O yanımızda olmadığı an
Büyük sevdalar böyle başlar,
Yaşamın en güzel anlarına
ya bittiginde?
 

Elveda
 
 
Gözlerim dalmış,rüzgarla dans eden ağaçlara
Duygularımı uyandırıyor,yaprak üstünde çisil damla
ağlıyormuydu, dertlimiydi,yeşile veren hayat.
Annesinden ayrılmış,belkide hüzünlü bir aşk.

Bir ışık aralanıyor,orman perisi ceylan.
Ağaclar boyun eğiyor,kuşlar saz çalıyor.
Çıldırmış rüzgar sustu,yel başaklarını tarıyor.
yağmur aştı bendini,kor dudakları kucaklıyor.

Günbatımı titredi,bedenim katı dağ
Gözlerimi nur aldı,yüreğim deli volkan.
Damarlarım çıldırmış,fışkıracak al yaşam
ilk göz ağrım,tutuldum sana ceylan.

Koşuyorum doruklarına,ayaklarım kısrak.
Dikenler acımasız,vücudum aldırmaz.
Uzattım ellerimi,çok uzaklarda belki okşar.
Sadece bir tebessüm,ceylanım gözlerime veda

Haftalarla savaştım,özlem ateşim çoğalsada.
Ben seni aradım,yüreğim kan ağlasada.
Tutkum bitmez ceylanım,yalnızım buralarda.
Hasretle sarılayım neolur,sonra bu can feda.

Koştum deryalara,yalvardım balıklara.
Ceylanım nerelerde,belki parlar ufkunuzda.
Balıklar alay etti,dalgalar vurdu çılgınca.
Hasret ateşimi kuruttu,gözpınarım kurumasada

Dağlara uzandım,yamaçlara direndim.
Bulutlara el açtım,ceylanıma ağladım.
Yıldızlar kınadı,ay hiç aldırmadı.
Bedenim çöktü,Ruhum yıkık perişan

yamaçlara serpildim,umut doğdu aşağıdan.
bana kucak açmış ,gülümsüyor kayalar.
ağlayan gözlerim artık tebessümle bakar
Hoşçakal ceylanım,elveda dünya !...

 

YALVARMA

Yalvarma yalan olur
Gerçekten sevdin mi sanki
Yalvarma yalan olur
Ağlarken döndünmü sanki
Yalvarma zaman durur
Bir gün bir yıl geçmez belki
Yalvarma yalan olur
Dönersem sözümden inan ki

ferhat dağları deldi
mecnun çölleri aştı
aşkın gücüne herkes inansın
bülbüller aşkı için çok yandı
bırakma güllerde yansın...

bir sen vardın dilimin ucunda yatan
şimdi yoksun bakıyorsun o sessiz gecelere
ben verdim bütün ömrümü uğruna
sevmesende beni ben sevdim canım pahasına olsada sevdiğim
seveceğim ve unutmayacağım seni
bir daha olmaz mı senle gayrı
ben adına mecburum sayıklarım her gece
sen beni sevmesende ben seveceğim sen.

Beni bırakıp gittin ya,
Sende yalnız kalacaksın.
Karanlık gecelerin üzerinden BEYAZ bir GÜL düşecek ellerine,
Bakıp ağlayacaksın.
Haykıracaksın fakat seni duymayacağım.
Bende senin gibi kaçacağım.
Ama acımasızca başkasına değil,
Sadece başlarında ağladığım gölgelerin arasına.
O zaman anlayacaksın beni,
Avuçlarında aşk dolu BEYAZ bir GÜL,
Kirpiklerinden süzülen gözyaşların,
Parçalara bölünmüş kalbinle başbaşa kalacaksın.
Bir gün öleceğiz ve karşılaşacağız seninle,
Bilinmeyen nam-ı diyarda
İste o gün seni affedeceğim.
Ve gelip boynuma sarılmanı bekleyeceğim.
Ama bilmelisin ki; ben uzun zamandır aynı diyardayım ve uzun zamandır ölüyüm...

seni bir yıldız yapacağım göklerde
hergece ışığının ruhumdan alacaksın
aldanma gururunu okşayan çiçeklere
engüzel gülleri ruhumda açaçaksın
GECE OLUNCA ÇÖKER İÇİME HÜZÜN ,
DİLİMDEKİ ŞARKIDA SİGARAMDA BÜTÜN .
HATIRASI YOKMU VERDEĞİM O GÜN,
BÜTÜN DÜNYAMI YIKTIN GİTTİĞİN O GÜN.
HANİ GÜLÜ DİKENSİZ SEVEMEM DEMİŞTİN,
BANA KALBİNİ AŞKINI VERMİŞTİN .
BENİM İÇİN BİTANEM DEMİŞTRİN ,
BÜTÜN DÜNYAMI YIKTIN GİTTİĞİN O GÜN.
GECE BOYU SENİ DÜŞÜNÜRKEN ,
DERTLERİMİN ÜSTÜNE DERT EKLERKEN.
SENİ BU KADAR ÇOK SEVERKEN ,
BÜTÜN DÜNYAMI YIKTIN GİTTİĞİN OGÜN!....
SENDEN HESAP SORACAĞIM
TERTEMİZ SEVGİMİ ÇALDIĞIN İÇİN
UĞRUNA CANIMI VERDİĞİM İÇİN
BENİ KADERİME TERK EDİP GİTTİĞİN İÇİN
SENDEN HESAP SORACAĞIM
GURURUMLA OYNADIĞIN İÇİN
BENİ BU HALE DÜŞÜRDÜĞÜN İÇİN
BENİ BIRAKIP GİTTİĞİN İÇİN
SENDEN HESAP SORACAĞIM..

Özlemlerimi ıslak bir kaldırımda bıraktım ben. Ruhumun çatlamış tenine küçük bir çocuğun mutluluğunu sızdırdım, bulanık diplerimden önce.. Gözlerimi kapatıp eksenin eğikliğine dünyanın, çirkinliklerin siyahta kayboluşunu izledim sessizce. Dönmeyecek bir nefesin rüzgarıydı ürperten tenimi. Geri gelmeyecek eski bir düşün matemi... Gidiyordun, ya da gidiyordu ya bir şeyler.. Hayır giden sen değildin. Gidiyordum ya ben kendimden, neden kafeslere sıkışıp kalmıştı yüreğim böyle ve neden gölgem rahat bırakmıyordu ellerimi? Tutamıyordum mavi düşlerimi... 'NEDEN' leri çıkarabilir mi insan hayatından? Senin beni çıkardığın gibi mesela?.. Ama çıkmak, gelip te dönmek demek. Sen bana gelmiş miydin hiç, benim sana beni bırakıp gitmemle? En bulanık nedenin bile olamamıştım senin.. Hayır! 'NEDEN' ler çıkmasın hayatımdan. Ne anlamı kalır ki o zaman hayata sunduğum ya da kendimi avuttuğum cevaplarımın?

Islak kalsın kaldırımlar. Ama bir gülün sevilişine engel olmasın taşlar. Gözlerimi kapatın lütfen ve açmayın mümkünse kıyamet kopana dek.. Neden herşey dokunabildiğim ve görebildiğimden ibaretmiş gibi davranıyor insanlar? Neden aralarında 'aşk' varmış gibi yapıyorlar? İnsancıl bir tavır göremiyorum dokunuşlarında... Her şey kuralına göre oynanıyor da, ben yanlış bir sahnede miyim yoksa(?)

Düşlerimin ulaşılmaz yanını, yani henüz serilmemiş kaldırımlara, yerçekimine girmeden parçalanmış yığınlarını bir yağmur damlası gibi çatlamış ruhuma sunmak istiyorum şimdi. Bana dokunmadan bana sızamaz mı acaba? Hayır ben bile dokunmamalıyım onlara, masum değil bu ten maddenin yularında. Ama sızması gerek sınırın adını koyamadığım içimdeki kara deliklere.. Siyahta çirkinlikler kayboluyor aniden ve sessizce! Öyleyse nerde güzel yanı içimin?? Bir yol bir ışık ya da bir yağmur kokusu... Beni aşkın yollarına gotürün lütfen... Kara deliklerinde yok edin ruhumu; yok olmak var olmak değilse, var mı sanıyorsun sanki şu an kendini -ayağında gölgelerle-?

Mavi bir benek kalırsa ellerimde.. Tutarken kanattığım cılız bir düşün dalıdır belki. Ya da hiç tutamadığım umudun pençesi dizlerimde... Dermanım yok. Bırak beni. NE anlamı var ki cevaplarımın; senin bulanık olmayan şekillere, harflere, notalara sığdırıp adını koyduğun 'NEDEN' lerine? Oysa bulanıklık olmalı benim gözlerimde. Sen gitmelisin ve buğusu kalmalı camda gözyaşlarımın! Hayır ben gitmeliyim kendimden ve sen bulanık olmayan kendini izlemelisin..

Yazacak bir söz bulduğumda,ya da mavi bir benek ellerimde.. Ve bir çocuk ağlar ruhumun kara deliklerinde kaldırıma oturnuş ıslak saçlarıyla ve ıslak elleriyle... Ağır bir gece yolcusunu bekler 'bana' geri dönecek düşlerimden. Evet! ya da mavi bir benek bulduğumda ellerimde ve ellerimle.



Ben seni değil, seni sevmeyi
Ben seni değil, seni özlemeyi sevdim
Sevdim bekledim,andım bekledim
Dönmeni değil, sevdamı bekledim
Bildimki benim hep bir sevdam var
Üstüne alınma; sana “dön” diyen mi? var.
Güveniyordu herkeze o genc kiz
Herseyi cok seviyordu
Dünyaya toz pembe bakiyordu
Yüzünden gülücükler hic eksilmiyordu
Hep gülüyordu cok mutluydu genc kiz
Kendi dünyasinda yasiyordu
Mutluydu ozamanlar
Birgün bir delikanliyla tanismisti genc kiz
Iste o günden beri dünyasi degismisti biranda
Cok baska duygular icindeydi
Bundan önce hic hissetmedigi duygulari yasiyordu
Tecrübesizdi o genc kiz
Duygularinin onu nereye sürükleyecegini bilmiyordu
Delikanli yasca büyüktü ondan
Görüsmeye basliyorlardi delikanliyla
Hoslaniyordu besbelli
Birgün delikanli genc kiza asik oldugunu söyleyince
Mutluluktan ucuyordu genc kiz
Geceleri uykusuz geciyordu
Onu düsünüyordu
Onu özlüyordu
Genc kizda asik olmustu delikanliya
O günden beri bütün dünyasi delikanlinin etrafindaydi
Her anini birlikte geciriyorlardi
Aradan cok zaman gecmiyordu
Delikanli aramiyordu önceki gibi
Üzülüyordu genc kiz
Ama yinede güveniyordu
Cünkü asikti delicesine delikanliya
Delikanli cikmiyordu genc kizin telefonlarina
Agliyordu genc kiz
Yinede dayanamayip ona gitmisti
Ne oldugunu ögrenmek istiyordu
Delikanli bu siralar cok yogun oldugunu,
Ona güvenebilecegini ve genc kizi sevdigini söylüyordu
Sevinmisti genc kiz
Hemen inanmisti
Kalbi safti
Cabuk kaniyordu
Yine görüsmeye devam ediyorlardi
Genc kiz cok mutluydu
Dünyalar onundu sanki
O gece telefon bekliyordu delikanlidan
Delikanli aramamisti o gece
Üzülmüstü genc kiz
Her telefon calisinda umutla kosuyordu
Hala onun aramasini bekliyordu
Günler geciyordu bir haber alamamisti delikanlidan
En sonunda aramisti delikanli
Sevinmisti genc kiz
Genc kiz onu ne kadar özledigini anlatmak isterken
Sözünü kesiyordu delikanli
“Seninle güzel günler gecirdik” diye basliyordu söze
Anlamisti genc kiz
Delikanli ayrilmak istyordu
Genc kizin gözleri doluyordu
Birsey diyemememisti
Bir tek kelime konusmadan kapatmisti telefonu
Hickiriklarla aglamaya baslamisti genc kiz
Ilk kez bu kadar cok agliyordu
Ilk kez gözleri parlamiyordu
Dünyaya küsmüstü genc kiz
Mutsuzdu artik,etrafina gülücükler sacan neseli kiz
Gözyasi dinmiyordu hep agliyordu
Toparlamaya calisiyordu kendini
Dostlari güc veriyordu ona
Unutmak istiyordu yasananlari
Unuttugunu saniyordu genc kiz
Aylar sonra tekrar karsilasiyorlardi
Kalbi yerinden firlayacakmis gibi oluyordu
Heyecanlaniyordu genc kiz
Delikanli “affet beni, bir hataydi” diyordu
Kaniyordu genc kiz
Duygularina yenik düsmüstü bir anda
Bu sefer daha cok baglanmisti delikanliya
Delikanli ayni oyunu tekrar oynamisti genc kiza
Yasamak istemyiordu
Oyuncak bir bebek gibi hissediyordu kendini zavalli genc kiz
Nerden bilebilirdiki askinin sonu böyle olucagini
Nefret ediyordu delikanlidan
Insanlara güvenmiyordu artik
Parlamiyordu gözleri
Gülmüyordu eskisi gibi
Degismisti genc kiz
Intikamini alicakti genc kiz
Vazgecmisti bir anda
Nefret ettigi biri olsa bile ona aci cektirmek istemiyordu genc kiz
Insanlardan uzaklasmisti artik
Icine atiyordu duygualrini, acilarini
Kimseyle paylasmiyordu
Güvenmiyordu, güvenemiyordu genc kiz
Delikanli cok sey alip Küfür Yasakürmüstü genc kizdan
Birde büyük bir izde birakmisti
Gönül yarasiydi bu
Sevgi dolu olan bir kalbi nefretle doldurmustu
Yaraliydi genc kiz
Tövbe etti en sonunda sevdalara
Kaciyordu, sevgiyle yaklasan ellerden
Korkuyordu, tekrar incitilmekten korkuyordu
Eski günlerini ariyordu genc kiz
O eski neseli kizi ariyordu icinde
Ölmüstü o neseli kiz, öldürmüslerdi
Üc yil gemcmisti aradan
Toparlamisti kendini
Coktan unutmustu
Ama gönül yarasini asla unutmuycakti
Delikanliyi asla affetmiycekti
Eskisi gibi olamaycagini anlamisti artik
Hayata geri dönüyordu... yarali genc kiz...!!!

Uzun zaman önce, dünya yaratilmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce,iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarini bilemez vaziyette dolaniyorlarmis.

Bir gün, toplanmislar ve her zamankinden daha fazla canlari sikkin oturuyorlarken;

Saflik ortaya bir fikir atmis;

"Neden saklambaç oynamiyoruz?"
...Ve hepsi bu fikri begenmis, hemen çilgin Çilginlik, bagirmis:

"Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!"

...ve baska hiç kimse Çilginligi arayacak kadar çildirmadigi için, Çilginlik bir agaca yaslanmis ve saymaya baslamis, 1, 2, 3 .....Ve Çilginlik saydikça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramislar;

Sefkat Ay'in boynuzuna asilmis;
Ihanet çöp yiginin içine girmis;
Sevgi bulutlarin arasina kivrilmis;
Yalan bir tasin altina saklanacagini söylemis ama yalan söylemis çünkü gölün dibine saklanmis;
Tutku dünyanin merkezine gitmis;
Para hirsi bir çuvalin içine girerken çuvali yirtmis.

...Ve Çilgynlik saymaya devam etmi?, 79, 80, 81, 82.....
Askin disinda, bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmis, Ask, kararsiz oldugu gibi, nereye saklanacagini da bilmiyormus..

Bu bizi sasirtmamali çünkü hepimiz Aski saklamanin ne kadar zor oldugunu biliriz.

...Ve Çilginlik 95, 96, 97... ye gelmis ve 100'e vardigi anda, Ask siçrayip güllerin arasina girmis ve saklanmis.

...Ve Çilginlik bagirmis "Önüm, arkam, sagim solum sobe, geliyorum!"

....Ve arkasini döndügünde, ilk önce Tembelligi görmüs, o ayaktaymis çünkü saklanacak enerjisi yokmus. Sonra Sefkat 'i ayin boynuzunda görmüs, ve Ihaneti çöplerin arasinda, Sevgiyi bulutlarin arasinda, Yalani gölün dibinde, ve Tutkuyu dünyanin merkezinde, hepsini birer birer bulmus, sadece biri hariç. Ve Çilginlik umutsuzluga kapilmis, en son sakli kisiyi bulamamis, derken Haset, Ask bulunamadigi için haset duyarak, Çilginligin kulagina fisildamis;

"Aski bulamiyorsun çünkü o güllerin arasinda saklaniyor."

...Ve Çilginlik çatal seklinde tahta bir sopa almis, ve güllerin arasina çilginca saplamis, saplamis, saplamis, ta ki yürek burkan bir haykirma onu durdurana kadar. Ve haykiristan sonra, Ask elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çikmis, parmaklarinin arasindan sicim gibi kan akiyormus, gözlerinden. Çilginlik Aski bulmak için heyecandan Askin gözlerini çatal sopa ile kör etmis...

"Ne yaptim ben? Ne yaptim ben?" Diye bagirmis.
"Seni kör ettim. Nasil onarabilirim?"

...Ve Ask cevap vermis;

"Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir sey yapmak istersen, benim kilavuzum olabilirsin."

...Ve o günden beri, Askin gözü kördür ve o günden beri Çilginlik da her zaman onun yanindadir..

kim seni kendinden fazla kandırdı....
güzel kalp....
________________________________________
Genç bir adam kentin merkezinde durmuş, o yöredeki en güzel kalbin kendi kalbi olduğunu söylüyordu. Çevresinde büyük bir kalabalık oluşmuştu. Herkes en küçük bir leke ya da çatlak olmayan bu kalbe imrenerek bakıyor, onun güzelliğini konuşuyordu.

Sonunda hepsi de bu kalbin gördükleri en güzel kalp olduğuna karar verdiler. Genç adam çok gururlandı ve daha yüksek sesle kalbini övmeye başladı.

Aniden kalabalığın önünde yaşlı bir adam ortaya çıktı. Kalbinin güzelliğini öven genç adama seslendi:

“Bir dakika genç adam” dedi. “Senin kalbin benimki kadar güzel değil”

Kalabalık ve genç adam hep birlikte yaşlı adamın kalbine baktılar. Çok güçlü atıyordu ama izler ve yarıklarla doluydu. Kimi parçaları yoktu, kimi parçalarının yerine küçük başka parçalar konulmuştu, ancak bunlar tam yerine oturmamıştı, gelişi güzel konulmuştu ve kimi yerlerinde kocaman oyuklar vardı. İnsanlar hayretle baktılar.

“Nasıl bu adam kalbinin daha güzel olduğunu söyleyebiliyor?” dediler.

Genç adam da yaşlı adamın kalbinin haline baktı ve “Şaka yapıyor olmalısın” dedi “Kendi kalbini nasıl olur da benimkiyle karşılaştırabilirsin. Bak, benimki mükemmel, seninki ise yarık ve eksiklerle dolu.”

Yaşlı adam kendisindem emin bir biçimde yanıtladı genç adamı:

“Evet” dedi. “Seninki mükemmel görünüyor, ben seninkiyle yarışamam. Ama bak, benim kalbimde gördüğün her yarık sevgimi verdiğim bir kişiyi temsil eder. Kalbimin bir parçasını koparıp onlara verdim ve çoğu kez onlar da bana kendi kalplerinden birer parça koparıp verdiler. Ama tam benim kopardığım parçanın büyüklüğünde olmadığı için arada boşluklar kaldı. Ancak ben bu boşluklara şükrediyorum çünkü onlar, paylaşılan sevgileri bana anımsatıyor. Bazen ben insanlara sevgimi cömertçe vermeme karşın onlar bana karşılığını vermediler. Bu derin boşlukların nedeni işte bu karşılık alamadığım sevgilerdir. Bunlar acı veriyor ama olsun, onlar da benim sevgime karşılık vermeyen insanları bana anımsatıyorlar. Ben yine de sabırla benim sevgime karşılık verecekleri ve bu boşlukları dolduracakları günü bekliyorum. Şimdi gerçek güzelliğin ne olduğunu anladın mı?”

Genç adam yanağından akan yaşlarıyla sessizce duruyordu. Yaşlı adama doğru yürüdü. Çok harika güzellikteki kendi kalbinden bir parça kopardı ve yaşlı adamın titreyen ellerine verdi. Yaşlı adam onu aldı ve kalbine yerleştirdi
Sonra kendi yara dolu kalbinden bir parça koparıp genç adamın kalbindeki boşluğa yerleştirdi. Boşluk doldu ama köşelerde biraz eksiklikler kaldı.

Genç adam kalbine baktı. Artık mükemmel değildi ama öncekinden daha güzeldi. Çünkü yaşlı adamın kalbindeki sevgi onunkine akmıştı.

Birbirlerine sarıldılar ve yan yana yürümeye başladılar.
Kırıldım aşk'a ama onun haberi yok

Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok ortada. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen evlat dudaklarımda. Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olmadım gurursuz ama umutlu ve sabırlı hasretine. Anlık hayaller anlık mutluluklara gebe kalıyor..bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum...imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor. Bir çocuk gibi, isteklerimi bastıramıyorum. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana hala bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum. Bende olan seni hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini, anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum..!

Bulutlar yağmurunu toprakla öpüştürebilseydi bugün, bana o verdiğin ama tutmadığın sözünü sahiplenerek, dans edebilirdim ıslaklığıma aldırmadan. Ki aslında ıslanan sadece yüreğim olurdu, bedenim değil...Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında. Isınabilmek için onlara sarılıyorum. Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum.

Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı. Belki de görmeyi istemek gerekiyordu. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini..! Biliyorum levrekler derinlerde ve dalgalı denizlerde yaşar. Levrekler uzak bir düş gibi zor yakalanır. Ama sen becerirsin düşleri yakalamayı, derinlere dalmayı, uzaklara kavuşmayı..Sahi, becerebilir misin..?

Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma. Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş, kafayı bulunca itiraf etti sonunda. Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil. Gelseydin; kendimi unutup sana akacaktım, susturacaktım içindeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş oluşum gibi, dokunacaktım, kusacaktım birikmişliğimi, hasretimi ama gelmedin, gelmezdin, gelmeye hiç de niyetin yoktu aslında. Kendimi kandırdığımı anladığımda, ağlıyordum...

Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor. Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana. Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda...Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi. Bu bir marifetse eğer, niye benim yanımda değilsin ki...?

Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana. Gittin..belki de hiç gelmemiştin, ben geldiğini sandım. Ayak uyduramadım yorgunluğuna. Dudaklarına, düşlerindeki öpüşü konduramadım. Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir bayan dokunuşlarında kendini bulan. Ama en çok da imkansızın oldum, hırçınlığın, yirmi yaşın, gecikmişliğin...Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum. İnanamadığın, yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum. Aşk pazarında harcadığın mevsimler oldum, sessizce boşalan gözyaşların,birikmişliğin oldum. Son ses dinlediğin bir şarkının nakaratı oldum, dilinin ucuna gelip de söyleyemediğin kelimeler, ister istemez yaşadığın talihsizlikler oldum. Yüreğindeki bayan ben olmak isterken, yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum. Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene, ben gerçekte senin neyin oldum...? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim. Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim..? Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda. Sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk...Kalbime henüz söylemedim gittiğini. Öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum. Seni hala benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum.

Gittin...sevdamın öksüzlüğüne alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni. Ben alışkınım kendi yaralarımı kendim sarmaya. Asıl acı olan ve kanatan unutulmak aslında. Söylesene, unutulmak kime yakışıyor..? Unutan sen olsan da, sana bile yakışmıyor..Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor. Görüyorsun işte, aşka ve sana ihanet etmiyorum ben, ki kırgınlığım aşka.Sen üstüne alındın...Bir sonbahar’da, güneş hala daha ısıtırken bedenimi seni çıkarttı karşıma. Sen “bitti” dediğinde yağmur yağıyordu, aşkın canı sıkıldı, seni aldı...
_________________
Ellere Güzel Bana Kötü Ömrü Neyleyim
Belki Nankörüm Asiyim Ama Ben Böyleyim
Herkes Mutlu Olsun Diye Hiç de Rol Kesemem
Fırtınayım Ben Meltem Gibi Sakin Esemem
bayanlar sonbahar yapraklarını dökmeye başlar
Titrek dudaklarında sarışın bir keder
Nabız kaybolur kan susar dolaşım yavaşlar
Sisli bir nebuloz gökte yazılmamış şiirler

Dargın sevgililer yalnızlıklarına uzaklaşıyor

Anlaşılmaz çocukluğun ortaokullarından ders zilleri
Kilitli defterlerde kurutulmuş menekşeler
Tehlikeli yolculukların kanat çırpan mendilleri
Sazdan saza azalan hicranlı köçekçeler

Dünkü delikanlıları yaşlılığa taşıyor

Eylül şehirleri yağmurlu gürültülerle alır yerlerini
Deniz kahvelerinde son kadehlerde bulutlar birikir
Ilık bir aydınlıkla yıkayıp yorgun ellerini
Görgülü ihtiyarlar bir bir ortalıktan çekilir

Yaşlandıkça insan dünya başkalaşıyor
Sürekli birilerini sevme ihtiyacı duyarız. Sevildiğimizi duyabilmek, başka biçimiyle de "onay" almak için elimizden geleni yaparız. Sonra da "bu kadar sevdiğim bir insan, bana nasıl böyle bir kötülük yapar" diye küçücük bir haksızlığa uğradığımızda acılar içinde kıvranırız. Her insanın sevgiye, sevildiğini hissetmeye ihtiyacı vardır. Sevgilisi tarafından, eşi, annesi, babası, kardeşleri, iş arkadaşları ve çevresinde önemsediği insanlar tarafından sevildiğini hisseden kişi nasıl da ayaklarının üzerinde "güçlü" durur. Sevginin verdiği "başı dik" duruştur bu.

"Bana hep sevdiğini söyle!"

bayanlar durmadan tekrarlanmasını isterler sevgi sözcüklerinin. Erkeklerin böyle bir sorunu yoktur, çünkü her aklımıza geldiğinde söylediğimizden bizden bolca duyarlar bu sözleri. Sakın bundan yakındığımızı düşünmeyin, tam tersi insanların yeme içme ihtiyacı gibi sevgi sözcüklerine de ihtiyacı var. Biz her "Seni seviyorum" dediğimizde, evet seviyoruz ama "Sen de beni seviyor musun?" sorusunu da yanında sorarak ve cevabını bekleyerek. Bu kendimize güvenmediğimizden, karşımızdaki kişinin bizi sevip sevmediğini kontrol etmek ya da sevdiğini bilmediğimizden değildir; yalnızca "Hayatımdan memnunum, senin de memnun olmanı istiyorum ve elimden geleni yapıyorum"un cevabını alabilmek içindir.

"Sevgine ihtiyacım var!"

Nasıl yetiştirildiğimizi bir düşünün; aileni memnun etme, hayaller, aşk dolu Türk filmleri, eşini memnun etme, çocuklarını sevme, koruma, bolca fedakarlık, fedakarlık... Tamam erkekler de bu "memnun etme"lerle yetişiyor ama onlar "maddi memnuniyetler" aşılanarak büyüyorlar. İhtiyaçlarımızı karşıladıkları ölçüde sevgilerinden de emin olmamızı bekliyorlar ve bu onların sevgilerinin kanıtı haline geliyor. Ah, bir bilseler insanın sevildiğini duymak ya da birine sevdiğini söylemek kadar ihtiyaç duyduğu başka şey olmadığını...

"Sevdiğimi gösteriyorum ya!"

"Sevmiyorum durmadan bunu kodlamayı, sana sevdiğimi göstermek daha çok hoşuma gidiyor." Bu da erkeklerin ağzından sıkça duyduğumuz bir cümle. Evet, haklılar da... Sevgiyi duymak kadar hissetmek de çok önemli. Ama, o sihirli iki sözcük var ya, dünyaya bedel geliyor insana. Stresli, yorucu bir günün ardından ya da hayatınızda her şey yolunda giderken size gönderdiği bir öpücük, size sarılması yanında, gözlerinizin ta içine bakarak "Seni seviyorum" demesini istemez misiniz?

"Bir türlü istediğim gibi davranmıyor!"

Bambaşka iki kişilik, farklı hayatlar... Bir araya gelip, uzlaşmak o kadar kolay mı? Doğrularınız arasında ortayı bulmak, onu olduğu gibi, günahıyla sevabıyla kabul etmek... Zor, çok zor... Birini sevdiğimizde, onun kendi hayatına dair, bizim pek de görmek istemediğimiz huyları, davranış biçimleri bizi nasıl da huzursuz eder. Asla onun da kendine ait bir dünyası olduğunu kabul edemeyiz. Her şeyi kendi açımızdan düşünür, "ben bu durumda şöyle yapardım" der, onu suçlarız. Sıklıkla da, onda gördüğümüz hatalar, zaten bizde varolanların yansımalarıdır; karşımızdaki kişi aracılığıyla kendimizi eleştiririz. Başkalarına kusur bulmak ne kadar da kolay değil mi? Kendimize olan güvenimiz azaldığı ölçüde, mükemmel bir ilişki arayışımız da artar. Çünkü böylece, mükemmel bir insan seçerek kendimize olan güvenimizi telafi yoluna gideriz. Aslında mükemmel gördüğümüz biri tarafından seçilmek içindir bütün yapılan.

"Yoksa ben deli miyim?"

Bazen bu olasılığı bile gözönünde bulunduruyoruz! Çünkü paranoya paranoya paranoya... "Neden böyle söyledi, neden ben öyle dediğimde böyle söylemedi, bana niye öyle nefret edermiş gibi baktı, ben olsam böyle derdim, eyvaaaah bize neler oluyor?" Asıl size neler oluyor? Şöyle derin bir nefes alın, arkanıza yaslanın. Her şey yerli yerinde. Ama , o iki sihirli sözcüğe bağlı...

Madem seviyorsunuz, söyleyiverin. Bir düşünün bütün gün ne sözcükler sarfediyorsunuz. İki güzel kelimenin lafı mı olur...?
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI KraL_M3RM!!!
Coder
ADMİN
Seviye Dört
*

Özel Şehir: Afyon
Burcunuz: Koç
CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: http://localhost/
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 04 Şubat 2006, 14:16:36 Cts
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 484
Hayat Seninle Daha Güselmis

IRTIBAT GÜCÜ REP 477
ILETISIM tam35hasan@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #3 : 01 Nisan 2007, 02:24:12 Paz »

son hikayeleri okudum mukeeemel emegine saglik
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI ByPckopaTKraL
İNSANLARIN PİYASA OLDUĞU YERLERDE FİYATI BEN BELİRLERİM ByPckopaTKraL
ADMİN
Seviye Dört
*

Özel Şehir: İstanbul
Burcunuz: Aslan
CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: istanbul
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 03 Şubat 2006, 17:12:16 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 495
IRTIBAT GÜCÜ REP 2448
ILETISIM
Üyelik Bilgileri WWW
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #4 : 02 Nisan 2007, 18:48:28 Pzt »

emeğine sağlık kardeşim :)
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI dilenci
Yeni Üye
*

Özel
CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: TRABZON
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 23 Şubat 2007, 22:42:23 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 12
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri E-Posta
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #5 : 02 Nisan 2007, 23:07:20 Pzt »

bunlar Çok harika psikopat kız
sanamı aitler hele sabah kalktığında mide ağırın gencin hikayesi çok güzel ve bi o kadarda acıydı
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI £azZz_KıZı
Seviye Dokuz
*********

Özel Şehir: Trabzon
Burcunuz: İkizler
CINSIYET Cinsiyet: Bayan
NERDEN Nerden:
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 14 Mayıs 2006, 18:44:13 Paz
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 2,676
IRTIBAT GÜCÜ REP 371
ILETISIM
Üyelik Bilgileri
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #6 : 03 Nisan 2007, 10:34:34 Sal »

saol cok gusel paylasımlarr canım emeğıne ssağlıkk
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI PckopaT_KıZ
Seviye Üç
***

Özel Şehir: Tekirdak
Burcunuz: Koç
CINSIYET Cinsiyet: Bayan
NERDEN Nerden: tekirdağ
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 23 Şubat 2007, 21:59:40 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 127
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #7 : 03 Nisan 2007, 15:14:42 Sal »

herkeze tşk  ederim   f66 f66
Moderatöre Bildir   Logged

Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
ÜYE BILGILERI PckopaT_KıZ
Seviye Üç
***

Özel Şehir: Tekirdak
Burcunuz: Koç
CINSIYET Cinsiyet: Bayan
NERDEN Nerden: tekirdağ
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 23 Şubat 2007, 21:59:40 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 127
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri
Aktiflik Deneyim Sev.
aktiflik
seviye
deneyim
Offline Offline
« Yanıtla #8 : 03 Nisan 2007, 15:52:15 Sal »

Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı... Hiç fark yok...
Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi?
Neden sana yazdığım her yazı,hep aynı yerde tıkanıyor?
Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim...Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim...
ve şuna emin ol;
hiçkimse, yok'ken bu kadar sevilmedi...

Benim karşıma "aşk" diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış'lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım..Ama iyi, ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin. Bitmeyensin..
Ayrılığın adını koyamadık sevgilim.
İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü.. Benyarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam...
...unutamam.....
içimde sızısı kalır.

Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli,
ya da ayrılık söz konusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı!
Biz bunu başaramadık...
ayrılamadık!

Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan,
-yarım kalmışlığın-dır...

O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum...Anlamıştın benim soyut' a tutkun olduğumu... O yüzden gittin kim bilir... Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin...
haklıydın belki de...

Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca.....
Herkesin,her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim...

"Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım..."

Bunu yapanlar her zaman