Sik kullanilanlara Ekle Ana sayfa yap

21 Ağustos 2008, 07:37:55 Prş *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
En Popüler 3 Üye
Kullanıcı Adı Rep Puanı
KraL_HacKeR

1608

ByPckopaTKraL

1398

erkekcadi38

1197

Duyurular:
11- Forum kurallarina uymayan üyeler yöneticiler tarafindan uyarılır, davranışın tekrarında sistemimizden kayıtları silinir
 
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: 2.Dünya savaşı öncesi sesli sinema
Cevap SayısıCevap Sayısı: 3 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 845 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen *Konu: 2.Dünya savaşı öncesi sesli sinema  (Okunma Sayısı 845 defa)
Konuya Cevap Yazanlar : 963654741(2) black jack(1) sinan.k_41(1)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ÜYE BILGILERI DarKDr3aMss
Seviye Sekiz
********
Tesekkür
-Verilmis:
-Kaldirilan:


CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: ÜmRaNiYe
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 12 Mayıs 2006, 13:42:47 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 1,252
KarDeşim !

IRTIBAT GÜCÜ REP 25
ILETISIM crayz_boys17@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW Offline Offline
« : 04 Eylül 2006, 11:04:05 Pzt »

2. Dünya Savaşı öncesinde sesli sinema.

Sesle görüntüyü birleştirmek sinemanın icadından beri düşünülen bir şeydi. 1919'da Lee De Forest, sesi optik olarak film üzerine kaydeden bir aygıt geliştirdi ve fonofilm adıyla patentini aldığı bu aygıtla 1923-27 arasında, özel olarak hazırlanmış salonlarda bir dizi sesli film gösterisi yaptı. Ama büyük yapım şirketleri pahalı olduğu gerekçesiyle bu yeniliğe ilgi göstermediler. O dönemde küçük bir yapım şirketi olan Warner Bros. 1925'te Western Electric'in geliştirdiği bir ses kayıt sistemiyle ilgilendi. Şirketin amacı filmleri müzikli olarak gösterime çıkarmaktı. Alan Crosland'ın yönettiği ve John Barrymore'un oynadığı Don Juan ilk kez 6 Ağustos 1926'da müzikli olarak gösterildi. Bunu, orkestra müziğinin yanı sıra, popüler şarkılann ve konuşmaların da yer aldığı ve gene Crosland'ın yönettiği, sinemanın ilk sesli filmi The Jazz Singer (1927; Caz Şarkıcısı) izledi.

"Konuşan filmler"in izleyici sayısını önemli ölçüde artırması üzerine, 1927-29 arasında 15 ay içinde Amerikan sinema sanayisi sesli sinemaya geçti. Ama sesli sinema bir dizi teknik ve estetik sorunu da birlikte getirdi. Mikrofonların ağır ve hareket olanaklarının sınırlı oluşu, çekim sırasında motor sesinin de kaydedilmesini önlemek için kameralann büyük kabinlere konması zorunluluğu filmlerdeki hareket olanağını kısıtlıyordu, öykünün ve duyguların diyaloglarla daha kolay aktarılması filmlerin gittikçe durağan ve çok konuşmalı yapımlar halini almasına yol açtı. Yönetmenler de çekim sırasında oyunculara ve teknik ekibe talimat verme olanağım yitirdiler. Öte yandan ya diyaloglan ezberleyemediklerinden, ya yabancı aksanları çok belli olduğundan ya da sesleri perdedeki görüntülerine uymadığından birçok yıldız sesli sinema döneminde ününü yitirdi.

Buna karşılık, oyuncu yönetiminde ustalaşmış yönetmenlerle tiyatro deneyimi ve yeteneği olan oyuncular öne çıktı. Filmlerin çekimden sonra seslendirilmesine dayanan dublai uvmılaması da sesli sinemanın getirdiği teknik kısıtlamaları büyük ölçüde ortadan kaldırdı. King Vidor'ın dublajı ilk kez uyguladığı Hallelujah! (1929) filminden sonra bu uygulama yaygınlaştı. 1933'e gelindiğinde sesli çekimin birçok sorunu çözülmüştü.

Sesli sinemayla birlikte yeni türler de ortaya çıktı. Sesin sağladığı gerçeklik duygusu, katı toplumsal gerçeklere değinen filmlerin yolunu açtı. Bunların başında, kent argosunun ve çatışma sahnelerinin gerçeğe uygun biçimde kullanıldığı gangster filmleri geliyordu. Ünlü kişilerin yaşamlanna dayanan biyografik filmler de yeni bir tür olarak ortaya çıktı. Sessiz sinemanın hareketi temel alan komedisinin yerini, Manc kardeşlerin, W.C. Fields'ın ve Frank Capra'nın söze dayanan komedileri almaya başladı. Sesle birlikte gözde olan bir başka tür de müzikaldi. Walt Disney Skeleton Dance'la (1929; İskelet Dansı) canlandırma müzikalleri türünü başlattı. Sesin gelmesiyle inandırıcılık kazanan çizgi filmlerin üretimi de bu dönemde artmaya başladı. Üstelik çizgi filmlerde iki ya da üç renk kullanılabiliyordu.

Renkli film sesli sinemayla birlikte başladı. Ama sinemanın ilk yıllannda elle ya da şablonla boyama yöntemiyle bazı renkli filmler yapılmıştı. Technicolor Corporation tarafından geliştirilen Technicolor fotografik renklendirme yöntemi ilk kez 1922'de uygulanmıştı. Ama üç temel renk kullanımına olanak sağlayan yöntem 1929-32 arasında geliştirildi ve uygulamaya kondu. Bu yöntem, Disney'in kısa canlandırma filmi The Three Liftle Pigs (1933; Üç Küçük Domuz) ve kısa canlı film La Cucaracha' dan (1934) sonra giderek yaygınlaşmaya başladı.

Sesli sinemayla birlikte izleyici sayısındaki artış, ABD'de büyük şirketlerin egemenliğini ve bu şirketlerin kitlesel olarak film çektikleri stüdyo sistemini güçlendirdi. 1930-45 arasında 7.500 film stüdyo sistemi içinde çekilirken, şirketler de belli tarzlarda uzmanlaştılar. Bebek doğumundan tutkulu öpüşmelere kadar birçok olay ve konunun filmlerde gösterilmesini yasaklayan ve kendi mührünü taşımayan filmlerin dağıtımını yasaklayan Yapım Yönetmeliği'nin çıkanlmasından (1934) sonra stüdyo sistemi daha da güçlendi ve bu sistem dışında yenilikçi yapımlar gerçekleştirmek neredeyse olanaksızlaştı.
Marlene Dietrich
Büyüt
Marlene Dietrich

Gene de stüdyo sistemi içinde Capra, Josef von Sternberg, John Ford, Howard Hawks, Alfred Hitchcock, William Wyler, George Cukor gibi yönetmenler kendi özgün tarzlarım geliştirip uygulayabildiler. Sistemin içinden çıkan en olağanüstü sinemacı ise, daha sonra sistemle çatışmaya girip çalışma olanaklarını yitirecek olan Orson Welles'ti. Welles, filmlerinde yeni görüntü ve çekim biçimleri uyguladığı gibi, sinemanın anlatım öğelerini değişik düzlemlerde bir arada ve uyum içinde kullandı.

Sesli sinema döneminde uluslararası alanda en parlak gelişmeyi Fransız sineması gösterdi. Path6 Freres ve Gaumont Pictures gibi büyük şirketlerin güçlerinin azalması ve genellikle tek bir film için kurulan küçük şirketlerin bunların olanaklarını kiralayarak film yapmaları, Fransız sinemasında yenilikçi ve yaratıcı yapıtların ortaya çıkmasını sağladı. Fransız sinemasının 1930'lardaki "Altın Çağ"ının simge haline gelmiş üç yönetmeni, sesi ve görüntüyü akışkan ve rahat bir anlatımla kullanan Rene Clair, toplumsal sisteme kökten karşı çıkan şiirsel iki filmiyle sinema tarihine geçen Jean Vigo ve izlenimcilikten köklü toplumsal eleştiriye kadar değişik tutumları son derece ince işlenmiş bir anlatımla perdeye yansıtan Jean Renoir'dı.

Almanya'da sessiz sinema döneminin başarılı yönetmenleri 1930'lann başlannda sesi ustaca kullandıktan filmler çektiler. Ama Hitler'in iktidara gelmesi bu yönetmenlerin çalışma olanaklarını yok etti. Alman sineması Leni Riefenstahl'ın çalışmaları gibi propaganda filmleri üretmeye başladı. Aynı biçimde SSCB'de de sessiz dönemin önemli sinemacılarının çalışmaları bürokrasinin engellemeleriyle karşılaşırken, toplumcu gerçekçilik adına ulusal kahramanların yaşamlarını anlatan ajitatif filmler desteklendi.

Japonya ise sesli sinemaya oldukça geç geçti. Bunun önemli bir nedeni bensi uygulamasıydı. Bensi, sessiz film gösterilirken, filmde olanları Kabuki tiyatrosu üslubunda izleyiciye aktaran bir yorumcuydu ve bu uygulama izleyiciler tarafından çok tutulmuştu. Gene de sesli filmlerle birlikte Japon sinema sanayisi tekelleşmeye ve kitlesel film üretmeye başladı. Buna karşılık Yasuciro Ozu ve Kenti Mizoguçi gibi yönetmenler toplumsal eleştiri taşıyan ilk filmlerim de bu dönemde çektiler. Hükümet ise, savaş boyunca da yürürlükte kalacak katı bir sansür uygulamaya başladı.

Sesle birlikte Hindistan'da da bir film patlaması yaşandı. Yılda, çoğu mitolojik ve tarihsel konulan ele alan, sözlü, danslı ve şarkılı ortalama 230 film gösterime çıkıyordu.
Logged


Bu Linki Gormek icin uye Olamaniz Gerekir
Register or Login
GS BOLUMUNE BAK İSTERSEN ;)

Hasan Abiden izin Aldim !!

Bu Linki Gormek icin uye Olamaniz Gerekir
Register or Login
Arkadasın Sen Ne Kadar Sewiyor Acaba ??
ÜYE BILGILERI black jack
Yeni Üye
*
Tesekkür
-Verilmis:
-Kaldirilan:

CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: fatsa
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 28 Haziran 2007, 21:39:42 Prş
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 4
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri Offline Offline
« Yanıtla #1 : 30 Haziran 2007, 00:38:05 Cts »

f26
 Gereksiz Smiley Kullanımı !!!
 Gereksiz Smiley Kullanımı !!!
 Gereksiz Smiley Kullanımı !!!
Logged
ÜYE BILGILERI DarKDr3aMss
Seviye Sekiz
********
Tesekkür
-Verilmis:
-Kaldirilan:


CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: ÜmRaNiYe
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 12 Mayıs 2006, 13:42:47 Cum
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 1,252
KarDeşim !

IRTIBAT GÜCÜ REP 25
ILETISIM crayz_boys17@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW Offline Offline
« Yanıtla #2 : 30 Haziran 2007, 01:30:20 Cts »

Arkadasım Msj Yazmak İçin Smiley Kullanmayalım Lütfen !!!
Logged


Bu Linki Gormek icin uye Olamaniz Gerekir
Register or Login
GS BOLUMUNE BAK İSTERSEN ;)

Hasan Abiden izin Aldim !!

Bu Linki Gormek icin uye Olamaniz Gerekir
Register or Login
Arkadasın Sen Ne Kadar Sewiyor Acaba ??
ÜYE BILGILERI sinan.k_41
Yeni Üye
*
Tesekkür
-Verilmis:
-Kaldirilan:


CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN Nerden: kocaeli
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 01 Temmuz 2007, 23:10:30 Paz
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 6
IRTIBAT GÜCÜ REP 0
ILETISIM
Üyelik Bilgileri Offline Offline
« Yanıtla #3 : 16 Temmuz 2007, 15:52:45 Pzt »

Paylaştığın İçi Cok Saol
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76
Google ve orumceklerin son ziyareti Dün 12:21:36
Bu Sayfa 0.119 Saniyede 29 Sorgu ile Oluşturuldu

eXTReMe Tracker