|
 |
« : 18 Eylül 2007, 15:22:42 Sal » |
|
peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)' İn Hayatı
hz.peygamber (s.a) Kayıtsız Şartsız Yeryüzü Halkının Neseb Yönünden En Hayırlısıdır. Nesebinin Şerefi En Yüksek Doruk Noktasındadır. Buna Düşmanları Bile Şahitlik Ederlerdi. Bu Yüzden Düşmanı Olan Ebu Sufyan, Bizans Hükümdarının Huzurunda Bu Şekilde Tanıklıkta Bulunmuştu. En Şerefli Kavim Onun Kavmi, En Şerefli Kabile Onun Kabilesi Ve En Şerefli Aile Onun Ailesidir. Habibullah (sav), Mekke'de, Rebi'ül-evvel Ayının Onkinci Pazartesi Gecesi Sabaha Karşı Dünyaya Gelmiştir (m.570). Böylece, Hz.adem'den Beri Devam Ede Gelen Peygamberlik Nuru Sahibini Bulmuş Oldu. Babası Abdullah, Peygamberin Doğumun Dan İki Ay Önce Vefat Etmiştir. Annesi Vehb Kızı Amine, Doğumunda Diğer bayanlar Gibi Eziyet Çekmemiş, Hatta Ağırlık Bile Hissetmemiştir. Hamileyken, Bir Gece Rüyasında Tanımadığı Bir Kimse Gelip; "sen Alemlerin Hayırlısına Hamilesin; Doğduğunda Adını Muhammed Koy", Diye İkaz Bulunmuş; Doğum Anında Da Heybetli Bir Ses Duyarak İrkilmiştir. Ne Zaman Ki Muhammed Vücuda Geldi; Baktım, Mübarek Başını Secdeye Koydu; Ellerini Kaldırdı, Duada Bulundu", Şeklinde Anlatıyor. Hz. Muhammed (s.a.v) Sünnetli Doğmuştur. Doğduğunda Sırtında Ve Omuzunda Peygamberlik Mührü Vardı. Doğumuna Arz Şehadet Etmiştir. * Resulullah (s.a.v) Doğduğu Gece, Yeryüzünde Bir Çok Put Düşüp Kırılmıştır. * İran Hükümdarı Kisrai Kemerli Bir Saray Yaptırmıştı. On Dört Kulesi Vardı. O Gece Kulelerin Bütün Şerefeleri Yıkılmıştır. o Zaman Araplar Arasında Adet Olduğu Üzere, Çocuğun Süt Anneye Verilmesi Kararlaştırıldı. Ancak Hiçbir Sütanne, Yetim Bir Çocuğu Almak İstemiyordu. Bu Arada Amcası Ebu Leheb'in Cariyesi Süveybe, Çocuğu Bir Müddet Emzirdi. Kardeşinin Oğlunun Doğumuna Sevinen Ebu Leheb'in, Onun Şerefine Süveybe'yi Azad Ettiğini Ve Bu Yüzden Efendimizin Doğduğu Gün Olan Her Pazartesi Günü Azabının Biraz Hafifletildiğini Kaynaklar Bize Bildirmektedir. sonunda Beni Sa'd Kabilesinden Halime Binti Ebi Züeyb, Hz.muhammed'i Kabul Etti. O Sırada Beni Sa'd Yurdunda Kıtlık Vardı. Hz. Halime Bebeğin Gelişi İle İneklerin Sütünün Artığını, Çadırın Etrafının Yeşilliklerle Dolduğunu, Evine Bereketin Geldiğini İfade Ediyor. Resulullah (s.a.v) ,bu Göçebe Süt Anne'nin Yanında Oldukça Sade Bir Hayat Geçirmiştir.gündüz Otlakta Sürülere Bakıyor, Aileye Yardım Ediyordu.çoğu Zaman ,yalnızca Hurma Ve Süt İle Yetiniyorlardı. Hz.muhammed (s.a.v), Süt Kardeşleri İle Kırlarda Oynuyor,koyun Güdüyordu. Bir Defasında, Süt Kardeşi Şeyma'nın Omuzunu Bilinmeyen Bir Sebeple O Kadar Kuvvetli Isırmıştıki, Ömür Boyu İzi Silinmedi. Yıllar Sonra Bir Savaşta Esir Düşen Şeyma'yı, Resulullah (s.a.v) Bu Yara İzinden Tanımış Gözleri Yaşarmıştı. Hz.halime, Hz.muhammed'i (s.av) Kendi Çocuklarından Fazla Seviyordu. Daha İlk Günden Ondaki Farklılığı Hisseden Halime, O'nu Gözü Gibi Koruyordu. Resulullah, Süt Annesinin Sağ Göğsünden Emer, Sol Göğsünü Kardeşlerine Bırakırdı. Ondaki Bu Üstün Hallerden Ve Mucizelerden Ürken Hz.halime Çocuğu Annesine Teslim Etti. Kısa Bir Süre Sonra Annesi, Zenci Cariye Ümmü Eymen Ve Bir Hizmetçi İle Medine'ye Hareket Ettiler. Neccaroğuları Kabilesinden Birinin Evinde İkamet Edildi. Resulullah'ın Babasının Kabrini De Ziyaret Etmişlerdi. Hz.amine, Dönüş Yolu Üzerinde Ebva Denilen Yerde Vefat Etti Ve Oraya Gömüldü. Resullah (sav) O Sırada Altı Yaşında Bulunuyordu. Zenci Cariye Ümmü Eymen İle Mekke'ye Dönen Hz.muhammed (sav), Epeyce Yaşlı Olan Dedesine Teslim Edildi. Şefkatli Bir İnsan Olan Abdulmuttalib'in, Öksüz Ve Yetim Torununa Gösterdiği Sevgi Pek Büyüktü. Dedesi Vefat Edince Hz.muhammed (sav) Diğer Dört Amcasına Tercihen, Ebu Talib' Emanet Edildi. Çünkü Güvenilir, Zeki, Cömert Ve İyi Kalpli Biriydi. Diğer Amcası Ebu Leheb Kendisini İçkiye Kolay Hayata Vermiş Bir Ahlaksızdı. Esasen Daha Çocukluk Devresinden İtibaren Peygamberimiz İle Ebu Leheb'in Arasının Açık Olduğu Görülür Resulullah (sav) Pek Zengin Olmayan Fakat Cömertliği İle Tanınan Amcasının Yanında Pek Rahat İçinde Yaşamıyordu. Ancak Ebu Talib Ve Zevcesi, Ona Kendi Çocuklarından Daha İyi Bakıyorlar, Diğer Çocuklar Gibi Sofra Kurulur Kurulmaz Saldırmadığından Ona Ayrı Yemek Çıkarıyorlardı. Resulullah'ın Yengesine Olan Sevgisi Bir Anne Sevgisinden Farksızdı. Ebu Talib Suriye'ye Bir Kervan Küfür Yasakürmek Üzere Yola Çıktığında Resulullah Dokuz Bir Rivayete Göre De On İki Yaşında İdi. Şam İle Kudüs Arasında Busra Denilen Bir Yerde Kervan Konakladı. Burası Bizans Toprağı Olduğundan Yakında Bir Manastır Bulunuyordu. Bu Manastırda Bulunan Rahip Bahira, Hıristiyanlığı Bilen, İncil'i Derinlemesine İncelemiş Biriydi. Son Peygamberin Gelmesinin Yakın Olduğunu Biliyordu. Ebu Talib'e Çocuğun Kim Oduğunu Sordu."oğlum" Cevabını Alınca,"o Senin Oğlun Olamaz" Bu Çocuğun Babası Ölmüş Olmalı", Dedi. Ebu Talib Amcası Olduğunu Söyleyince, Çocuğu Hemen Geri Küfür Yasakürmesini Tavsiye Etti. Ebu Talib'te Mekke'ye Dönmekte Acele Etti.
peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)' İn Çocukluğu Ve Gençliği
bir İnsanın Hayatında Anne Babasının Yeri Tartışılmaz. Bu Her İnsan İçin Aynıdır. Daha Doğmadan Babasını Çok Küçük Yaşta Da Annesini Kaybeden Hz.muhammed'in (sav) Bütün Sevgisinin Odak Noktasını Rabbi Teşkil Ediyordu. Anne Ve Babasından Sonra Çok Sevdiği Dedesi Ve Amcasını Da Kaybeden Hz. Muhammed'i (sav), Allah (cc) Adeta Kimse İle Paylaşamıyor, Habibi'nin Sevgisinin Yalnız Kendisine Ait Olmasını İstiyordu. Resulullah (sav) Aynı Zamanda Ummi İdi. Zaten Kureyş'in Aklına Durgunluk Veren De; Okuması Yazması Olmayan Bir İnsan Dan Dünya'nın En Güzel Sözlerinin Duyulması İdi. Eğer Herhangi Bir Eğitim Görmüş Olsaydı, Ona Karşı Olanlar Ve İnkarcılar Bunu Delil Olarak Kullanacak Ve Ayetleri Kendisinin Yazdığını İddia Edeceklerdi. Ümmilik.o'nu Savunduğu Davada Bu Tür Suçlamalardan Koruyordu. Diğer Bir Husus; Resulullah'a İlk Vahiy Edilen Ayet; "seni Yaradan Rabbinin Adıyla Oku", İdi. Demek Ki Asıl Aydın, Asıl İlim Sahibi, Allah'ı Bilen, O'nun Adıyla Okuyan, O'nu Tanıyan İnsandır. Resulullah'ın (sav) Doğumundan İtibaren Her An, Her Saniye Allah (cc) Tarafından Korunduğunu Görüyoruz. Ondaki Farklılık, Ondaki Üstün Haller Ve Seçilmişlik, Bu İlahi Himayenin Sebebidir. O Her Haliyle Diğer İnsanlardan Farklıydı Alemlere Rahmetti. O'nda Da Nefis Vardı Ama O Her Türlü Kötülük Ve Günahtan Korunmuştu. Bir Defasında Kendine Putlara Adanan Putlara Adanmış Hayvanların Etinden İkram Eden Zeyd İbn Ammar'a; "putlara Adananı Yemem", Buyurmuştur. Yine Her Yıl Düzenlenen Bir Putperest Bayramına Halaları Tarafından Zorla Küfür Yasakürülmüş, Bayram Yerinde Bazı Kişiler Gelerek Bu Ayinlerin Kendisine Yasaklandığını Ona Bildirmişlerdir. Halaları Da O'nu Bir Daha Böyle Yerlere Küfür Yasakürmemişlerdir.
* Sahih Hadislerden De Anlaşılacağı Gibi; Hz. Muhammed (sav) Soyların En Faziletlisinden Dünyaya Gelmiştir." Allah Mahlukatı Yarattı Ve Beni En Hayırlılarının İçinde Kıldı.sonra Onları,arap Ve Arap Olmayanlar Diye İki Fırkaya Ayırdı Ve Beni En Hayırlılarının İçinde Kıldı (kureyş). Sonra, Ailelere Ayırdı Ve Beni En Hayırlı Aileden Kıldı.şahıs Olarak Da Ailenin En Hayırlısı Kıldı", Bu Hadisi Şerif Bize Bunu Anlatmaktadır
peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)' İn Hz. Hatice İle Evliliği
resulullah'ın (sav) Ve Ailesinin, Tarım Ve Ziraatle Uğraştığına Dair Hiçbir Bilgi Mevcut Değildir.hz.ibrahim(a.s) Şu Duasında Da Zikrettiği Gibi "ey Rabbimiz, Namazı Dosdoğru Kılmaları İçin Ben; Çocuklarımdan Bir Kısmını Senin Beyt-i Harem'inin (kabe) Yanında, Eksiksiz Bir Vadiye Yerleştirdim.. "(ibrahim:37). Mekke Vadisinde Ziraat Yoktur.geriye Yalnız Ticaret Kalıyor.bu Ticaret De Daha Çok; Kumaş , Yiyecek Kuru Yemiş Ve Güzellik Malzemeleri Üzerine İdi. Habibullah (sav) Gençlik Dönemine Girmesiyle Beraber Ticaretle Uğraşmaya Başlamıştır. Mekkeli Tüccar, Kays B. Es-saib İslam'dan Önce O'nunla Ticari Münasebetleri Olduğunu Ve Ondan Daha İyi Bir Ortağa Rastlamadığını Anlatır. Mekke'liler Tacire (bayan Tüccar) Ve Tahire ( Temiz bayan ) Adını Verdikleri Hz.hatice, Mekke'li Zengin Bir Dul bayan İdi. İki Kez Evlenmiş, İki Eşini De Kaybetmişti ( İlk Eşi, Atik El-aziz Et-tamime; İkinci Eşi, Hind B.zürare'dir Her İki Eşinden De Birer Çocuğu Olmuştur. Birkaç Sene Kıtlığın Ağır Basması Üzerine Ebu Talib, Yeğenini İş İstemesi İçin Hz. Hatice'ye Gönderdi Hz. Hatice'de,ahlakının Güzelliğini Ve Ününü Sık Sık Duyduğu Hz. Muhammed'e Memnuniyetle Kervanını Teslim Etti Ve Onu , Kölesi Meysere'yi De Yanına Katarak Kudüs Yakınlarındaki Busra Denilen Yere Gönderdi. Hz.muhammed (sav) Burada Netura İsimli Keşişle Karşılaştığı Tarihçiler Tarafından Anlatılır. Her An Onun Başının Üzerinde Dolaşan Bulut Keşişin Dikkatini Çekmiş Ve Kendisi İle Tanışmak İstemiştir. Evvelce Tanışmış Olduğu Meysere'yi Yanına Çağırarak Hz.muhammed Hakkında Bazı Sorular Sordu. Aldığı Cevaplar Karşısında İrkilen Keşiş; "o Peygamber'dir, Hemde Peygamberlerin Sonuncusudur", Demekten Kendisini Alamamıştır. Hz.muhammed (sav) Alışverişlerini Tamamladıktan Sonra Mekke'ye Döndüler. Meysere Yolculuk Boyunca Tüm Olanları Hz. Hatice'ye Bir Bir Anlatır. Hz.hatice'nin Peygamberimize Karşı Saygısı Ve Sevgisi Bir Kat Daha Artmıştır. Hz.hatice İş Bahanesi İle Hz . Muhammed'i (sav) Sık Sık Evine Davet Etti Ve Hediyeler Gönderdi. Allah Resulu İle Evlenmeyi İstiyordu. Sonunda Meseleyi Dostu Nüfeyse'ye Açtı. Onun Aracılığıyla Muhammed (sav) İle Hz. Hatice Evlendiler (miladi 595) O Sırada Hz.muhammed (sav) 25, Hz.hatice İse 40 Yaşında Bulunuyordu. Peygamber Efendimiz Daha Sonra Hz.mariye'den Olan Oğlu İbrahim Hariç Diğer Çocukları Hz. Hatice ' Dendi. Bunların İsimleri: Kasım, Rukiyye, Fatıma, Ümmü Gülsüm Ve Abdullah İdi. Kasım Ve Abdullah Küçük Yaşta Vefat Etmişlerdir.
hz.peygamber Her Sahada Olduğu Gibi Aile Hayatında Da Örnek Ev Reisi Olmuş; Hanımına Ve Çocuklarına Karşı Her Halükarda Müşfik Davranmışlardır.
ilk Vahyin Gelişi Ve Risaletin Başlangıcı
habibullah (sav) Otuzsekiz Yaşına Girmişlerdi. Bir Sene Boyunca Gaibden Sesler Duyup, Bazı Nurlar Gördüler. Daha Sonra Allah'ın Sevgilisi, Altı Ay Kadar Süren Sadık Rüyalar Görmeye Başladılar. Gördükleri Rüyalar Apaçık Ortaya Çıkıyorlardı. Hz. Muhammed (sav) Yaşadıkları Bu Haller Üzerine, Yalnızlık Aramaya Başladılar.toplumun Zülmetinden Sıkılıyor; Yalnız Kalmayı Arzuluyorlardı. resullah Halvet Yeri Olarak Mekke'ye 5km Kadar Uzakta Bulunan Hira Mağarasını Tercih Etmişlerdi. Dedesi Abdulmüttalip'te Ramazan Aylarında Bu Mağarada İnzivaya Çekilirlerdi. Allah Resulü Sık Sık Bu Mağaraya Çekilip Ceddi Hz.ibrahim'in Dini Üzere İbadet Ve Dua Ediyor; İnsan Ve Kainatın Yaradılış Sebep Ve Hikmetleri Üzerinde Derin Düşüncülere Dalıyorlardı. 610 Senesi, Ramazan Ayının 27.gecesi İdi. 40 Yaşına Gelmiş Olan Hz.muhammed (sav), O Senenin Ramazan Ayını Bu Mağarada Geçiriyordu.seher Vaktine Doğru, Vahiy Meleği Cebrail (as), Allah'ın Habibine İnsan Süretinde Gözükerek Hitap Etti Ve Kur'an'ın İlk Ayetlerini Kendisine Okudu.resullah Olayı Şöyle Anlatıyor; " Bana Kendisinin Cebrail Adlı Melek Olduğunu Ve Allah'ın Beni Peygamber Olarak Seçtiğini Bildirmek İçin Geldiğini Söyledi. Bana Abdest Almayı Ve İstincayı Öğretti.temiz Olarak Dönünce; "oku" Diye Emretti. 'ben Okumayı Bilmiyorum' Diye Cevap Verdim . Beni Kollarının Arasına Alıp Sıktı.sonra Yere Bırakarak; " Oku" Diye Emretti. Ben Yine Okuma Bilmediğimi Söyledim. Beni Tekrar Ve Daha Kuvvetli Bir Şekilde Sıktı.tekrar "oku" Dedi. Ben Okuma Bilmediğimi Tekrarladım. Be Sefer Beni Üçüncü Defa Sıkarak Bıraktıktan Sonra Dedi Ki; " Yaratan Rabbinin Adıyla Oku! O, İnsanı Bir Kan Pıhtısından (embriyo) Yarattı. Oku! Rabbin Nihayetsiz Kerem Sahibidir. Kalemle Yazmayı Öğreten O'dur. İnsana Bilmediğini O Öğretti." (alak1-5) Allah Resulu De, Alak Süresinin Bu İlk Ayetlerini Tekrar Etti, İnen Ayetler, Resulullah'ın Hem Diline Hemde Kalbine Yerleşmişti . Hemen Ardından Melek Kayboluverdi. Heyacan Ve Şaşkınlık İçerisinde Hz.resul Mağaradan Çıkarak Evine Doğru Yola Koyuldu.yolda Hayreti Bir Kat Daha Arttı. Zira Ağaçlar, Dağlar, Taşlar , Çiçekler; "esselamü Aleyke Ya Resulüllah", Diyerek Kendisini Selamlıyorlardı. Titreyerek Eve Dönen Allah Resulü, Hanımına; "beni Örtünüz! Beni Örtünüz" Diyerek Yatağa Girdiler. Uyandıklarında Biraz Sakinleşmişlerdi. Olanları Hz.hatice'ye Anlatarak, Tedirginliklerini Arz Ettiler. Bu Hadise İle Beraber, Resulullah'ın Özel Hayatı Kapanıyor, Hayatının İkinci Safhası Olan Peygamberliği Başlıyordu.
ilk Müslümanlar
kainatın Efendisi Hira'da Aldığı Peygamberlik Vazifesini İlk Olarak Eşi Hz.hatice'ye Anlatmıştı.eşi Böylesine Ağır Bir Vazifenin Mesuliyetini Zerreden Kürreye Vücut Ve Gönül Ülkesinde Yaşar Haldeyken ; Cenab-ı Allah'ın Hz.hatice'ye Yaşattığı Hal Çok Manidardır.o Büyük bayan 'bana Ne Oluyor Bilmem?' Diye Endişe Duyan Allah Resulüne; 'müjdeler Olsun Sebat Et.canımı Yed-i Kudretinde Tutan Allah ' A Yemin Ederim Ki, Sen Bu Ümmetin Peygamberisin. Allah Seni Asla Bırakmaz. Sen Sıla-i Rahmedersin, Sözün Doğrusunu Söylersin, Meşekkatte Sabredersin, Misafirleri Ağırlarsın, Felakete Uğrayanların Yardımına Koşarsın, Allah Böyle Kuluna Kefildir.' Şeklinde Sözleriyle Destek Olmuş Gönlünü Açmıştır. bu Sözler Onun Ne Kadar Yüce Ruhlu, Faziletli Ve İnançlı Bir bayan Olduğunu Göstermektedir. Cenab-ı Hakk'ın Kutlu Peygamberine Verdiği Büyük Lütuflardan Biri De. Kendisine Hz.hatice Gibi Bir Zevceyi Nasip Etmesidir.resul-i Ekrem Efendimiz, İlk Müslüman Olma Şerefine De Nail Olan Eşine Cebrail (as) ' Dan Öğrendiği Şekilde Abdest Aldırdı Ve İmam Olarak İki Rekat Namaz Kıldırdı.ulaştıkları Gönül Birliğini 'mutlak Bir'in Önünde Ve O'na Sığınarak Perçinlediler.
hz.peygamberin Ve İlk Müslümanların Maruz Kaldığı İşkenceler
açıktan Davetin Başlaması Ve Müslüman Olanların Sayısının Günden Güne Artmasıyla Beraber, Kureyşliler De Müslümanlara Karşı Düşmanlıklarını Arttırmışlardı. Hareketin Lideri Olması Hasebiyle, En Büyük Taarruzlar Allah Resulüne Yöneltiliyordu. Hz.peygambere Düşmanlık Edenlerin Başında Ebu Leheb Ve Karısı Gelmekte İdi. Hz.peygamber!in Arkası Sıra Dolanır; O Tebliğ Ettikçe Kendiside; 'ben Onun Amcasıyım . Muhammed Sizi Atalarınızın Dininden Döndürmek İstiyor, Sakın Ona İnanmayınız Diyordu.' Hz.peygamberin Başının Taşla Ezmeye Yemin Etmiş; Taşı Kaldırdığında Kaskatı Kesilmiş, Muvaffak Olamamıştı.bir Defasında Da Önünde Ateşten Bir Çukur Açılmış, Allah Resulüne Yanaşamamıştı. Peygambere Olan Düşmanlığı O Dereceye Ulaşmıştı Ki; Peygamberimizin Kızları Rukiye Ve Ümmü Gülsüm 'le Evli Olan Oğulları Utbe Ve Uteybe'ye Onları Boşattırmıştı. Ebu Cehil'de Dili Ve Eli İle Peygamber Efendimize Ve Müslümanlara Çok Eziyet Etmiştir . Ammar B. Yasir'in Annesini Öldüren Bu Zalim, Peygamberimiz Harem'de Namaz Kılarken, Boğazlanan Bir Devenin Döl Yatağını, İçinin Çirkinlikleriyle Getirtmiş Ve Resul-i Ekrem Secde De İken Sırtına Koyuvermişti. Kureyş'in Ulularından Olan Velid B. Muğire De ; Hac Mevsimin De Halk Toplandığında Peygamberimize Sıfatlar Yakıştırıp, En Uygun Sıfatında Sahir (büyücü) Olduğunu, Zira Muhammed'in Kişi İşe Kardeşi Ve Karısı Arasını Ayırdığını Söylüyordu.
o Allah Resulü'nü Tek Başına Öldürmeye De Teşebbüs Etmiş, Fakat; Allah'ın Bi Lütfü Olarak, Peygamberimizin Sesini Kabe'de Namaz Kılarken İşittiği Halde Zatını Görememiş, Ne Yana Yönelse Se Arkasından Gelmiş Bu Suretle Muvaffak Olamamıştır. As B. Vail Hz.peygamber 'in Oğlu Kasım Öldüğünde En Acılı Anında Kendisi İle 'etber' (erkek Çocuğu Olmayıp Soyu Kesilen) Diyerek Alay Etmiştir.kevser Süresi As B. Vail Hakkında Nazil Olmuştur. As B. Vail Bir Dağ Geçidinde Eşşeğinden Düşüp Bacağını Kırmış, Bu Yaranın Şişip Mikrop Almasıyla Rezil Bir Şekilde Ölmüştür.şunu Hemen Belirtelim Ki Allah Resulüne Zarar Verenlerin Hepsi, Habis Bir Ölümle Ölmüşlerdir Ya Hakaret Ettikleri Müslüman'ların Ellerine Düşerek İdam Edilerek, Ya Da Hz. Peygamber'in 'ya Rab Ona Bir İtini Musallat Et ' Diye Beddua Etmesiyle Ölmüşlerdir. Nüfuzu Olmayanların Ve Köle Olanların Durumu Daha Acıklı İdi. Ayrıca Müslüman Olanlara Bizzat Kendi Aileleri Türlü Türü İşkenceleri Reva Görebiliyorlardı. İslam'ın En Azılı Düşmanlarından Olan Ümeyye B.halef'in Kölesi Olan Bilal- Habeşi (ra) Bazen 24 Saat Aç Susuz Bırakılıyor, Bazen De Boynuna İp Takılarak Mekke De Ücretle Tutulan Çocukların Tarafında Sokak Sokak Dolaştırılıyordu, Buna Rağmen Taviz Vermeyip Yüzlerine Karşı 'allah Birdir' Diye Haykıran Bilal-i Habeşi'yi Efendisi Ümeyye B. Halef Kavurucu Sıcaklar Altında Sırtını Güneşin Sıcaklığından Ateş Parçası Haline Gelmiş Kızgın Taş Ve Kumlara Sürttürüp Yaktırır. Ağzına Güneşte Kurumuş Bir Lokma Et Verdikten Sonra Göğsüne Kocaman Bir Kaya Parçası Koydurur Ve Lat Ve Uzza'ya Tapmadıkça Azaba Devam Edeceğini Söylerdi. Hz.bilal'in 'allah Birdir' Demeye Devam Etmesi Üzerine Çileden Çıkan Ümeyye B. Halef İşkencesini Hz. Bilal Bayılıp Kendisinden Geçene Dek Sürdürürdü. Hz.ebubekir'in Telkin Ve Vesilesi İle İslam'a Giren Osman B. Afvan Da, İlerlemiş Yaşına Rağmen, Amcası Tarafından İşkenceye Maruz Bırakılmıştır.yine Hz.ebubekir'in Delaletiyle Hz. Osman ' Dan Hemen Sonra Müslüman Olan Talha B. Ubeydullah Kureyş'in Azılı Pehlivanlarından Nevfel B. Adviye Tarafından Bir İple Bağlanıp İşkenceye Tabi Tutulmuştur.
kureyş'in İleri Gelen Ve Zengin Ailesine Mensup Olan Halid B.said (ra) Bir Gece Rüyasında Allah Resulü'nün Kendisini Cehenneme Atmaya Çalışan Babasından Kurtardığını Görmüş Ve Bu Rüya Üzerine Müslüman Olmuştur.oğlunun İbadet Ettiğini Duyan Babası Ebu Uhayha Vazgeçmesi İçin Israr Etti. 'hz.muhammed'in Dinini Asla Bırakmam' Şeklindeki Cevap Üzerine, Elindeki Sopa Kırılıncaya Kadar Oğlunu Döven Uhayha, Onu İaşesini Kesmekle Tehdit Etti.oğlunun 'rızkı Veren Allah'tır' Şeklindeki Mukabelesi Üzerine İyice Hiddetlenen Ebu Uhayha Onu Hapsettirerek Günlerce Aç Susuz Bırakmaktan Çekinmemiştir. İlk Müslümanlardan Olan Sa'd B.ebi Vakkas Da, Annesi Tarafından Zulme Uğratılmıştı.
hüzün Yılı (m.620)
üst Üste Gelen Acı Hadiselerin İlki, Hz. Peygamber'in Dört Yaşındaki En Büyük Oğlu Kasım'ın Vefatı Oldu allah Resulü Çok Müteessir Olmuştu.oğlunun Cenazesini Taşırken Karşıda Duran Kuaykıan Dağına ; "ey Dağ! Benim Başıma Gelen Şey, Senin Başına Gelseydi, Dayanamaz Yıkılırdın.", Demesi Bu Derin Teessürünün Bir İfadesidir. Henüz Kasım'ın Vefatının Hüznü Dağılmadan Allah Resulü , Diğer Oğlu Abdullah'ı Da Kaybetti. Bu Acı Hadiseler Sebebiyle Allah Resulü Ve Müslümanların Kalpleri Kan Ağlarken, Müşrikler Taziye Etmek Şöyle Dursun, Sevinçlerinden Ne Yapacaklarını Şaşırıyorlardı. Hatta İçlerinden Ebu Cehil Ve As B. Vail İşi Daha İleri Küfür Yasakürerek: " Artık Muhammed Ebterdir, Nesli Kesilmiştir.", Diye Alay Edecek Kadar Küstahlaşmışlardı.bu Lakaba Oldukça Alınan Allah Resulü'nü Teskin Etmek Üzere, Allah(cc) Kevser Süresini İnzal Buyurmuştur. " Doğrusu, Biz Sana Kevseri İhsan Etmişizdir. Öyle İse Rabbin İçin Namaz Kıl, Kurban Kes. Asıl Ebter, Şüphesiz Seni Kötüleyendir." bir Müddet Sonra Amcası Ebu Talib Hastalandı. Artık Ölüm Döşeğinde İdi. Allah Resulü Bir Yandan Kendisini Korumak Uğruna Herşeyini Feda Eden Çok Sevdiği Amcasını Kaybedeceğine Üzülürken, Bir Yandan Da Kelime-i Şahadet Getirerek Müslüman Olmasını İstiyordu.bu Sebeple O Hastalığı Boyunca Amcasının Yanında Pervane Olmuş Defaatle Kelime-i Şehadete Çağırarak; " Ey Amcacım, Gel Sen 'la İlahe İllallah'de De ,onunla Sana Ahirette Şefaat Edebileyim ", Teklifinde Bulunmuştu. Amcası Bu Teklife : " Vallahi Benden Sonra Sana Ve Atalarının Oğluna, Çok Yaşlanmaktan Dolayı Bunaklık Atfetmeleri Korkusu Olmasaydı. İstediğin Şeyi Söyleyip Sana Tabi Olurdum. Kureyş, O İstediğin Sözü, Ölümden Korkarak Söylediğimi Zannedecekleri İçin Söylemeyeceğim." Dedi. Allah Resulü'nün ; " Ey Amca, Şunu Bilmelisin Ki ,allah Tarafından Alıkonuluncaya Kadar, Senin Affedilmeni İsteyip Duracağım." Sözleriyle Mukabele Etmesi Üzerine Allah (cc) Resulünün Şahsında Mü'minlere Şu Ölçüyü İnzal Etti ; " Hakikat Sen ,her Sevdiğin Kişiye Hidayete Erdiremezsin. Fakat Alla'tır Ki , Kimi Dilerse Ona Hidayet Verir Ve O Hidayete Erecekleri Daha İyi Bilendir." ( Kassas,56 / Tevbe,113 ) ebu Talib'in Vefatından Üç Gün Gibi Kısa Bir Süre Sonra Da, Hanımı Hz. Hatice'yi Kaybetti.teslimiyeti, İtaati Muhabbet Ve Merhametiyle Allah Resulü'nün Kalbinde Taht Kuran Hz.hatice'yi Kaybetmek,allah Resulünü Derin Bir Teessüre Boğdu.ona Karşı Müstesna Bir Sevgisi Vardı.en Büyük Destek Ve Tesellicisi İdi.vefatından Sonra Dahi Onu Hiçbir Zaman Unutmadı Ve Rahmetle Andı. Öyle Ki Hz. Aişe, Hayatta Olmadığı Halde En Çok Hz.hatice'yi Kıskandığını İtiraf Etmiştir. Allah Resulü'nün Şu Sözü Onun Allah Katında Ve Mü'minlerin Gönlünde Ne Kadar Ulvi Bir Yeri Olduğuna Delalet Eder: " Kendi Zamanındaki bayanların Hayırlısı İmran Kızı Meryem İdi. Bu Ümmetin bayanlarının Hayırlısı Da Hatice'dir." doğmadan Önce Babasını,altı Yaşında İken Annesini Kaybederek Öksüz Ve Yetim Kalan Allah Resulü, Amcasını Ve Hanımını Kaybetmekle Belki De İkinci Kez Öksüz Ve Yetim Kalmıştı. Yüklendiği Bu Çile Ve Hüzün Dolu Hadiselerden Ötürü Bu Yıla " Hüzün Yılı " Denmiştir. insanlığı Hakka Ve Hakikata Sevkedip Dünya Ve Ahiret Saadetlerini Sağlamak Üzere Allah Teâlâ Tarafından Gönderilen Peygamberlerin Sonuncusu Ve Alemlerin Rahmeti Olan Peygamber Efendimiz, Genellikle Kabul Edildiğine Göre 20 Nisan (12 Rabiulevvel) 571 Pazartesi Günü Mekke'de Doğdu. İslâm Tarihi Kaynakları, Hz. Peygamber'in Nesebi Ta Hz. Adem'e Kadar Sıralanan Şecere Tabloları İle Belirlemişlerdir. Bu Kaynaklarda Hz. Peygamber'in Yirminci Göbekten Atası Olan Adnan'a Kadar İttifak Edilmiş, Ancak Adnan'dan Sonra Verilen İsimlerde Bazı Farklılıklar Ortaya Çıkmıştır. Ama O'nun Hz. İbrahim'in Oğlu Hz. İsmail Soyundan Olduğunda Şüphe Yoktur. Buna Göre Adnan'a Kadar Rasûlullah'ın Şeceresi Şöylece Sıralanır: Muhammed B. Abdullah B. Abdülmuttalib B. Hâşim B. Abdümenâf B. Kusayy B. Kilâb B. Mürre B. Ka'b B. Lüeyy B. Gâlib B. Fihr B. Mâlik B. En-nadr B. Kinâne B. Huzeyme B. Müdrike B. İlyas B. Mudar B. Nizâr B. Me'add B. Adnan.
|