|
 |
« Yanıtla #645 : 13 Kasım 2007, 18:44:37 Sal » |
|
 Değme yarama,kanar...durduramazsın
Akan kan,gözümden damlayan yaşla karışırken,sessizce izliyorum dışardan bu içler acısı kavuşmayı. Ne tuhaf!!!Oysa kavuşacak olan bizdik,onlar değil... Unufak oldu yüreğim.Ruhumda dolaşan kasvet yüreğime bulaştı,parçaladı,kanattı... Söylesene,kan nasıl dursun artık damarlarımda? Gözlerimiyse hiç sorma...Hançer saplandı onlara,akmasınlar mı?
Yaramda alınyazın var,yaşımdaysa adın...kirlet(n)me
Gidişler yorar sevdiğim,sözler üzer ve anılar...kirlenir Sen sen ol,sevdiğim ol,kirlet(n)me
Ben akarım,kanarım...değmem sana Değersem bulanır suyun,değersen kirlenir ruhum.Düşme peşine anılarımın,ağır gelir...Yokluğunla perçinlenmiş günlerden elde kalan,sadece kahır... Hele sitemleri,dilimin altında kalan sözcükleri sakın aklıma getirme...Yorulursun dinlerken,acırsın,sende kanarsın,kimbilir belki ağlarsın. Yapma...gelme hatıraların üstüne,kirletmeyeceğim seni işte!
Son sözler,gidişler,yitirilişler kanatır sevdiğim... Leke olur kalır,tenimde değdiğin Aşkın hası kan olur,akıtır göz dediğin
Kandım,kanadım sana... Ama hep sevdim Yittim belki,ama sevdim Gözden ıraktın belki,gönülden öte olmadın hiç İnatla,olmazı olur yapmaya tutundum Vuruldum,sustum,kan kustum
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #646 : 09 Aralık 2007, 21:24:13 Paz » |
|
saol SweetWitch konumu rtenklendırdığın ıcınn gusel paylasımm
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #647 : 10 Mayıs 2008, 13:04:20 Cts » |
|
Saolasın hulyaa şiirlerde seni anlatıyo yaw :P klasik bişe olcak klavyene sağlık pasda tutmasın ha :D imzandaki gözlerde sennkine benziyo :):)
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #648 : 26 Mayıs 2008, 13:51:59 Pzt » |
|
tşkler
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #649 : 14 Haziran 2008, 23:17:18 Cts » |
|
thankss karabelaaaa :(
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #650 : 14 Haziran 2008, 23:21:51 Cts » |
|
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim. Bugün sardunyalarım da açmadı Belki de küskün renklere Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım Sensiz soluyorum anlayacağın Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın, Var mısın, yok musun? Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yanarak, yıkılarak Aklıma her geldiğinde ağlayarak....
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #651 : 14 Haziran 2008, 23:23:26 Cts » |
|
Aşk benim hiç Senim olmamış Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …? Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan, Sanki benim hiç senim olmamış gibi…
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #652 : 14 Haziran 2008, 23:25:06 Cts » |
|
ÖZLEDİM SENİ..
özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden ''git artık'' demek ''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa'' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....
CAN YÜCEL
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #653 : 14 Haziran 2008, 23:27:47 Cts » |
|
tanrı var...tanıdım ben onu...dokundum ona..o var ve ben onu çok özlüyorum...hemde çok...tanrı var ve şu anki halimden o sorumlu...
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #654 : 14 Haziran 2008, 23:29:25 Cts » |
|
Dalgaların özgürlüğü...
Bir dalganın özgürlüğüydü senin aradığın. İstediğin kadar yükselmek sulardan, istediğin hızda hareket edebilmek yetisine sahip olabilmek.istediğin gibi köpürebilmek, istediğin gibi sakinleşmek; içinden geldiğince yaşamak suyunun serinliğini. O an canın ne kadar kıvrılmak istiyorsa o kadar kıvrılmak, bükülüp uzanmak kendi gölgende, kendi oluşturduğun çizgide. İstediğini boğmak varlığının içinde, istediğini yaşatmak sırtında sürükleyerek herhangi bir sahile. Bencil olabilmek adına aklına eseni yapabilmek.
Yok mudur bu bencillik hastalığının sonu? Bilmiyor musun; senin özgürlüğünü sınırının, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde sona erdiğini? Bilmez olur musun hiç? Biliyorsun da işine gelmiyor. Herhangi biri gibi olmanın rehavetini hatta tembelliğini yaşamak hoşuna gidiyor. Kendin gibi olmaktan duyduğun tedirginlik canını sıkıyor olmalı.
Dün akşam uğradığın sahilimdeki yosunları temizlemeye çalıştım bütün gece. Hoşuna mı gidiyor bu kadar çeri çöpü toplayıp sahilime vurmak. Geçmişin her dalından bir kıymık çıkarabilmek maharet mi sence? Geceler soğudu. Artık eskisi kadar da kuvvetli değilim ki. Eskiden sabaha kadar tüm sahilimi tertemiz ederdim; sabah ilk ışıklarıyla günün, tertemiz bir sahile vurabilesin diye. Artık içimden gelmiyor, içimden gelse bile gücüm yetmiyor artık.
Geçenlerde iyi bir şeyler yapmışsın. Bir sürü deniz kaplumbağasını taşıyıp suya, yaşamalarını sağlamışsın. Ben o gece sahile gelemeyecek kadar yorgundum. Yatağımda sırt üstü bütün bir gece seni düşündüm. Ertesi sabah sahil tertemizdi. Kendi getirdiklerini kendin Küfür Yasakürmüşsün bu sefer. Bensizlik yaramış sana. Kendin olmayı öğrenmek için bensiz kalman gerekiyormuş demek ki.
Bir iki gün önce kalbimin iskelesiyle senden bahsettik epeyce. Vura vura sularını; tahtadan ayaklarını çürüttüğün, neredeyse yıkılmak, buz gibi sulara gömülmek üzere olan iskelemle. O da bana bencilliğini anlattı durdu. Öyle yüksekten, öyle sert vurmuşsun ki son altı aydır, kalaslara her çarpışın yıkıma giden bir kırbaç gibiymiş. "benden ne istiyor?" diye sordu. Bilmiyorum ki, bilmiyordum ki... Bırak onu benden bile ne istediğini hala anlayabilmiş değilim. Sadece bir bencillik kokusu geliyor burnuma, güya özgürlük adına. Oysa ne vardı ki seni sıkan, bunaltan. Bazen rahatlık da batar insana. Hep daha fazlasını isterken var olanları da yitirirsin farkında olmadan. Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan da oluverirsin işte. Kendin gibi olmayı denemek yerine sana yapıştırılmaya, yafta edilmeye çalışılan kimlikleri benimser; bir süre sonra, aslında olmadığın bir hayal kahramanının kostümü içerisinde gezdiğini zannedersin. Aynaya baktığında dev görürsün kendini. Bir kabarsan tüm kum tanelerini bir saniyede boğabilecek kocaman bir dalga.
Bir dalganın özgürlüğüydü senin aradığın. Şimdi özgürsün işte.istediğin sahile vurabileceğini sanıyorsun değil mi? Üzgünüm... Dalgaları özgür zannederken rüzgarı hesaba katmadın.....
alıntı
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #655 : 22 Haziran 2008, 21:58:16 Paz » |
|
evt yalnızlık... koca bı yalnızlık senden bana kalan sen gittiğin günden beri yalnızım... seni özlüorum kokunu özlüoruma elini tutmayı sahılde dolasmayı kavga etmeı senın hayr dediğin şeye evt demeyi senle nefes almayı kısaca seni özlüorum... bı ay oldu benı bırakıp gıdelı koca bır yıl gectı sankı bır ayda nasıl geccek 14 ay daha ''yatıorum sen kalkıorum sen iştimaya gidiyorum sen varsın''diosun benım tutumumdan sıkayet edıosun ben askerımdeyip ilgı gostermemi bekliosun bende durum çok farklı deıl yatıorum sen kalkıorum sen evden cıkıorum sen pazar gunu sen olmasanda yanımda seni yasıorum çok koyuyo bana butun bı gunu sensız gecırmek alısmısım cunku butun gun boyunca yanımda olmana ne cok kızardım sana araya baska bısı sıkıstırsan pazarları ama smdı anlıorum boşaymıs hepsı anlıorum cunku bır aydr yalnızım sen yoksunn ve uzun bı zaman daha olmucaksın ama her an her sanıye benım ıcımdesın elını tutamsamda yusune bakamasamda yanımdasın SENİ ÇOK SEVİORUMM AŞKIM
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #656 : 28 Haziran 2008, 21:16:31 Cts » |
|
Kusur Olmalı
Kusurlu olmalıyım
Ve sen eksik olmalısın
Yanlış bozuk taraflarım olmalı
En basitinden bir çiğliğim olmalı mesela,
Düzeltilecek ayıplanacak yanlarım
Bana "geldiğinde" yermeli, kızmalı, düzeltmek için çabalamalısın
Hafife alınacak yanlarım olmalı, horlanacak taraflarım da
Gülümsetecek kötü alışkanlıklarım mesela
Doğal olmalıyım ağlatmalı,güldürmeli
Hayat olmalıyım geçmeli yürümeli
Yaşam olmalıyım acımasızca açık
Aldırışsız olmalıyım zaman gibi
Toprak olmalıyım kirlendikçe üretimi azalan
Anlayışsız olmalıyım kavrandıkça anlaşılmaz
Herhangi bir kimse gibi olmalıyım
Kimse kim olan
Kimse-siz
Evet kusurlu olmalıyım
Eksik, çirkin, itici taraflarım olmalı
Olmalı ki; senin gelişinin, senin evet!
Senin "evet" deyişinin bir nedeni olsun!
Devrik olan dikilsin
Ham olan pişsin
Ölü olan dirilsin
Çirkin olan güzelleşsin
Senin ‘evet’ deyişinle
Eksik olan tamam olsun!
Hatalı olmalıyım, serseri
Hamur olmalıyım, mayasız
Deli olmalıyım, pervasız
Ateş olan küllensin
Zehr olan ilaç
Derd olan zevk olsun diye
Nida olmalıyım çatlak kırık
Ki gelişin ahenkli melodi kılsın beni
Çaban olmalı
Çabam olmalı
Yara sarmayı bilmeli
Merhem olup yarayı emmeli
Dindirmek için acıyı, gözüme bakmalı
Eksik olanı "tam" etmek için gelmelisin
Ki bana gelişin yerini bulsun
Kusurlarım olmalı evet!
Hatalı eksik yanlarım
En aptalı güldürecek yanlışlarım
Korkularım olmalı, basit korkularım
Senin bana gelişinin
Bende senden bir şey buluşunun bir anlamı olmalı
Seninle tamam olmalı, kusurlarımızı beraberce güzeltmeliyiz
Faydasız olmalıyım,biçare
Namsız olmalıyım soru işareti
Çapsız olmalıyım tek boyutlu
Nema olmalıyım önemsiz
Ekmek olmalıyım doyurmayan
Ki senin beni buluşun yerini bulsun!
Zan olmalıyım, hüsn-ü zan
Gam olmalıyım, dert figan
Han olmalıyım, odasız! Bir sen gelmelisin, bir sen ki ...
kusurlarıyla bir Han'ım olsun
Özensiz olmalıyım, öylece söyleyen
Pasaklı olmalıyım, haftada bir urba değiştiren
Dilenci olmalıyım cami önlerinde biçaren
Haksız olmalıyım,mahkeme edilen
Garip olmalıyım, yersiz yurtsuz
Hakan olmalıyım, sade kendine yenik
Sultan olmalıyım halkta nefret uyandıran
Zengin olmalı, bir kalbi fakir
Cömert olmalı, kendine cimri
Vaiz olmalı, kulaksız
Beşer olmalıyım, nasipsiz
Şanssız olmalıyım
Senin gelişinin,omzuma konuşunun bir nedeni olmalı
Anlamı olmalı gömleğime pislemenin
Eksiklerimle kusurlarımla yanıma gelişinin bir anlamı olmalı
Pusulasız kaybolmalıyım,her ortalama gibi
Senin de hataların olmalı eksiklerin
Gülüşmelere neden olan sakarlıkların
En düşük zekalıyı güldüren ahmaklıkların
Çiğ yanların olmalı hiç ateş görmemiş
Ki senin bana gelişinin
Ki senin bende kalışının
Ki benim sende oluşumun
Ki senin,
Ki benim "insan" oluşumuzun bir nedeni olsun.
ALİ NURİ TÜRKOĞLU
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #657 : 28 Haziran 2008, 21:17:07 Cts » |
|
Neden
Neden:
sonucun atası,
Neden-
bazı soru bazı cevap,
Neden?
Aklın ilk sorusu.
Neden!?
Ağlak yerli filmlerin unutulmaz repliği
Hasretlerde ilk akla gelen
Kayıplarda sitemle Allah'a yöneltilen
savaşların silinmez fotoğrafları yüreğimizi kamçıladığında
ağzımızdan dökülen
Neden-
olmazsa olmazlarda bile var olan
matematiğin yavuklusu
astronominin platoniği
inancın katatoniği
doğanın ta kendisi
vicdana giden en kestirme yol
Sonucun müjdecisi
Soruların peygamberi
Yanıtların uzaklarda ışıyan feneri
Neden?
Bazen yakarışlarla yankılanan
Bazen boğazımızda takılı ayva
Bazen inancın minaresi
Bazen de diyalektiği saklayan dipsiz kuyu
Her neden-se neden-sonuca galebe çalar.
Neden?
ALİ NURİ TÜRKOĞLU
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #658 : 28 Haziran 2008, 21:17:47 Cts » |
|
Yazmak
Aşikare asılmak kağıda
Aşkını koymak siyahi renklerle
Kağıtla mürekkebin sevişmesi
Daktilonun tik-taklarını en güzel senfoni bilmek
Ekranla klavyenin uyumlu birlikteliği
Çoğul karakterlerinden birini onamak
Onu kusturmak koşturmak konuşturmak
Kayda geçsin,
Hiç bir "şey" lafta kalmasın diye gönüllü katibi olmak
Düş'ün düşün'ün düşüncelerin
Kelime denen çocukları büyütmek adam etmek
Rezil etmek küçük düşürmek
Büyükçe düşünmek
Büyüdükçe küçülmek
Küçük bir iz düşürmek,yazmak.
Ali Nuri Türkoğlu
|
Üzgünüm, İmzaları Görme Yetkiniz yok Kayıt yada Giriş Yap
|
|
|
|
|