23 Kasım 2008, 02:54:38 Paz *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
4- Tehdit edici, küfürlü, örf ve adetlere karşı, nefret dolu ya da çok miktarlarda istenmeyen mesajlar göndermek; din, dil, irk ayrımına yönelik iletiler göndermek ve materyaller kullanmak; forum yöneticilerini ve kullanıcılarını küçümser davranışlar sergilemek yasaktır.
 
  Mesajları Göster
Sayfa: [1]
1  KralForumcu Hakkında / Tanışmak İstermisiniz / Ynt: Buraya Bak : 27 Ağustos 2007, 09:54:41 Pzt
Tskler Hsb
2  Kralforumcu Resim & Video / Komik Resimler / Ynt: Bir Köy Evi Tuvaleti : 25 Ağustos 2007, 08:41:28 Cts
Bence Cok Gusel Yapmis :d
3  Kralforumcu Genel / İslam ve İnsan / Geleceginizi merak ediyormusunuz ?! Asrin Sorunu.. : 25 Ağustos 2007, 03:29:26 Cts
bu Resmi Hatirliyormusunuz...



ya Bunu.. ?


peki Nerede İse Herkesin Internetin Her Yerinde Gördügü
bu Resimlerin Esasiligi Gercekligi Nedir Biliyormusunuz ?

ya Bu Resmlerin Hz .ısa İle Bi Alakasi Oldugunu Biliyormuydunuz?
ısterseniz Hep Beraber Asagalara Dogru İnip Bi Göz Atalim.



o Gelmeden Önce, Doğudan Işık Veren Bir Kuyruklu Yıldız Görünecektir.
(el-kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, S. 53)





o Yıldızın Doğması, Güneş Ve Ay Tutulmasından Sonra Olacaktır.
(kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, S. 32)




... Ne Zaman Ki Melikler Seyahat, Zenginler Ticaret, Fakirler Dinlenmek,
hafızlar Gösteriş Yapmak İçin Hacca Giderler; İşte O Zaman,
kuyruğu Bulunan Bir Yıldız Zuhur Edecektir.
(kıyamet Alametleri, S.123)


hadislerde Belirtildiği Gibi:
- 1986 Yılında (hicri 1406'da) Yani 14. Yüzyıl Başlarında "halley" Kuyruklu Yıldızı Dünyamız'ın Yakınından Geçmiştir. Bu Kuyruklu Yıldız Parlak Işıklı Bir Yıldızdır.

- Hareket Yönü Doğudan Batıya Doğrudur.
- 1981 Ve 1982 (hicri 1401-1402) Yıllarında Meydana Gelen Ay Ve Güneş Tutulmaları Olayından Sonra Ortaya Çıkmıştır.
bu Yıldızın Doğuşunun Da Diğer Çıkış Alametleri İle Aynı Zamanda Meydana Gelmesi, Halley Kuyruklu Yıldızının Hadiste İşaret Edilen Yıldız Olduğunu Doğrular Niteliktedir.

imam Rabbani De Mehdi'nin Alametlerinden Olan Kuyruklu Yıldız Hakkında Şu Bilgileri Vermiştir:
şark Tarafından Bir Kuyruklu Yıldız Doğup Aydınlık Verecektir. Onun Her Günkü İrtifi (geçiş Yönü) Meşrıktan Mağribedir (doğudan Batıya Doğrudur). (mektubat-ı Rabbani, 2/258)
tarih Boyunca Bu Kuyruklu Yıldızın Geçtiği Zamanlarda Müslümanlar Açısından Çok Önemli Hatta Dönüm Noktası Sayılabilecek Olaylar Meydana Gelmiştir. Bunlardan Bir Kısmı Peygamberimiz (sav)'den Aktarılan Rivayetlerde De Bildirilmiştir:

bu Yıldız İlk Çıktığında;
hz. Nuh Kavmi Helak Olmuştur.
hz. İbrahim Ateşe Atılmıştır.
hz. Musa İle Uğraşan Firavun Ve Kavmi Yok Edilmiştir.
hz. Yahya Öldürüldüğünde De Görülmüştür.
siz O Yıldızı Gördüğünüzde Fitnenin Şerrinden Allah'a Sığınınız.
(kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, S. 32)

bu Yıldız Geçtiğinde Meydana Geldiği Rivayet Edilen Diğer Önemli Olaylar Da Şunlardır:

  • hz. İsa Doğmuştur.
    peygamber Efendimiz (sav)'e İlk Vahiy Gelmeye Başlamıştır.
    osmanlı Devleti Tarih Sahnesinde Yer Almaya Başlamıştır.
    istanbul Fatih Sultan Mehmet Tarafından Fethedildiğinde De Bu Yıldız Görülmüştür

halley Kuyruklu Yıldızı Hakkında Bazı İlginç Rakamlar

halley Kuyruklu Yıldızı İle İlgili Bazı Sayıların "19" Sayısının Tam Katları Olması Da Oldukça Dikkat Çekicidir

halley Kuyruklu Yıldızı 76[/color] Yılda Bir Geçiyor 76 = 19 X 4
bu Yıldız En Son Hicri 1406'da Görüldü 1406 = 19 X 74
bu Konuyla İlgili Bir Diğer İlginç Durum Da Şudur: Yukarıda Da Hesapladığımız Gibi Halley Yıldızının Geçmiş Olduğu Hicri 1406 Yılı 19'un Tam 74 Katıdır. "74" Sayısı İse Aynı Zamanda Kuran-ı Kerim'de 19 Mucizesine İşaret Edilen Müddessir Suresi'nin Sıra Numarasıdır.
kuran'ın Müddessir Suresi'nin (74. Sure) 30. Ayetinde "19" Sayısının Müminler İçin Bir Rahmet, İnkar Edenler İçin İse Bir Fitne Vesilesi Olduğu Bildirilmektedir.

anliyormusunuz Arkadaslar ?
en Son 1986 Yilinda Görünmüs Ve 76 Yilda Bir Geliyormus Hesap Ederseniz Asaga Yukari Bu Resimlerin Tahmini Yilinda Yeniden Ortaya Cikacak. Ve Bu Kuraklik Hz. İsa Nin Dönüs Alametlerinden Biri


halley Kuyruklu Yıldızının 19 İle Olan Bu Dikkat Çekici Bağlantısı Da, İnkar Edenler Üzerine Bir Fitne, Müminlere İse Bir Rahmet Müjdelediğine İşaret Ediyor Olabilir. hamd Olsunki Müslümaniz

müddessir Suresi'nin 1. Ve 2. Ayetlerinde Hz. Muhammed (sav)'e "ey Örtünen! Kalk Ve Korkut" Şeklinde Buyurulmaktadır. Bu, Ayetlerin Açık Anlamıdır. Fakat Bu Ayetlerin Ahir Zamana Yönelik İkinci Bir Örtülü, Gizli İşaretleri De Bulunabilir.
belki De "ey Gizlenen" Denilerek Resulullah Efendimiz'in Soyundan Gelecek Olan Ve Hicri 1406'da Çıkış Alametlerinden Biri (kuyruklu Yıldızın Doğuşu Hadisesi) Belirecek Olan Mehdi'ye İşaret Ediliyor Olabilir.

müddessir Suresi
1. Ey Örtüsüne Bürünen
2. Kalk Ve Korkut (uyar)
müddessir: Örtünen-bürünen-gizlenen Demektir.
bir Başka Mucizevi İşaret İse Halley Yıldızının, 1986 (hicri 1406)'daki Geçişinin, Hz. Muhammed (sav)'in Peygamberlikle Vazifelendirildiği Ms. 607'den Bu Yana 19. Geçişi Olmasıdır.

kuraklık


deccal'ın Çıkmasından Önce Gökyüzü Üç Sene Yağmurunu Tutar. Birinci Senede Normal Yağmurun Üçte Birini Tutup Üçte İkisini Yağdırır. Yeryüzü Bitkisinin Üçte Birini Bitirmez. İkinci Yılda Gökyüzü Normal Yağmurunun Üçte İkisini Yağdırmaz. Yeryüzü De Bitkisinin Üçte İkisini Bitirmez. Üçüncü Yılda İse Gökyüzü Yağmurunun Tamamını Keser, Yeryüzü De Bitkisinden Hiçbirini Bitirmez. (ebu Davud, İbni Mace, Taberani; Geleceğin Tarihi 3, S.241)

hadiste Haber Verildiği Gibi Yeryüzünde Yaşanacak Olan Kuraklık Deccal'in Çıkışından Önce Gerçekleşecek Olaylardan Biridir. Nitekim Günümüzde Küresel Isınma Tehdidinin Neden Olduğu Kuraklık Dünyanın Pek Çok Ülkesini Etkilemektedir. Birleşmiş Milletler'in 2001 Tarihinde Yayınladığı Bir Raporla İlgili Aşağıdaki Haber, Durumun Ciddiyetini Açıklamaktadır:

'açlık Yüzyılı' Kapımızda
küresel Isınmanın Neden Olduğu İklim Değişiklikleri, 21. Yüzyılı 'açlık Yüzyılı' Yapacak. İnsanoğlunu Belki En Çok Tehdit Eden Ancak Hala Bu Tehlikenin Farkına Yeteri Kadar Varılmayan Küresel Isınmanın Tehlikeli Boyutları 21. Yüzyılda Tırmanacak. Birleşmiş Milletler'in (bm) Yayımladığı Son Raporda Bilim Adamları, Küresel Isınmanın 21. Yüzyılı Aynı Zamanda 'açlık Yüzyılı' Da Yapacağını Gözler Önüne Serdi. Raporda Yer Alan Bilgilere Göre, Küresel Isınma Asya'da Tarım Ürünlerinin Üretiminde Düşüşe Neden Olacak...




kuraklık Konusunda Son Yıllarda Gazetelerde Yer Alan Haberlerden
bazıları İse Özetle Şöyledir:

her Yıl 100 Milyon Hektar Verimli Alan Yok Oluyor
çölleşmenin, 110 Ülkede Bir Milyardan Fazla Kişiyi Tehdit Ettiği Vurgulanırken, Daha Fazla Gecikmeden, Etkili Bir Mücadele Program Uygulanması İsteniyor. (02.09.2003 Ntvmsnbc)

dünya Çevre Günü'nün Bu Yılki Teması 'su'
birleşmiş Milletler (bm), Dünya Çevre Günü'nde Su Sıkıntısına Dikkat Çekerek, Su Sorunu Yüzünden 2 Milyar Kişinin Ölümle Karşı Karşıya Olduğunu Bildirdi. (05.06.2003 Ntvmsnbc)

amerika'nın Batısı, Kuraklık Tehlikesi Altında
küresel Isınma Yüzünden Amerika Kıtasının Batı Kesiminin, Ciddi Bir Kuraklık Tehdidi Altında Bulunduğu Bildirildi. (22.11.2002 Ntvmsnbc)
'2025'e Kadar Su Sıkıntısı Baş Gösterebilir'

dünyada 2025 Yılına Kadar İnsanlığın Su Sıkıntısıyla Karşı Karşıya Kalabileceği Uyarısında Bulunuldu. (17.10.2002 Ntvmsnbc)

dünyada Kuraklık Alarmı
2025'e Kadar Susuzluğun, Dünyada Her 3 İnsandan Birini Tehdit Edeceği Belirtildi. (15.08.2001 Ntvmsnbc)
bunlar Gercek..
zaman, Kaybetme Zamani Deil! Zaman İbadet Zamani.
allah Razi Osun Demeniz Kafii,
4  Kralforumcu Genel / İslam ve İnsan / Ynt: aD Kavmi : 25 Ağustos 2007, 03:15:40 Cts
arabistan'da Tesadüfen Bulunan Ad Kavmi

suudi Arabistan'da Gaz Araştırması Yapan Bir Grup Tarafından Tesadüfen Bulunan Dev İskeletler
mühendisler Durumu Yetkililere Bildirince Bölgeye Giriş Çıkışları
yasaklanıp Araştırmalara Başlandı.



ad Kavmi Arabu'l-âribe Denilen Arabistan Yarımadasına İlk Yerleşen Kavimlerdendir. Hadramevt'e Ve Yemen'e Kadar Uzanan Yurtlarda Oturan Bu Kavmin Yurtları Otu, Suyu, Ve Çeşitli Nimetleri Bol Olan Bir Yerdi. Yerin Üzerinden Akan Irmakları, Bağları, Bahçeleri, Sürü Sürü Davarları (eş-şuara, 26/133, 134) Yer Altında Da, Su Depoları Ve Köşkleri Vardı (eş-şuarâ, 26/129). Başkalarına Nazaran Onlara Boy Pos, Güç Ve Kuvvet Verilmişti.


tabiiki Resimlerin Nekadr Gercek Oldugu Bilinmes, En Dogrusunu Allah Bilir


5  Kralforumcu Genel / İslam ve İnsan / aD Kavmi : 25 Ağustos 2007, 03:13:15 Cts
Kur'ân'da Adı Geçen Eski Bir Arap Kavmi.

hz. Âdem* (a.s.) İle Başlayan Tevhîd Mücadelesinin Mâhiyeti, Kur'an-ı Kerim'de Kıssalar Yoluyla İnsanlara Tebliğ Edilmiştir. Esasen Kıssaların Nakledilmesinin Sebeblerinden Birisi De Onlardan İbret Alınmasıdır. Meydana Gelen Olayların Sebeblerini İyi Tesbit Etmek Ve Aynı Hataları Tekrarlamamak Esastır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "andolsun Onların Kıssalarını Açıklamada Selîm Akıl Sahipleri İçin Birer İbret Vardır. Bu (kur'an) Uydurulacak Bir Söz Değildir. Ancak Kendinden Evvel İndirilen Kitap'ların Tasdîki, (dine Ait) Her Şeyin Tafsilidir" (yusuf, 12/111) Hükmü Beyan Buyurulmuştur. Dikkat Edilirse Selîm Akıl Sahiplerinin İbret Alması Ön Plândadır.

Âd Kavminin Yaşadığı Beldenin İsmi Ahkâf'tır. Müfessirler Yemen İle Umman Arasındaki Geniş Bir Beldenin, Bu İsimle Anıldığını Kaydederler.

kur'an-ı Kerim'de: "Âd (kavmi)ne Gelince: Onlar Yeryüzünde Haksız Yere Büyüklük Tasladılar Ve "kuvvetçe Bizden Daha Güçlü Kimmiş!.." Dediler. Onlar Kendilerini Yaratan Allah'ı -ki O, Bunlardan Pek Kuvvetlidir- Hiç Düşünmediler Mi? Onlar Bizim Mu'cizelerimizi Bilerek İnkâr Ediyorlardı". (el-fussilet, 41/15) Hükmü Beyan Buyurulmuştur. Fizikî Yapıları Hakkında Değişik Rivâyetler Vardır. Fakat Gerek Boy, Gerek Fizikî Güç Olarak, Gayet Kuvvetli Oldukları Bilinmektedir. Hz. Âdem (a.s.)'in Boyunun Altmış Zira (arşın) Olduğu, Buhârî'de Kaydedilen Haberlerle Sabittir. Kendisinden Sonra Gelen Nesillerin Giderek Kısaldığını İddia Edenler, Âd Kavminin Boyunun Altmış Ziradan Aşağı Olduğunu İfade Etmişlerdir. Bazı Müfessirler İse, Âd Kavminin, Boy İtibariyle Hz. Âdem'den De Büyük Olduğu Üzerinde Durmuşlardır (kurtubî, Xx, 48; Buharî, Enbiyâ, I; İbn Hanbel, Iı, 3 1 5-325).

hz. Hûd Döneminde Âd Kavminin Lideri Şeddâd'tır. Temel Hedefi, Yeryüzündeki Bütün İnsanları Kendisine Boyun Eğdirmektir. Heykeller Çevresinde Geliştirdiği Siyâsî Yorumlarla, Zorbalığı Ve Kan Dökmeyi Meşrû Gösterme Gayretinde Olmuştur. (eş-şuarâ, 26/130; Hûd, 11/59). Bu Lider Hz. Hûd (a.s.)'un Tebliğine Muhatap Olmuştur. Fakat Gerek Kendisi, Gerek Kavmi, Vahye Karşı, Heykellerine (putlarına) Ön Planda Yer Veren Mevcut Siyâsî Yapıyı Savunmuştur. Nitekim Kur'ân-ı Kerim'de: "işte Âd Kavmi!.. Onlar Allah'ın âyetlerini Bilerek İnkâr Ettiler. Peygamberlerine İsyan Ettiler. Böylece Başları (liderleri) Olan Her Zorbanın Emrine Uyup Gittiler. Onlar Bu Dünyada Da, Kıyâmet Gününde De Lânet Cezasına Tâbi Tutuldular" (hûd, 11/59-60) Hükmü Beyan Buyurulmuştur.

insanlara Kuvvetle Ve Silâhla Gâlip Gelen Zorbalara Boyun Eğmek Bir Zillettir. Nitekim Âd Kavmi Heykel'lere İzâfe Edilen Siyâsî Teorilere Ve Zorbalara Boyun Eğdiği İçin, Lânetlenmiştir. Esasen İslâm'ın Dışındaki Bütün Sistemler Temelde Zulme* Ve Zorbalığa Dayanırlar.

Âd Kavmi, Gerek Siyâsî, Gerek Ekonomik Açıdan Büyük Bir Güçtü!.. "bağ-ı İrem" Diye Anılan; Muhteşem Sarayların Süslediği Büyük Bir Şehir, Dillere Destan Olmuştu!.. Kur'an-ı Kerim'de: "ey Muhammed, Rabbinin, Ülkelerde Benzeri Yaratılmayan, Sütunlara (büyük Saraylara) Sahip İrem Şehrinde Yaşayan Âd Kavmine Ne Yaptığını Görmedin Mi?" (el-fecr, 89/6-8) Denilmek Suretiyle, Bu Mahiyet Meydana Konulmuştur. Fakat Heykellere (putlara) Tapan Âd Kavmi, Zorbalıkta Ve Zulümde De Şöhret Sahibiydi!.. Yeryüzünde Kendilerinden Daha Güçlü Hiçbir Şeyin Bulunmadığına İnanmışlardı. Kendi İçlerinden Hz. Hûd* (a.s.)'a Peygamberlik Görevi Verildiğinde, Büyük Bir Mücadele Başladı. Akılları Ve Bilimsel Teorileri, Zorbaların Safında Yer Almak Gerektiğini Esas Alıyordu. Şimdi Bu Mücadeleyi Kur'an-ı Kerim'i Esas Alarak Özetleyelim: "hani Kardeşleri Hûd Onlara: "allah'dan Korkmaz Mısınız?" Demişti. "şüphesiz Ben Size Gönderilmiş, Emin Bir Peygamberim. Artık Allah'tan Korkun Ve Bana İtaat* Edin. Sizden Buna Karşılık Hiçbir Ücret İstemiyorum. Benim Mükâfatım âlemlerin Rabbinden Başkasına Aid Değildir. Siz Her Yüksek Yerde Bir âlâmet (saray, Kule) Bina Edip, Eğlenir Misiniz? Tutup Yakaladığınız Vakit,zorbalar Gibi Yakalar Mısınız? Artık Allah'tan Korkun Ve Bana İtaat Edin. Size Bilip Durduğunuz Şeylerden (nimetlerde) Yardım Eden, Size Davarlar, Oğullar, Bağlar, Irmaklar İhsan Eden Allah'tan Sakının. Ben Cidden Üstünüze Gelecek Büyük Bir Günün Azâbından Korkuyorum." (eş-şuarâ, 26/124-135)

bu Tebliğ Karşısında Âd Kavminin İleri Gelenleri, Ulusal Çıkarlarını Bahane Ederek, İftira Kampanyasını Başlatırlar.

"(Âd) Kavminin İleri Gelenlerinden Kâfir Bir Cemâat De: "biz Seni Muhakkak Bir Beyinsizlik İçinde Görüyoruz. Seni Muhakkak Yalancılardan Sayıyoruz" Dedi. (bunun Üzerine Hûd) "ey Kavmim" Dedi. Bende Hiç Beyinsizlik Yoktur. Fakat Ben âlemlerin Rabbi Tarafından (gönderilmiş) Bir Peygamberim. Size Rabbimin Vahyettiklerini Tebliğ Ediyorum. Ben Sizin Emin Bir Hayırhahınızım. Size O Korkunç âkıbeti Haber Vermek İçin İçinizden Bir Kimse (vasıtasıyla) Rabbinizden Size Bir İhtar Gelmesi Tuhafınıza Mı Gitti? Düşünün Ki O, Sizi Nûh Kavminden Sonra Hükümdarlar Yaptı, Size Yaratılışta Onlardan Ziyâde Boy-pos (ve Kuvvet) Verdi. O Halde Allah'ın Nimetlerini Unutmayıp Hatırlayın Ki Kurtuluşa Eresiniz." (el-a'raf, 7/66-69).

şeddâd'ın Çevresinde Yer Alan Politik Güçler, Hûd (a.s.)'un Tebliğine Engel Olabilmek İçin, Değişik Yöntemlere Başvuruyorlardı:

"dediler Ki: "sen Bize Yalnız Allah'a Kulluk* Etmemiz, Atalarımızın İbâdet Etmekte Olduklarını Bırakmamız İçin Mi Geldin? O Halde Sıddıklardan (doğru Sözlülerden) İsen Bizi Tehdit Etmekte Olduğun Şeyi (azâbı) Getir Bize!.." (el-a'raf, 7/70).

" Bize, Bizi İlâhlarımızdan (heykellerimizden, Putlarımızdan) Alıkoymak İçin Mi Geldin? Doğru Sözlülerden İsen, Bizi Tehdit Ettiğin Şeyi Başımıza Getir." (el-ahkâf, 46/22).

"dediler Ki: "ey Hûd!.. Sen Bize Açık Bir Mûcize* Getirmedin. Biz De Senin Sözünle Tanrılarımızı (heykellerimizi, Putlarımızı) Bırakmayız. Senin Söylediklerine İnanıcılar Da Değiliz. Biz: "tanrılarımızdan Bazıları Seni Fenâ Çarpmış " (demekten) Başka Bir Şey Söylemeyiz." (hûd, 11/53-54).

hûd (a.s.)'un Tebliği* Karşısında İyiden İyiye Hırçınlaşan Âd Kavmi, Heykellerinin Kendilerini Koruyacaklarından Oldukça Emin Görünüyordu. Hâkimiyetin Kayıtsız-şartsız Kendilerine Ait Olduğu İddiasına İman Etmişlerdi. Bu Hâkimiyetlerini, Heykellerinin İfâde Ettiği İdeolojileri Sayesinde Sürdürdüklerini Kabul Ediyorlardı. Sürekli Olarak;

"biz Azâ...ba Uğratılacak Da Değiliz" (eş-şuara, 26/138) Diyerek Kendi Kendilerini İkna Etme Yoluna Gidiyorlardı. Hûd (a.s.)'un Tebliğini Kabul Eden Müminlere, İşkence Etmekten Asla Çekinmeyen Ve Zindanlarda Çürütmeyi Hedef Alan Âd Kavmi Alay Ederek: "haydi Tehdit Ettiğin Azâbı Getir" Sloganına Sarılmıştı!.. Kısa Bir Süre Sonra Azâbın Belirtileri Görüldü. Akarsular Kurumaya, Yeşillikler Sararmaya Başladı. Ünlü İrem Bağları Birer Birer Yok Oluyordu. Kuraklık Etrafı Kasıp Kavuruyordu. O Yiğit Yapılı, Güçlü Kuvvetli İnsanlar Bir Yudum Suya, Bir Dilim Ekmeğe Muhtaç Hale Gelmişlerdi. Bu Noktada Hûd (a.s.) Yeniden Tebliği Denedi Ve;

"eğer Şimdi Yüz Çevirirseniz (ne Diyeyim). Ben Size Ne İle Gönderilmişsem, İşte Onu Tebliğ Ettim. Rabbim Sizin Yerinize Diğer Bir Kavmi Getirir De, Ona (allahü Teâlâ 'ya) Hiçbir Şeyle Zarar Veremezsiniz. Şüphesiz Ki Benim Rabbim Her Şeyi Koruyandır" (hûd, 11/57) Dedi.

Âd Kavminin Şeddâd Ve Çevresinin Geliştirdiği İdeolojiyle Beyni Yıkanmıştı!.. Heykellerinin İzinden Ayrılmıyorlardı. Belirli Bir Süre Sonra Her Zaman Yağmur Getiren Bulutların Geldiği Yönde Bir Bulut Gördüler, Sevindiler. Çünkü Kuraklığı "tabiat Kanunlarıyla" Açıklama âdetleri Vardı. Bunun "allahü Teâlâ (c.c.)'nın Bir İhtarı" Olduğunu Kabule Yanaşmıyorlardı. Şimdi Hadisenin Cereyan Ediş Şeklini Kur'an-ı Kerim'den Öğrenelim:

"artık Onu (azâbı) Vâdilerine Doğru Gelen Bir Bulut Halinde Görmüşlerdi. Dediler Ki: "bu Bize Yağmur Verici Bir Buluttur." (hûd) "hayır" (dedi) Bu Çarçabucak Gelmesini Talep Ettiğiniz (bu Hususa Beni Sıkıştırdığınız) Şeydir. Bir Rüzgârdır Ki, Onda Elem Verici Bir Azâb Vardır. O (rüzgâr) Rabbimin Emriyle Her Şeyi Helâk Edecektir." (el-ahkâf, 46/24-28).

inkârcı Nûh Kavmi Tufan Sonucu Helâk Edilmişti!.. Âd Kavmi İse, Korkunç Bir Rüzgârla, Şirk'in Ve Zulmün Cezasını Bu Dünyada Gördü:

"Âd Kavmi (peygamberleri Hûd'u) Yalanladı. İşte Benim Azâbım (ve Bundan Evvel) Tehditlerim Nice İmiş (düşünün). Çünkü Biz (haklarında) Uğursuz Ve (uğursuzluğu) Sürekli Bir Günde Onların Üstüne Çok Gürültülü Bir Fırtına Gönderdik. (öyle Bir Fırtına) Ki, İnsanları, Sanki Onlar Köklerinden Sökülmüş Hurma Kütükleri İmiş Gibi Tâ Temelinden Kopar(ıp, Helâke) Uğratıyordu" (el-kamer, 54/18-20).

bu Azâb Sırasında Hz. Hûd (a.s.) Ve Beraberinde Bulunan Müminlerin Durumu Ne Olmuştu? Bunu Da Kur'an-ı Kerim'den Öğreniyoruz:

"hûd'u Ve Beraberindeki İman Edenleri Rahmetimizle Kurtardık. " (el-Âraf, 7/22).

Âd Kavminin Durumu, Bütün İnsanlara Büyük Bir İbrettir. Politik Ve Ekonomik Güçlerine Güvenerek Şirki Ve Zulmü Yaymak İçin Gayret Sarfeden, Bütün Müstekbir'lerin Zaferleri Geçicidir!.. Elbette Azâbın En Şiddetlisine Şahid Olacaklardır. Kısacık Dünya Hayatı İçin Zorbalara Boyun Eğen Ve Şirkin Hâkimiyetine Râzı Olanlar Âd Kavmini Asla Unutmamalıdırlar.
6  Kralforumcu Genel / İslam ve İnsan / 6 Sey : 25 Ağustos 2007, 03:09:28 Cts
herkes Şu Alti Şeyle Mesgul Olurken,
sizde Diger Şu Alti Seyle Mesgul Olun :

1- Herkes Çok Amellerle Mesgul Olurken,
siz De En Güzel Amelle Mesgul Olun.

2- Herkes Nafilelerle Mesgul Olurken,
siz De Farzlarla Mesgul Olun.

3- Herkes Dışını Düzeltmeye Çalisirken,
siz De İçinizi Düzeltmeye Çalisin.

4- Herkes Baskalarinda Kusur Ararken,
siz De Kendi Kusurlarinizla Ugrasin.

5- Herkes Dünyayi İmar Etmeye Çalisirken,
siz De Ahiretinizi İmara Çalisin.

6- Herkes Yaratilmislarin Takdirini Ararken,
siz De Yaratanin Rizasini Aramaya Çalisin
7  Kralforumcu Genel / İslam ve İnsan / Kader nedir ? : 25 Ağustos 2007, 03:07:41 Cts
sevgili Arkadaslar Internette Kitap Kadar Yazi Okudum Kader İle İlgili, Ama Bu Buldugum Muthis Yazi Ve Aciklamarli Hepsini Geride Birakti
sizinle Paylasmak İstiyorum Eger 10 Dakinizi Ayirir Ve Okur İseniz Hayata Bakis Aciniz Degisecek Ve Daha Huzrulu Daha Mutlu Yasayaginizdan Eminim


kader Nedir ?

kaderin Anlaşılması Bir Yönüyle Çok Kolaydır, Bir Yönüyle De Çok Zordur Ve Kader Adeta İmanın Sihirli Şifresidir. Kaderin İmanla Anlaşılması, Akılla Anlaşılmasından Daha Kolay Olsa Gerektir. Ya Da Sonuç Aynı Kapıya Çıksa Da, Kaderi İnanarak Anlamak, Onu Anlayarak İnanmaktan Daha Kolaydır. Ama Yine De Aşağıda Vereceğimiz Bilgilerle Kaderin Akılla İlgili Yönünü Bir Nebze Anlayabileceğimizi Sanıyorum:
kader Kelime Anlamı Bakımından, Miktar, Ölçü Ve Muktedir Olma/güç Yetirme Demektir. Yani Her Olan Şey, Bir Ölçüye Ve Hesaba Göre, Planlanarak Olmakta Ve Muktedir Birisi Tarafından Oluşturulmaktadır. hiçbir Şey Rast Gele, Kendiliğinden, Ölçüsüz Ve Hesapsız Olmamaktadır. Her Şey Önceden Yapılan Bir Hesapla Ve Bir Sebeple Olmakta İse, Demek Ki Allah (cc), Olacak Olan Her Şeyi Biliyor, Her Şeye Gücü Yetiyor. Hiçbir Şey O´nun Bilgisi Ve İsteği Dışında Olamaz. Şimdi Buna Göre Bütün Varlık Aleminde Olup Biten Şeyleri Düşünelim: Bunların Yüzde Doksan Dokuzdan Fazlası Hep Bizim İrademizin Ve Gücümüzün Dışında Doğup Gelişen Ve Bizim Hiçbir Dahlimizin Olmadığı Şeylerdir. Yağmur, Fırtına, Gece, Gündüz, Dünyanın Ve Yıldızların Seyirleri, Otların, Canlıların Büyümesi, Dağlar, Denizler, İklimler, Bitki Ve Hayvan Çeşitleri Gibi Daha Aklımıza Gelen Ve Gelmeyen Milyarlarca Varlık Ve Varoluş Tamamen Bizim İrademizin Ve Gücümüzün Dışında Olan Varoluşlardır. Bunlara Biz Ya Hiç Müdahale Demiyoruz, Ya Da Hesaba Katılmayacak Kadar Az Müdahale Edebiliyoruz.
şimdi De İrademizin Kısmen Karıştığı Dünyaya Bakalım. mesela Uçakla Uzun Bir Yolculuğa Çıktığımızı Düşünelim. Hareketimiz Uçağın İçi İle Sınırlıdır. Oysa Uçağın Geniş Bir Planlanması Vardır. Rotası, Hızı Ve Yüksekliği Bellidir. Havanın Kaldırma Gücü Ve Uçağın Bunu Kullanması, Bunun İçin Çalışan Motorlar Hep Yolcular Olarak Bizim Dışımızda Olan Şeylerdir. Yani Biz Uçakta İken Bu Büyük Devinimin İçinde Ancak Küçücük Hareketler Yapabilmekteyiz. Şimdi Uçağın Yerine Dünyayı Koyalım, Onda Olup Bitenlere Bizim Katkımızın O Kadar Da Olmadığını Göreceğiz. Ya Da Asansörle On Beş Katlı Bir Binaya Çıktığımızı Düşünelim. Biz Asansörün İçerisindeyiz Ve Onun Belli Bir Çalışma Sistemi Vardır. Bu Sistem Bizim Dışımızda, Bize Göre Güçlü Ve Bilen Birileri Tarafından Kurulmuş Ve Kendi Düzeneğine Göre Çalışmaktadır. Biz Asansöre Bineriz, Gideceğimiz Katın Düğmesine Basarız, Asansör De Orada Durur. Ama Onun Çalışmasında Ve Orada Durmasında Bizim Katkımız Sadece Düğmeye Basmaktan İbarettir.ya Da Bir Bilgisayar Oyunu Düşünelim: Oyunu Hazırlayanlar, Bizim Tercihlerimize Diyelim Ki, Yüz Tane İhtimal Koymuş Olsunlar. Biz Hangi Düğmeyi Tıklarsak Bu İhtimallerden Birisi Gerçekleşir. Yani Bir Bakıma Onlardan Birisini Seçmek Bizim Elimizdedir, Ama Bu İhtimallerin Dışına Çıkma Şansımız Ve Gücümüz Olmadığı Gibi, Seçtiğimiz İhtimali Oluşturmak Da Bizim Elimizde Değildir. Biz Sadece Onun Oluşması İçin Bir Tercih Kullanıp Düğmeye Basmışız Hepsi Okadar. O Dümeye Bastığımızda O Sonucun Oluşması Bile Önceden Belirlenmiş Ve Düzenek Ona Göre Kurulmuştur.
şimdi De Kendi Vücudumuza Gelelim: Orada Olup Biten Şeylerin De Çoğundan Bizim Haberimiz Yoktur Ve Çoğu Bizim Elimizde Olmadan Olup Bitmektedir. Kanımızın Deveranını, Gözümüzün Görmesini, Hücrelerimizde Olup Biten Ve Bizim Farkında Olmadığımız Milyonlarca Eylemi, Acıkmamızı, Korkmamızı, Hatta Yediğimiz Yemeğin Sindirim Sistemindeki Seyrini Düşünelim. Yediğimiz Bir Lokmanın Bile, Kendi İrademizle Ağzımıza Koyup Yutmamız Dışında, Başına Gelen Serencamı Bilmiyoruz Ve Bunu Biz Kendimiz Yönlendirmiyoruz, Yönlendiremiyoruz. Bunların Ve Bunlara Benzer Sonsuz Oluşumun, Bizim İrademiz Ve Katkımız Olmadan Gerçekleştiğini Görüyoruz. Bütün Bu Olup Bitenler Hep Bir Kadere Ve Bir Ölçüye Göre Olmakta Ve Hepsi Allah Tarafından, Taa Ezelden Bilinmektedir. Sadece Bilinmekte Değil, Aynı Zamanda Hep O´nun Tarafından Planlanmış Ve Birer Sebebe Bağlanmışlardır. Her Bir Olay Bu Plan Ve Takdire Göre Oluşmaktadır. İşte Kaderin Bir Anlamı Budur. Buna İnanmamız Ya Da İnanmamamız Bu Oluşumu Hiç Değiştirmez. Ama Bütün Bunların Her Şeye Gücü Yeten Bir Allah Tarafından Ve Bir Hesap Ve Kitapla Gerçekleştirildiğine İnanmak İnsanı Mümin Kılar, Ona Huzur Verir, Onu Kaostan Ve Belirsizlikten Kurtarır. Onu Tedbir Almaya Ve Bu Oluşumun Sırrını Çözmeye Sevkeder. Bu Sebepledir Ki, "men âmene Bil-kader Emine Mine´l-keder", "kadere İnanan Kederden Kurtulur" Demişlerdir.
bizim İrade Alanımıza Gelince; Orada Olmasını Ya Da Olmamasını İstediğimiz Ve İrademizi Ve Gücümüzü Buna Göre Kullandığımız Şeylerin Oluşması Da Sadece Bizim İrademize Bağlı Değildir. Bunların Da Başka Pek Çok Sebebi Vardır Ve Bizim İrademiz Ve Gücümüz Bu Sebeplerden Sadece Birisidir. Bu Yüzden Bizim İrademizi Kullanmamıza Ve İstememize Rağmen, İstediğimiz Gibi Olmayan Pek Çok Şey Vardır. Ama Elbette İstediğimiz Ve İrademizi Yönlendirdiğimiz Şeylerin Öyle Sonuçlanmasının Bir Sebebi De Biziz Ve Biz, İşte Sadece İrademizi Öyle Yönlendirmemiz Ve Gücümüzü Öyle Kullanmamız Sebebiyle Hesaba Çekileceğiz. Çünkü Kaderin Böyle Oluşmasında Bize Allah Bir Dileme Ve Müdahale Edebilme Gücü Ve İradesi Verdi Ve İyi İle Kötüyü De Gösterdi. Ama Yine De Bu Alanda Olup Bitenlerde Bile Bizim Katkımız Çok Azdır Ve Bu Tıpkı Bir Lambanın Yanmasında Düğmeye Basmamız Gibidir. Lambayı Yakan, Cereyanı Oluşturan, Ona O Gücü Veren, Onunla Aydınlatan Biz Değiliz, Ama Biz Yine De Onun Yanmasında Az Da Olsa Bir İrade Ortaya Koyduğumuz İçin Bundan Sorumluyuz. Çünkü İrademizi Düğmenin Açılmasından Yana Kullanmasaydık Lamba Yanmayacaktı.
durum Böyle Olmakla Beraber Yine De Allah Ezelden Beri Bizim İrademizi Hangi Yönde Kullanacağımızı Biliyordu Ve Bizim Müdahale Ettiğimiz Olaylar Dahi Yine O´nun Bilgisi Dahilinde Oldu. Çünkü Zaman, Sadece Bize Göre Bir Keyfiyettir Ve Allah İçin Gelmiş, Gelecek Diye Bir Şey Yoktur. Bize Göre Her Şekliyle Zaman, O´nun Önünde Ezelden Beri Hep Şu Andır Ve O Her Şeyi Önünde Şu An Olarak Görmektedir.
şimdi Tekrar Düşünelim: Bizim Sebebimizle Oluşan Şeylerin Oluşma Sebebi Biz Değil Miyiz? Bu Şeyleri Biz Öyle Değil De Böyle İsteyemez Miydik? Buna Evet Diyebiliyorsak, Öyleyse Biz Bunlardan Sorumlu Olmalıyız? Allah´ın Onları Ezelden Biliyor Olması, Bizi Zorlayan Sebep Değildir Ve Biz Her Şeyin Nasıl Olacağını Da Bilmiyoruz: Şu Halde İrademizi Kullanmak Ve Sonucun İyi Olmasını Belirlemek Bizim Hem İmkanımız Hem De Görevimizdir. Görevimizi Yapmaz Ve İmkanımızı Kullanmazsak Sonuçtan Hesaba Çekiliriz. Ama Yine De Bütün Bunların Hepsini Allah Ezelden Beri Biliyor. Fakat O Bildiği İçin Biz Öyle Yapmak Zorunda Değiliz, Aksine Biz Öyle Yapacağımız İçin O Öyle Biliyor. Öyleyse Bizim İrade Alanımız İçerisinde Kaderimizi, Bir Anlamda Biz Kendimiz Belirliyoruz, Allah Da (cc) Da Öyle Yaratıyor Demektir. Yani Bizim Yapıp Ettiklerimiz Dahi Bir Kader/ölçü Ve Sebeple Oluşmaktadır.
"kadere Biz Müdahale Edemeyiz, Allah Ne Yazmışsa Öyle Olur. Olup Bitenlerde Bizim Hiçbir Dahlimiz Yoktur. Biz Çabalasak Da Çabalamasak Da Aynı Şey Olacaktır" Şeklindeki Bir Kader Anlayışını Biz Cebriye Diye İsimlendirir Ve Bunun Sapık Bir İnanış Olduğunu Söyleriz. Bunun Batıdaki Karşılığı Muhtemelen Deizm´dir Ve Deizme Göre Tanrı Kainatı Yaratmış, Onun İçine Mükemmel Kanunlar Ve Sistemler Yerleştirmiş Ve Onu Kendi Haline Bırakmıştır. Artık Tanrı Ona Hiç Müdahale Etmez Ve O Kendiliğinden, Kurulduğu Gibi Çalışır. Çalışması Tıpkı Bir Makine Gibi Mekaniktir.
oysa Sağlıklı Kader Anlayışında İnsanın Gücü, İradesi Ve Katkısı Vardır Ve O Bu Katkıya Göre Sonuç Bulacaktır.
hz. Ömer´in Çok Basit Gibi Görünen Şu Cevabı Aslında Kaderi Çok Güzel Anlatmaktadır: O Ordusu İle Bir Seferde İken, Salgın Hastalık Bulunan Bir Kasabadan Uzaklaşılmasını Ve Oraya Girilmemesini Emretmişti. Bunun Üzerine Bir Sahabînin: "allah´ın Kaderinden Mi Kaçıyoruz?" Demesi Üzerine De: "evet, Allah´ın Bir Kaderinden Diğer Kaderine Kaçıyoruz" Diye Cevap Vermişti.
şimdi De Bizim İrademize Bağlı Olan Ve Olmayan İki Olayda, Kadere İnanmanın Ve İnanmamanın Sonuçlarına Bakalım: Diyelim Ki Karayoluyla Ankara´ya Gidiyorduk Ve Bir Yerde Toprak Kayması Olmuş Ve Yol Tıkanmış Olsun. Bunda Bizim İrademizin, En Azından Yakın Mesafede Hiçbir Dahli Yoktur. Kadere İnanıyorsak Şöyle Deriz: Takdiri İlahi Böyle Tecelli Etti. Bu Böyle Olacaktı Ve Oldu. Bu Olay Bir Tesadüf Değildir, Bunun Belli Sebepleri Vardır Ve Allah (cc) Bu Sebeplerle Bu Olayı Şu Anda Ve Bu Şekilde Gerçekleştirdi. Bunun Aksinin Olması Mümkün Değildi. O Halde Bağırıp Çağırmamıza Hiç Gerek Yok. Üzülmeyelim Ve Şu Anda Ne Yapılması Gerekiyorsa, Bizim İrademize Bağlı Olan, Bize Düşen Neyse Onu Yapalım.
kadere İnanmıyorsak Tepkimiz Muhtemelen Şöyle Olacaktır: Allah Kahretsin! Nereden Geldi Bu Bela Başımıza! Sana Ben Bu Gün Yola Çıkmayalım Demedim Mi? Mahvolduk, Allah Cezanı Versin!
şimdi De Sorumuzu Soralım: Bu Olayı Kadere Bağlamının Zararı Nedir Ve Bu İki Tavıralıştan Hangisi İnsanın Yararınadır?
bir De Bizim İrademize Bağlı Bir Olay Düşünelim: Farzedelim Ki, Adapazarı´nda Temelleri, Malzemesi Ve İşçiliği Sağlam Olmayan Bir Ev Yaptık Ve –allah Korusun- 6 Şiddetinde Bir Depremle Evimiz Yıkıldı. Bu Durumda Kadere İnanan Bir İnsanın Tavrı Şu Olur: Bu Bir Takdiri İlahi İdi Ve Bu Şartlarda Olmaması Mümkün Değildi Ve Oldu. Şu Halde Dövünüp Çığlık Atmamıza Gerek Yok. Olayı Geri Küfür Yasaküremeyiz. Şimdi Bize Düşen Şey, Sabretmek Ve Allah´tan Gelen Ne İse Ona Razıyız Demek Ve Ona Göre Tedbir Almaktır. Ancak Bu Kaderimizde Bizim İhmalimiz Vardır Ve Allah Bu Kaderi Büyük Ölçüde Bizim Oluşturduğumuz Sebeplere Göre Çizmiştir. Artık Giden Geri Gelmez Ama Bir Daha Böyle Bir Kaderle Karşılaşmamak İçin İhmal Ettiğimiz Görevlerimizi Yapmalı Ve Bu Musibeti Sonuç Veren Sebepleri Değiştirmeliyiz. Çünkü Onları Değiştirmek Bizim Elimizdedir. Ta Ki Allah (cc) Bize Bundan Sonra İhmalimize Göre Değil, Dikkatimize Göre Bir Kader Versin.
bu Olayda Kadere İnanmayan Bir İnsanın Da Tavrı Şöyle Olacaktır: Bunun Adına Kader Diyorsunuz! İhmallik Edip Evimizi Başımıza Yıktınız! Bundan Daha Büyük Depremlerle Bile Japonların Evleri Niçin Yıkılmıyor? Bu Bizim Kaderimiz Olamaz!
şimdi De Bu İki Tavrı Sonuçları Bakımından Düşünelim, Hangi Tavır Daha Faydalı Ve Akıllıcadır? Eğer Burada Kadere İnanan İnsan, Bu Sonucu Değiştirmek Hiç Bir Surette Mümkün Değildir, Allah´ın Takdir Ettiği Şey Ne İse O Olacaktır. Bizim Bir Şey Yapmamız Ya Da Yapmamamız Sonucu Değiştirmez Diye İnanıyor İdiyse, Bu Zaten Sapık Bir Kader Anlayışıdır. Ama Böyle Değil De, Bu Olayda İnsan İradesinin, Çabasının Ya Da İhmalinin Böyle Bir Kaderin Sebeplerinden Biri Olduğunu Görebiliyorsa, Bu İnsan Geçmişe Üzülerek Yıkılmayacak Ve Geleceğin De Tedbirini Alacak Demektir. Yani Olana Üzülmeyecek, Sabredip Sevap Alacak, Olacak Olanın Da Gereğine Bakacaktır. İnanmayan İnsan Da Muhtemelen Geleceğin Tedbirini Alacak Ama Geçmişi Hatırlayarak Kahrolacak, Dövünecek Ve İsyan Edecektir. Sonuçta Bunun Zararı Da Yine Kendisine Dönecektir. Şimdi Ahiret Günündeki Hesaplarını Bir Yana Bırakarak Düşünelim, Sadece Dünya Ölçüleriyle Bile Kadere İnanan Mı, Yoksa İnanmayan Mı Daha Kârlıdır? Öbür Alemdeki Kurtuluş İse İnanmakladır, İnanmayanın Akibeti Kötüdür.
öyleyse Kader Vardır Ve Kadere İnanmak, Hiçbir Bakımdan Zararlı Olmadığı Gibi, İlave Olarak İnsana Huzur Ve Rahatlık Verir. Bütün Bunların Ötesinde Kadere Sağlam Ve Olması Gereken Şekildi İnanan İnsan, Sadece Tedbirinin Ve Sebeplere Yapışmasının Değil, Bu İmanının Da Karşılığını Alacak Ve Dünyada Dahi Diğerinden Fazla Olarak Allah´ın Yardımını Yanında Bulacaktır. Bunların Öbür Alemdeki Sonuçları İse Birbirleriyle Kıyaslanamayacak Kadar Farklıdır. Öyleyse Niçin Kadere İnanmayalım, Ya Da Yanlış Bir Kader Anlayışına Saplanalım?
dr.faruk Beşer



ps: Bazi Yerlerini Renklendirdim Umarim Okumak İcin İlginizi Ceker. Miriam
8  Kralforumcu Program Download / Demo Programlar / Ynt: İnsanları Yüzlerinden Nasıl Birisi Olduklarını Analiz Eden Program... : 23 Ağustos 2007, 01:31:14 Prş
Kankaa Süperr Biseyy Yaa İndirdim Baktimm Ama İng. Almanca Varmiss Crack Yapak Sunuda Hepinisin Falina Bakaimm Olurmuuu  f24
tskler Paylasim İcin  f25
9  Kralforumcu Program Download / Demo Programlar / Ynt: İnsanları Yüzlerinden Nasıl Birisi Olduklarını Analiz Eden Program... : 23 Ağustos 2007, 01:15:13 Prş
Yaa Ben Bunu Yillarca Once Arastirmaya Baslamistim Bildigim Seyler Var İnsan Uzuvlari Ve Karakterleri Hakkinda Ama
acaba Bu Prg Da Benimle Ayni Fikirdemi Diye Cok Merak Ediyorum Parasizi Yokmu Bunun  f11
10  Kralforumcu Resim & Video / Komik Olaylar / Ynt: Benzin Vermediler Mazot Aldım :) : 23 Ağustos 2007, 01:09:52 Prş
Cok Alem Adamlar Senin Yanindakiler Hic Kocamazlar :d
11  KralForumcu Hakkında / Tanışmak İstermisiniz / Ynt: Buraya Bakkkkkkkkkkkkkkkkkk ! : 22 Ağustos 2007, 21:35:59 Çrş
Kanka Karizmami Cizdinn Demek Daha Selam Vermeden Sifremiii Biliosunn  f11
seni Seviyorum  Pmle Msnimi Yollucam Görüsürüz Öptümm
12  KralForumcu Hakkında / Tanışmak İstermisiniz / Buraya Bak : 22 Ağustos 2007, 08:07:40 Çrş
merhaba,
nasilsiniz Efendim? Umarim İisinizdir Bende İim Hamd Olsun
ama Kimim.. Nie Geldim Birini Ariorum..!?
sene Bilmem "!" Kac, Duruodum Biri Beni Msne Ekledi.. Yanlisliklami Bilerekmi Ne Kabul Edi Verdim..
zaten Uyuzum Ben Kesin Bilerek Kabul Ettim, Kavga Etmek Action Olsun Die Falan..
ee Kimsin Nesinn Sen Kimsin Ben Kimim Derken Dalgami Geciosun Die Tuturduk Bi Kavgaya
sileyimmi Silmeyimmi Derken, Ki Saten Karsidaki Cocukda İyice Gicig Oldu Bana Sanirim Ve Oda Pes Etti Silicek Beni..
artik Yogun Oldumuz İcinmi Neden İse Bi Kac Dakika Daha Sohbete Devam Ediyor Ve Sinir Ediyoduk Birbirimizi
söleeeeeeee Kimsin Dedigimdee Bana "hackerim" Demesmi Abooo  f30
neyseki Ben Cilginin Tekiyim Tinlamadim Napicak Sanki Falan Diom Ama Acaip Uyus Oluom Cocua, Msnimi Kim Verdi Nerden Aldin Die Cingene Gibi Bagarirken Bana Verdigi Cvp Karakteri Hakkinda Okadar Yeterli Olduki "?!"
sempati Duydum Bi Anda.. f13
ve Bu Sempati Gitti Yerine
samimiet Geldi
o Gitti Yerine Guven Geldi
o Gitti Yerine Dostluk Geldi
o Gitti Kanka Olu Verdik..
sona Bbg Evi Gibi Cam Actimm Artik Evimin İcine Bile Girmis Ben Yemek Yaparken Cay İcerken Vs Beni İzliyodu.. Ve Bende Onu
askerlik Hikayelerimi Dersin Hackmi Dersin Kiza Kiza Erkek Erkege Sohbetmi Dersinn "!" Cok Guzel Gunlerdi..
msnimdeki Herkes Gitti.. Hepsini Salladim
o Kaldi!
ama Malesef.. İnternetim Gitti..
(uzun Zaman Sonra Aylar Deil Yillar Sonra Demi ?)
ve Oda Gitti-derken!
aha Bi Mesaj Cep Telimee.. Kimsinn Birader ? Ben "---" Demesmi  f27
unuttunmu Yoksa ? Seni Unutmak Mumkunmu Demisimmmmmm (dedim Demi?)
hic Görüsemeceimi Sandigim.. Kisi Ne Zaman Aradi Biliomusunuz, Onun Ülkesine Tatil Amacli Gitmek İstedigim Zamanda Aradi!
ve Bu Msn Deki Dostluk Reale Tasindi... Ayy Durr Duygulandimm  f11
bulustuk El Ele Gos Gose Cok Cok Gusel Bi Duygu İdi..
sanaldakinden Realdakinden Daha Baska Daha Class
daha Bi Samimi Vs Derken.. Geri Döndüm Ülkeme (netim Yok)
ama Neyseki Cep Teli Var Ramasan Bayram Mesaj Vs Derken..
bu Kandil Bana Mesaj Atmadiiiiiiiiiiiiiiii Ben Onu Aradim Ama Telini Acmadiiiiiiiiiii
seni Yenidenmi Kaybettimmmmmmmmm Die Dusunurkenn Aklima Bise Geldi  f24
kralforumcuu!
seni Bulmaya Geldim!
burdamisin ?



konu Başlığı Kısaltıldı
Sayfa: [1]
eXTReMe Tracker


KralForumcu
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat