|
 |
« : 07 Mart 2007, 17:37:22 Çrş » |
|
Sana uzaktan bakıyorum. Sana bakmak inanılmaz mutlu ediyor beni. Sen gidince aklım da senin peşinden sürüklenip gidiyor, yüreğim de.. Yanında biri mi var, ona bir şey mi söylüyorsun, onunla gülüyor musun.. içim yanıyor. Ama senden sonra gördüğüm o insan birden senden biri oluyor. Senin baktığın her yer artık güzel, senin konuştuğun her insan, özel oluyor.
Sen evine şu yollardan gidiyorsun. Ardından yürüyorum. Beni fark etmiyorsun. Önünden geçtiğin evlere, gölgesinde yürüdüğün ağaçlara, her gün bindiğin otobüse bakıyorum. Senin gözünle bakıyorum. Sen yokken de o yollardan defalarca geçiyorum. Senin kokun, senin havan, senin auran sinmiş havaya.. Sanki seni soluyorum.
Akşamları ne yaparsın acaba? Sofraya oturduğun zaman yanında kimler var? Hangi yemeği severek yersin, neyi sevmezsin? Kitap okur musun? Hangi kitapları seversin? Ne tür filmlerden hoşlanırsın? Televizyon izler misin? Gece sokağa çıkar mısın? Arkadaşlarınla en çok neye gülersin? En çok kim kızdırır seni..Hangi futbol takımını tutarsın?
Bilmeliyim. Senin hakkındaki bütün ayrıntıları öğrenmeliyim. Çünkü ben de o filmlere gideceğim, ben de o dizileri izleyeceğim, ben de o yemekleri seveceğim ya da nefret edeceğim. Bilmeliyim. Baştan kuruyorum dünyamı. Seninle yaşamaya başlıyorum.
Onca kalabalığın içinde, karmaşık yaşamın ortasında eğer sen varsan daha seni görmeden bir kuş gibi çırpınmaya başlıyor yüreğim. Bir ışık çarpıyor yüzüme, bir sıcaklık yürüyor göğsümde. Anlıyorum ki sen varsın. Sen ordasın. Sen gelmişsin. Bakmadan, başımı çevirip seni görmeden varlığının farkındayım.
Ey uzak uzak baktığım.. göz göze gelmeden, saçını okşamadan, değil bir rüyayı bir cümleyi paylaşmadan sevdiğim sevgilim. Bir aşk filiz verdi, fidan verdi, kök saldı içimde. Onu sana göstermek için ömrümü veririm.
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 07 Mart 2007, 17:39:14 Çrş » |
|
Özlem üzerine aşk mektubu
Sevgilim
Sen gideli kaç saat oldu ? Kaç gün geçti, kaç hafta..? Saymadım.. Bana yüzyıllar geçmiş gibi geliyor. Son anda sen giderken gözlerinin buğusunu bıraktın.. Şimdi sis içinde bütün dünya. Çiçekler gözyaşlarımı içti, sen onları kırağı sanırsın, çiy sanırsın.. oysa hepsi benim gözyaşlarımla ıslak..
Sevgilim özlüyorum seni.. Bir balta indirildi, içimden bir ağaç köküyle devrildi. Gözlerimden akan yaştan belli değil mi, içim kanıyor. Özlem bir bulut gibi sarıyor beni, kuşatıyor . Seni sevmek bir sonsuzluk gibi büyüyor içimde. Haftanın her gününe, geçen her saate senin adını verdim. Senin adınla başlıyor mevsimler, yıllar sen varsan içinde, geçerli...
Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme. Damlalar yüreğime vuruyor. Gecenin karanlığında bir başınayım.Uykularım bölük pörçük. Bütün rüyalarımda sen.. gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor. Sonra bir rüzgar alıp seni, benden uzaklara Küfür Yasakürüyor.
Geceler boyu sabahlayıp uğruna, boşluğa düştüğüm sevdiğim, bir tanem, gözbebeğim.. Yüreğimden mühürlendim sana.. Şiirler havalanıyor kuşlar gibi, şarkılar ağlıyor yokluğuna.. Sevgilim hayatı sende buldum ben, tükenirsem sen tüketirsin beni.
Yoksun, gittin, tek başına koydun... Bu nasıl bir özlemdir, kendi gövdem ateşten bir gömlek.. yanıyorum..Yetti artık, yetiş n'olur dayanamıyorum.
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 07 Mart 2007, 17:41:45 Çrş » |
|
Ayrılık üzerine aşk mektubu
Sen gittin.. Bir zifiri karanlık, bir zından yalnızlığı, ağır bir boşluk bıraktın geride. Gittin ve dönmeyeceksin bir daha. Haklısın gidişinde, bu aşkı bitirmekte haklısın. Tek söz söyleyemedim. Yüzüne bakamadım. Karşında ağlamadım. Eridim, tükendim, bittim. Sonsuzlukta bir insan nasıl olur.. sesi soluğu nasıl duyulur?
Elveda aşkım.. Elveda sevgilim. Sen kendini hiç böyle gereksiz, böyle değersiz, böyle yapayalnız hissettin mi? Ayrılık ölüm kadar acı ve soğuk.Aynalara bakıyorum. Aynada gördüğüm ben değilim. Gözlerim cehennem ateşi.. dudaklarım mühürlenmiş. Ellerim titriyor. Yüreğim kızgın demirlerle dağlandı. Yokluğunun bedeli çok ağır sevgilim.
Sevinçlerim, hayallerim, umutlarım, renkli dünyam elveda.. Elveda yaşamak.. Yaşamın anlamı elveda. Kimse farkında değil yokluğunun. Sensiz ne hallerde olduğumu kimse bilmiyor. Anlamıyor yitip giden bir aşkın kederini.
Düne kadar en yücesini yaşadım mutluluğun, ayaklarımın altından kayıp gidiyordu toprak, denizlerin ovaların üstünde uçuyordum. Güneş kadar yakındı bana aşk. Güneş kadar sıcak ve parlak. Bıraktın birdenbire, kanatlarım kesildi. Hızla çakıldım yere, boşluğun içindeyim, şimdi hiçbir şeyim.Oysa dünyanın en zenginiydim. Bütün çiçekler bizim için açardı, bizim için ballanırdı meyveler, ekinler bizim için bereketli, sular bizim için çağlardı. Şimdi toz duman içinde kızgın bir çöldeyim. Yönümü yolumu şaşırdım. Sam rüzgarlarına bıraktım gövdemi, sürüklenmekteyim.
Sen bensiz nasılsın, bilmiyorum. Rahat mısın, mutlu musun, bu kadar çabuk beni unutur musun?.. Nasıl birden mazi olursun?
Düne kadar gözlerinden aşkı içtiğim, dudaklarında yüreğimi erittiğim, uğruna bıçaklar çekip dünyaya meydan okuduğum ey sevgili nerdesin? Kimlesin?.. kimlerlesin?.. Kimlerle oynaşır gönül eğlersin? Ben burada, terk edip gittiğin yerdeyim.
Elveda aşkım.. Elveda birtanem.. Elveda sevgilim! Elveda sana...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 07 Mart 2007, 17:43:32 Çrş » |
|
Bir umut mektubu
Gelmeni isterdim görmeyi istediğimde seni. Görmeni isterdim yalnızlığı dinlediğimde beni. Duymanı isterdim yalnızlığa anlatırken seni. Okumanı isteridim sana yazdığım şiirleri. Her gün yeni bir umuttu seni görebilmek için. Her gün yeni bir umuttu duygularımı sana anlatmak için. Çekindim sana açılmaktan, korktum hayır demenden. Korktum çünkü, yıkılırdım hayır demenden. Bir daha konuşamazdim bakamazdim sana. Umut eddim çaresizliğe düştüğümde. Hayal ettim seni özlediğimde. Senin için hissettiklerimi anlatmak istededim. Ama olmadı bir türlü, O ilk sözcüğü bulamdım. Belkide hiç yazmamalıydım bunları, unut boş ver diyemiyorum ama. Zaten olmaz diyeceksin sakın cevap yazma diyemiyorum. Sadece bil geceleri sen uyurken adının sayıklandığını. Sadece düşünüldügünü bil bir yerlerde. Ama biliyorum seni görmeden yapamam. Uzaktan sezsizce izlerim seni ama sen farketmeden. Düşünüyorum yarinlar var, üzülüyorum sensiz yarinlar olur diye. Her zaman gönül ilişkilerim ters gitti. Her zaman bir bakış aradım, bir ses aradım taki o güne dek. Daha önce duygularımı anlatmak istedim ama hissettiklerimden emindeğildim. Şimdi eminim ama umarim artik çok geç degildir. O gün senle konuştuktan sonra hiç şansimin olmadigini anladim. Ama içimdeki haykırışa dur diyemedim. Bilsem ki bir daha beni görmek istemesende. Yinede sana duygularımı ifade etmek istededim. Hayırda bir cevap değilmidir zaten kendimi her türlü cevaba hazırladım. Yazmayı bırakamıyorum sanki seni bana daha çok yakınlaştırıyor. Bilmiyorum benim sana karşi hissettiklerimi bana karşi hissedecekmisin. Ama emin olduğum bir şey varki yazdıklarımı okuduktan sonra. Hiç bir şey ayni olmayacak iyi veya kötü. Hayal ettim bir gün bir yerde seninle bir güzel günü. İsminin baş harflerinden şiirler yazdım sana okumak istedim okuyamadım. Her yıldız kaydığında bir dileğim vardı senin için. Radroda çalan her şarki sanki seni anlatiyordu seni hatirlatiyordu. Sana yazdığım son şiir yarıda kaldı bir eksik var gerisini yazamıyorum. Bir gün eğer senden uzak kalırsam karanlık bir yağmur gibi. Canımı sıkarsa yaşamak yine resmine bakarak hayal ederim seni
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 07 Mart 2007, 17:44:24 Çrş » |
|
Dayima MEKTUP
Bizi ilk unuttugun,göz göze vedalasamadıgımız son gece icin aglıyorum. Haziran 2000.
Hani yaz derdin ya,iste yazıyorum dayim,bin bir acı icinde, bin bir zorluk pesinde,seni yazıyorum. Okuyamayacaksın ama en azından hisset.Seni cok özlüyorum.
Baslangıcın sonunu görmek gözlerinden. Dur!!! Ne olur ölme dayi. Ne olur ölme.Mevsimin duygularımı darmadagın ettigi bir zamanı yasatıyorsun bana. Kaldı ki ben henüz hazır degilim senin cekip gitmene. Neden konusmuyorsun,neden gözlerini acmıyorsun bana. Hic böyle görmemistim seni. Hic böyle tepkisiz yatacagını beklememistim. Nereye gidiyorsun dayimm, hani senin anlatacagın öyküler bitmeyecekti,hani yasadıkların tükenmeyecekti. Nereye gidiyorsun dayim,böyle izinsiz böyle konusmadan,neden bırakıyorsun bizi.
Konusmaya calısıyorsun,mırıldanıyorsun gözlerin kapalı olarak.İcim parcalanıyor,gözlerine bakıyorum, gözlerin acılmıyor,dudakların birlesmiyor,nefes alıp verdikce sen, ben nefessiz kalıyorum.Yasadıklarımız geliyor aklıma, eski bir filmin yıpranmıs görüntüsünde bogusur gibi. Odada herkes suskun,herkes birbirinin yüzüne bakıyor anlamsızlık kovalarcasına,herkes birbirinden kacırıyor gözyaslarını. Ki sen dayim, bunları asla görmüyorsun, hissetmiyorsun bile. Öylece yatıyorsun karsımda.
Biliyor musun,ben ellerinde büyürken sana cok yalan söyledim. Bahceye bıraktıgın zemzem suyunu ben döktüm ciceklere. Catıda kedi kovalarken ben kırdım bütün kiremitleri. Bacanın icini ben doldurdum taslarla.Ben yaktım bütün kibritleri yatagın altında.Ben sakladım bütün kapıların anahtarlarını.Bunları sana itiraf edemedim dayim, Sana söyleyemedim bütün bunları,cocukluguma ver daha 11 yasindaydim .Kulaklarımı cektigin zamanlara say dayim. Biliyorum yetmeyecek ama,elimden bir sey gelmiyor.Seni cok sevdim,her zamanda cok sevecegim.Bütün bunlar icin beni affedecek misin ki dayim.
Sen yatıyorsun ya karsımda simdi.Ben hatırlıyorum, Belimden rahatsiz oldugum zamanlarda beni sırtında tasıyıp ta, doktorlara Küfür Yasakürdügün günler geliyor aklıma. Hani ögretmenlerim bana inanmamıslardı da,sende onlara kızmıstın. Sırtlanıp beni eve getirmistin. cok iyi hatırlıyorum bu olay evin bacasına tasları doldurdugum günün ertesi olmustu. Sende hatırlıyor musun simdi dayim. Hadi gözlerini ac, bir seyler söyle bize. Bak herkese nasılda ölümü hatırlattın bir anda. Bir anda atılan kahkahaları,sohbetleri,nasılda kestin keskin bir bıcak gibi. Megerse seni seven ne cokmus dayimm. Bak herkes yanı basında seni seyrediyor. bak şaşkın yigenin burda ac gözünü. Uyan be dayim,uyanda bir bak gözlerimize.Bak nasılda kızıla calan gökyüzü gibi yüregimiz kar topluyor.
Ne oldu da böyle sana tenimizi yakan bir haziran ortası.simdi yanı basında herkes umutsuzca bekliyoruz. Umudu yitirmenin,her yeni gelen güne umutsuzlukla merhaba demenin acısını cekiyoruz icimize.Gözlerim kacırıyor beni senden uzaklara.Cevreme baktıgımda tebessümü unutan yürekler sarıyor dört bir yanımı. Yasamanın ucuzlugu,nefes alıp vermenin zorlugu tıkanıyor bogazıma. Ben hayatı böyle bilmezdim dayim.Ben hayatı böyle tanımazdım. Belki gözlerini acar da,bize yine avcı arkadaslarınla yasadıgın maceraları anlatırsın,belki kulagima egilip sesizce Aysey le konustum dersin ve seninle gecenlerde konustuklarimizi Ayseye anlattigini duydum sen bittin kizim dersin.Kim bilir.
İlgisiz seylerden acı cekiyorum artık.Baktıgım her yerde yatagında hıckırıklara tutulmus yorgun bedenin geziniyor.Hareketsiz ellerin,tepkisiz parmak ucların. Sıkıyorum soguyan ellerini.Gözlerimi hic böyle yormamıstım aglarken. Böyle hic yutkunmamıstım sessizligi.Suskunlugu böylesine telaffuz etmemistim dayim.Senden tebessüm etmeni bekliyorum.Son kez gülümsemeni istiyorum bana.Beni unutmamanı istiyorum dayim.Beni unutma,tıpkı benim seni unutmayacagım gibi ,bizim seni asla unutamayacagımız gibi.
Biliyorum vedaların dönüsü vardır,ama senin bana bırakacagın,o dag gibi yüreginden kücücük kelimelerle bir elveda.Simdi izin verirsen,son kez öpüyorum dayim seni.Bayramlarda ve kandil gecelerinde görüsemeyecegiz artık,hafta sonları daglara cıkamayacagız seninle.Ama eninde sonunda bulusacagız.Biliyorum. Bu yüzden,simdilik elveda dayim,elveda...
Bir gün gelirde unuturmus insan, En sevdigi hatıraları bile, Bari sen her gece yorgun sesiyle, Saat on ikiyi vurduğu zaman, Beni unutma, Cünkü ben her gece o saatlerde, Seni yasar ve seni düsünürüm, Hayal icinde perisan yürürüm, Sen de karanlıgın sustugu yerde, Beni unutma..
bunu buraya ekledim ama sevgiliye yazilmis ayrilik mektupu degil SEVGILI DAYIMA yazilmis bir mektup... ... ...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 07 Mart 2007, 17:48:10 Çrş » |
|
bu mektup kime?
Simdi Bir Mektup Yaziyorum Fakat Mektubun Ulasacagi Kimse Yok.öyle Kim Oldugunu Bilmedigim Bir Kisiye Yaziyorum.sebepsiz Bir sekilde.icimde Anlamadigim cözemedigim Bir His Var.bu His Yazdiriyor Mektubumu.konusuna Gelince Sevgi,özlem,hasret,keder....vs.anliyacagin Konusu Da Yok..anlamiyorum,anlasilmiyorum.sanki Kimse Beni Farketmiyor.sanki Yasamiyor Gibiyim.yillardir Bu Mektubun Sahibini Ariyorum.fakat Kendimden Baska Kimse Olmuyor Yanimda.dertlerimi Kendim Dinliyor Kendim cözüm Buluyorum.bulamadigimi Da Atiyorum Icime Buruk Bir Duyguyla.hickira Hickira Aglamak Istiyorum.tüm Gücümle Haykirmak Geliyor Icimden.ama Bir Türlü Nedenini cözemiyorum.belki Candan Bir Dost Belki Beni Sevebilecek Bir Insan Ariyorum.insanlari Anlamak cok Zor Anlasilmak Ondan Da Zor.insanlar Degismis cok Farkli Bir Yapi Olusmus Beyinlerde.artik Sevgiler De Zorlasiyor.kimse Kimseyi Sevmiyor Kimse Birbirini Dinlemiyor.etrafimda Tutunacak Hic Bir Dal Yok.gecelerin Sessizliginde Kendi Sessizligimi Dinliyor Kendi Sessizligimle Sohbet Ediyorum.her Sohbette Yine Ayni seyleri Konusuyoruz.ne Olacak Bu Halim.....seviyor Sevilmiyorum..özlüyor özlenmiyorum.terketmiyor Terkediliyorum.deger Veriyorum Deger Verilmeyi Birak Degerlerime Deger Verilmiyor.böyle Degersiz Bir sekilde Bu Zor Yasamda Yasamaya calisiyorum.aslinda Bu Hayat Herseye Ragmen Yasanmaya Deger Fakat Boguluyorum.mutlu Degilm Arkadasim Mutlu Degil.yine Derin Bir Nefes cektim...her Günüm Bir önceki Günden Daha Zor.vücudum Dayansa Da Bu Hayata Beynim cok Yoruldu Artikbu Hayatta Gercekten Mutlu Insan Var Mi Acaba.hic Derdi Kederi Olmayan Seven Sevilen...gercek Bir Arkadas Gercek Bir Sevgili Tek Istedgim.sadece O Ve Ben.hani Sorarlar Ya Issiz Bir Adaya Düssen Yaninda Kimin Olmasini Istersin Diye..bu Mektubun Sahibi Olsun Isterim.belki cok Ilerde.belki Hic.... Karsima Hic Kimsenin cikmiyacagindan cok Korkuyorum.bana Bu Mektubu Yazdiran His Te Bu Korku..acabasu Anda Nerdesin Ne Yapmaktasin.hic Görmedigim Bir Evin Penceresinde Mi?...of Ne Olacak Halim...tek Dilegim En Yakinda Zamanda Görüsmek üzere..
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 07 Mart 2007, 17:50:02 Çrş » |
|
Olmayana Mektup...
Günaydın Kelebeğim.. Yıldönümümüz kutlu olsun.. Sana en sevdiğin çiçekten buket yapıp gelmek isterdim sana ama biliyorsun bu mevsimde açmaz en sevdiğin çiçekler..Sana sadece gülümseyen yaşlı gözlerimle sevdamı buket yapıp geldim.. Yedi sene..Sensiz nefes almakta zorlandığım koskoca yedi yorgun sene.. Sakın nasıl geçirdin diye sorma bana..!! Bilmiyorum.. Bak yine yaptım aynı şeyi... Seni düşlemeyi.. Yani aslında sen yokken, seninle yaşamayı bu denli nasıl becerdiğimi anlayamıyorum… Hep böyle oluyor.. Aklıma geliyor bazen konuştuklarımız ve düşlediklerimiz… Ben bu hayatı bırakıyor, onları seninle yaşamaya başlıyorum.. Biliyorum bu pek sağlıklı değil ama hoşuma gidiyor… Bir tercihse eğer bu, ben bir ölüyle yaşamayı çoğu zaman tercih ediyorum.. Üstelik isteyerek ve bilerek ve severek.. Hadi kelebeğim uyan..Kalk yattığın yerden..!! Uyan ve aç gözlerini..Bak ben buradayım,yanındayım..Hep sana söz verdiğim gibi mağrur ve gururlu,yüzümde gülümsemeler,gözlerimde yaşlarla buradayım..Hadi kalk ne olursun ..!! Offf… Neden yoksun sanki şimdi.. Geceleri içtiğim sigaraların haddi hesabı yok biliyor musun? Bilmiyorsun..Bilseydin çok kızardın bu kadar sigara içtiğim için.. Şöyle bir maziye bakıyorum da.. Ne güzel günler yaşamışız beraber.. Ama şimdi sen gittin uzaklara yoksun yanımda.. Hatırlar mısın? İlk buluşmamızı, ilk bakışmamızı..İlk seni seviyorum deyişini.. Elbette hatırlarsın sende benim gibi.. Hiç unutamıyorum ki.. İlk günden beri seviyordum seni ve en sonunda sen benim hayatımdaydın.. Evet ama şimdi neden yoksun.? Sıcaklığın, kokun, birlikte sabah uyanmalarımız bile çok güzeldi.. Neden gittin sanki.. Beni buralarda bırakıp neden gittin.. Ama beni duymuyorsun.. Ben her zaman ki gibi geceleri yine yalnız, yine mutsuz ama hep umutla bekleyerek geçiriyorum.. Belki dönersin, belki bana tekrar o sıcacık gülümseyişinle gülersin diye.. Belki tekrar bana sarılıp, benimle uyursun diye..Biliyorum bu bir daha hiç olmayacak ama ben yinede bekliyorum.. Senin bana gelemeyeceğini bildiğim için bazen denedim sana gelmeyi, çok istedim.. Yapamadım.. Başaramadım..Belkide senin kadar sevemedim ..!! Bağışla beni..
Bir damla yaş bıraktın ardından, kalbimin en körpe zamanında damarlarından fışkıran... Yokluğuna hazırlıksız yakalanmıştı ufacık bedenim... Suçlusu sen değildin elbet kelebeğim bu erkenden gidişin... Ne yazık ki erken düşmüştü alnına İlahi adalet.. Yüreğim yansa da bitmeyen hasretinle çaresi yoktu bu ebedi gidişinin, hep dilimde "Ya Sabır"…
Bugün tanışma yıldönümümüz... Senden sonra kimseyi sevemediğim gün. Olmasan da şu an yanımda, benden sana bir kutlu günün daha armağan olsun... Mermerlerinin başında ettiğim dualarım kır çiçekleriyle gönlüne dolsun.. Bir gün kavuşana dek biz, başucunda bir damla yaş hep seni bekleyecek..
Bir melek vardı masallarımda…seni getirdi!...uzaklarda bir adam ağlasa da, geride bıraktığın aşkınla! sen dualarıma mahzar oldun her gece! şimdi sensizlik bedel, günahla yıkanmış sevdaya! her aşk ardına saklar acısını ya! ben acılara sarıldım!... sen yanımda olmayınca!
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 07 Mart 2007, 17:51:21 Çrş » |
|
Sahipsiz Mektub Biliyorum okumayacaksın, ama yine de yazıyorum.
Okumayacaksın, cünkü göndermeyecegim.
Belki masamın cekmecesinde, belki giymedigim bir gömlegin cebinde bulacaklar yıllar sonra.
Kimi ask mektubu diyecek, kimi umut dolu bir mektup... Kimi cümlelerin ictenligine baglanacak, kimi soruların sertligiyle irkilecek... Eski bir kagıt olacak su an elimde tuttugum kagıt süphesiz. Bazı harfler okunmayacak, bazı soru isaretleri de öyle. Kimi sorularım yargı gibi anlasılacak. Kimi noktalarım da silinecek. Bitmemis cümleler kalacak yıllar sonra, bugün bitirdigimi sandıgım pek cok hatıradan geriye...
Seni mutlaka merak edecekler. Seni suclayanlar cogunlukta olacak. Benim kendimi suclayan ifadelerimden bile bana acıyan cıkacak. Senin güzel olduguna hükmedecekler hemen. Güzel degilsen bile alımlı oldugunda hemfikir kalacaklar. Seni sevdigimi tartısmayacaklar bile. Ama senin beni sevip sevmedigin konusunda birbirlerine girecekler.
Sen okumayacaksın, ama okuyacakmıssın gibi yazıyorum yine de. Okumayacaksın, cünkü göndermeyecegim.
Yazdıktan sonra yırtıp atmayı da düsünmüyor degilim. Yakmak, aklımdaki bir baska cözüm. Ama hayır, saklayacagım. Okumayacak olsan da kelimelerimi sevdigini biliyorum. Sevdigin icin, benim sana bir seyler yazdıgımı hissedecegini biliyorum. Ben yazarken icinin ürperdigini, gülen yüzünün hüzünlendigini, konusan dilinin suskunlastıgını, aklının karıstıgını, kalbinin küt küt attıgını hissediyorum. Belki sırf bu yüzden yazıyorum. Yazmıyorum da sanki sana dokunuyorum. Sanki kagıdı katlamıyor, sana sarılıyorum. Mektubu saklamıyorum da sanki seni unutmaya calısıyorum.
Hayır, okumayacaksın. Okumayacaksın cünkü göndermeyecegim.
Göndermeyecegim, cünkü adresin yok. Belki postacıya tarif etsem bulur seni. Ama önce beni cok iyi tanıması gerek. Benim de onu. Tanıması yetmez anlaması da sart. Benim de onu. Benim icin senin ne anlam ifade ettigini iyi bellemesi gerek. Bellemeli ki seni bulabilsin. Bellemeli ki seni bulmak ayaklarını yormasın, aklını usandırmasın. Ama göndermeyecegim bu mektubu. Okumayacaksın.
Bu mektubu göndermeyecegim. cünkü sahibini bilmiyorum. Seni seviyorum(dum) ama kimsin bilmiyorum. Ne yüzünün sekli, ne sesinin tonu, ne oturdugun evin manzarası. Hangi vurguyla cıkar agzından sevgin ve öfken? Hangi renkleri seversin? Yemek önüne gelince elin gayri ihtiyari tuzluga gider mi? Bulmaca cözerken en cok hangi soruda takılırsın? Büyüyünce ne olacagını söylemistin kücükken? Telefon gelince kosar mısın? Mektup alınca ne hissedersin? Seni korkutan bir kapı zilinin sebebi olmak istemem.
Hayır göndermeyecegim. Bu mektubu okumayacaksın.
cünkü ben ne istedigini bilmeyen biriyim. Ayaklarım yere saglam basmaz asla. Kararlılıklarım yoktur, asla ama asla diyecegim prensiplerim de. Kalabalıklar icerisinde kolay secilmem. Kütüphanelerin en dikkat cekmez kitabıyımdır. Bazen öyle korkak, bazen öyle sıradan, bazen öyle ufak tefegimdir ki... fark edemezsin beni.
Bu mektubu göndermeyecegim. cünkü ben yokum.
Göndermeyecegim... cünkü sen de yoksun!
Kimi sevsem.. >Onun hep uzakta bir sevdigi vardı, >Unutamadıgı ilk askı ya da terk edip giden sevgilisi.. >Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi >anlatmalarını sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim. >Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyiydim; >Bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden! >..tek bir isteğim olurdu. 'Ne olur, bir daha beni aramayın! >Çünkü ben kolay unutamıyorum. >Böyle derdim Ama yine de ararlardı beni.. >Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben >gelirdim.. >O, yedek sevgili!
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 07 Mart 2007, 17:53:28 Çrş » |
|
cevabı olmayacak bir mektup...
tadına doyamadığım, uğruna hayaller kurduğum, sensizlik işliyor bedenime yudum yudum...
birgün uğrarsın belki buralara, beni görürsün uzaktan, umursamazsın yada bakmaya bile zahmet etmez, gülüp geçersin... bir akşam üstü uğrarsın... ayak üstü... gözüne çarpar boş çardaklar, bilmem ben olmadan nasıl oturursun oralara? yada ben olmadan dahamı hoşuna gider? ben sensiz ne zaman gitsem, ne zaman baksam oralara, bir bilsen nasıl gücüme gider... üzülmüyorum, benim gibiler oldukça senin gibiler ezer geçer ve ardına bakmadan gider...
bir gün uğrarsın belki buralara ve bu gün olduğu gibi yine çeker gidersin... üzülmüyorum... avutacak birşeyler var beni... düşünüyorum; terk edilmek herkesin kaderinde var... an gelir, sende seversin delicesine ve terk edilirsin diye diliyorum... seninde gözlerine yaş olur yağmurlar... için için yanarsın, yaran deşilir kanarsın... seninde başına gelir, çünkü suçlar cezasız kalmaz biliyorum....
gittin... küçük çocuklar gibi kimsesiz kaldım şimdi... mühürledim kalbimi,kördüğüm bağladım umutlara,sana susadım şimdi... özledim be tadına doyamadığım, uğruna hayaller kurduğum... gittin... neredesin şimdi? gönlümün kıyılarına vuran her dalganın sebebi sensin artık... kalbime yara olan, benliğimi benden alan herşeye sebep sensin... gittin... öylece bıraktın beni ortada, mutlumusun şimdi?
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 07 Mart 2007, 17:54:54 Çrş » |
|
"Bir mektupla gittin. Gideceğini biliyordum ama bu şekilde değil. Seni havaalanından uğurlayacağımı son kez birbirimize sarılacağımızı düşünürdüm. Dün gece sana son kez sarıldığımı bilmiyordum bile acaba sen biliyor muydun? Planlı mıydı kaçışın? Yoksa sabah kalkıp vurdun mu kendini yollara?
Havaalanından dönerken bizim sokağı yürüyeceğimi düşünmüştüm. Sokağın sen tarafından hem de inat etmeden bu sefer. Çiçek kokularının daha güzel olduğunu itiraf edecektim sana eve döner dönmez yazdığım ilk mektupta. Evin sensiz ne kadar boş olduğunu anlatacaktım. Pijamalarını koklayacaktım. Ne bileyim Hollywood tarzı düşerim vardı beni terk edişinle ilgili ama sen bir sabah ansızın kapının altından attığın bir mektupla bir suçlu gibi yok oluyorsun. Bana söz hakkı vermiyorsun. Gitmeni istediğim için değildi o sözlerim sadece rahat gitmeni istemiştim. Benden kaçmadan seni tutsak etmeyecektim. Mektubunu okur okumaz terliklerini tekmeledim. Onları neden bıraktın ki alsaydın keşke tüm aldıklarınla benden. Bu sabah başladım sana yazmaya. Sana ulaşmayacağını bilsem de yazmaya. İçimi boşaltmak için bir de belki dönersen sensiz geçen yıllarımda yabancılaşmamak için. Senle bu kadar birlikteyken nasıl alışacağım sensizliğe beni yok edecek hayatımda olmaman. İşte sana göstermediğim güçsüzlüğüm. Birden su yüzüne çıkıverdi. Sen yokken nefes alamıyorum.
Hep ulaşabilecek uzaklıklar bırakırdım insanlara. Eğer çok özlersem erişebileyim diye. İlk defa özlemenin acısını çekiyorum. İçimde bir yer acıyor. Bu acı hiç geçmeyecek sanki. En büyük aşk acısı 15 gün sürermiş. 15 gün ben bu acıya katlanamam. Uyumam lazım uyumam ve hiç uyanmamam. Yok etmem lazım bu acıyı.
Seni unutmalıyım.Unutmalı ve hayatımı yaşamalıyım ama nasıl?
Bir gün seni tamamen unuttuğumda başka bir ailenin annesi olacağım. Bana anne diyen sana yabancı çocuklarım olacak. Oğlumu sana benzemediği için daha çok seveceğim. Defterlerim yok olacak,sana mektup yazmak yerine yakında doğacak kızıma yazacak kalemim. Kız kalemim eskiyecek, yıllar beni güçlendirecek, senin hayalini solduracak. Sen bir atölyede mutlaka ki yüksek tavanlı olacak, hayalindeki bayanın resimlerini yapacaksın. Bambaşka bir ailen olacak bana yabancı. Hayatın kurulmuş olacak ama düzenin olmayacak. Resimlerindeki hayali bayanın gözleri bana benzemesin diye daha bir hırsla batıracaksın mavi renge fırçayı, hayalindeki gözlerim tuvaldeki maviye inat daha da belirginleşecek. Kendi resimlerinden nefret edeceksin. Yazık benden sana hep bir nefret kalacak, umursamayacaksın. Seni kaçırdığım uzaklarda, özlemle dolu bu şehri düşünürken bir an takılacak aklına tam köprünün ortasında. Kız kulesi eteğini silkelediği için o an da yok olup gidecek gökyüzünde.Ben o anı hep hatırlayacağım.
Hayat sana iyi davranacak belki de. Bensiz daha da mutlu olacaksın. Tüm hayallerine kavuşacaksın. Kimsenin sana ulaşmadığı bir şehirde şarabının acı tadı olacak mektuplarım. Benim hayatım bambaşka kurulacak. Verdiğin sözü tutarsan eğer senin kızında yaşayacak adım.Ya da bambaşka bir adda hep ben olacağım. Sen git ve Sakın geri dönme Zaten ne denir ki geri dönse de artık beklenmeyen birine?"
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 07 Mart 2007, 17:56:16 Çrş » |
|
Sevgilerin Yalan Olduğu Şu Zamanda İhanetlerin Yalanların Kol Gezdiği Bir Yüzyılda Yaşarken Sevilene Sinirlenmemek Mümkün mü Sizce ? Hayata Zalim Deriz Kadere İsyan Ederiz Hep.Ama Bunların Hepsi Boşa Bence.Asıl İsyan Edilmesi Gereken Hayat Değil İnsanlardır.Sevginin Kıymetini Bilemeyen ve " Seni Seviyorum " Kelimesinin Anlamını Öğrenmemiş Aslada Öğrenemeyecek Olan Kişilere İsyan Etmek Sinirlenmek Lazım.Hoş Bu Ne Kadar İşe Yararsa.Evet Şimdide Sevdiğine İsyan Eden Başka Bir Kardeşimiz ve Onun Sevdiğine Yazmış Olduğunu Mektubunu Okuyalım...
Bu yazıya, "Sinirliyim 1" başlığı verdim. Çünkü merak ediyorum sen yokken kaç kez oturup böyle kendi kendime sinirleneceğim. Kavga edememek ne kadar zor biliyor musun? Herşey içimde kalıyor. Ohh yoksun ya burada kendimle kavga edip duruyorum. Oysa şimdi burada olsan iki tencere tava atsam kafana...
Dedim ya en son bir bayan toplantısında erkekleri sil baştan ele alıp ne kadar kötü özelliğiniz varsa sıraladık, işte orada da senin birkaç özelliğin çıktı ortaya... Halen unutamadığım iki şey olduğunu farkkettim içimde... Sen daha iyi bilirsin neler olduğunu. Çıkar mı içimden bilimiyorum. Birisi senin asla silemediğin kişi, diğeri benden sildiğin..... Neyse not tutmak istiyorum. Sinirlerimi... Bugün neden sinirlendim. Seninle benim baş belası maillerimiz yüzünden. Liste uzun mu uzun...
Yoksun ve seni hatırlayıp mutlu olmak dışında seni hatırlayıp sinirlerimi de bozabiliyorum. AŞk ve nefret ilişkisi bu olsa demek...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 07 Mart 2007, 17:58:03 Çrş » |
|
Seni sevmekten kaçmadım sevgili. Biliyordum ki, sevmenin de zamanı varmış meğer. Ama bir şeyi itiraf etmeme izin vereceksin şimdi. Ben senin o dupduru gözlerini sevdim en çok! Girdiğim en büyük günahları bildiğinde bile, hiçbir zaman hesap sormadı bana o gözler. Hayatta ne yaparsam yapayım, nerede olursam olayım, hiçbir zaman nerede, neden bulunduğumu sormadan, benim anlatmamı bekledi o gözler. Bakarken sadece gözlerime değil sevgili, ruhumun en ıssız yerlerine de bakmayı bildi o gözler. Yalnızlıklarımı ısıttı, içimin karanlıklarını aydınlattı, kendim olurken hiçbir hesap yapmamamı sağladı o gözler. Beni anladı, beni ben olduğum için sevdi, bana katlandı, ama benim varlığımla da ışıdı o gözler. Sevmeyi bildi, sevilmeyi hak etti, şartlı sevmedi o gözler. Hiçbir zaman yalvarmadı, sevgi dilenmedi, sadece baksana ben sevilmeye layık bir insanım demek istedi o gözler. Ölene kadar değil, delicesine değil, ben seni insan gibi seviyorum dedi o gözler. Beni severken, ey sevgili, biraz aşağıya gel, senin yanına çıkmam zor benim demedi o gözler. Sen git, ben koşarak sana yetişmeye çalışacağım. Sadece sevgini bırak avuçlarıma, çünkü bu güç verecek bana dedi o gözler. Senden çok uzaklarda olmam o kadar da önemli değil. Her istediğimde olmasa da; senin koynunda, kollarının arasında, teninin sıcaklığında uyanmayı hiçbir şeye değişmem dedi o gözler. Biliyorum ki, öfkelerime, acılarıma, kırılmalarıma, sevinçlerime, hayallerime, serseriliklerime, bana sevgiyle bakacak o gözler. Demem o ki, o gözleri sevmek, artık boynumun borcu olmuştu sevgili!
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
|