Sik kullanilanlara Ekle Ana sayfa yap

20 Ağustos 2008, 15:23:22 Çrş *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
En Popüler 3 Üye
Kullanıcı Adı Rep Puanı
KraL_HacKeR

1608

ByPckopaTKraL

1392

erkekcadi38

1197

Duyurular:
13- Foruma üye olan herkes bu şartları kabul etmis sayılır.
 
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Perakende veya toptan at gözlüğü
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 326 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen *Konu: Perakende veya toptan at gözlüğü  (Okunma Sayısı 326 defa)
Konuya Cevap Yazanlar : *.BaHaR.*(1)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ÜYE BILGILERI I3uz_KaLpLi
Seviye Dokuz
*********
Tesekkür
-Verilmis:
-Kaldirilan:

CINSIYET Cinsiyet:
NERDEN Nerden:
KAYIT TARIHI Kayit tarihi 28 Mayıs 2006, 21:37:03 Paz
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 1,800
IRTIBAT GÜCÜ REP 260
ILETISIM
Üyelik Bilgileri Offline Offline
« : 12 Şubat 2007, 21:31:24 Pzt »

Perakende veya toptan at gözlüğü
 
Nazlı Ilıcak ve Gülay Göktürk, türban takma özgürlüğünü savunuyor ama türban takmıyor..

Tufan Türenç kafasına türban takmıyor ama türbanı kafasına takıyor..

Alparslan Türkeş, Nazım Hikmet'ten şiir okudu ama komünist değil.. Colgate, misvak özlü diş macunu üretiyor ama sahipleri Müslüman değil..

Anayasa Mahkemesi yasak koyuyor ama Meclis değil..

Pako köşe yazarı ama “insan” değil..

Güzellik geçici ama aptallık kalıcı..

Cem Uzan askerlik yapmamak için rapor alıyor ama askere davetiye çıkarıyor..

Ziya Gökalp Kürt ama Türk milliyetçiliğinin teorisyeni.. İsmail Beşikçi Kürt milliyetçiliğinin teorisyeni ama Kürt değil..

Tuğgeneral Osman Özbek, bir başbakana “.....” diyor ama terfi ediyor..

Mehmet Y.Yılmaz, bir belediyenin “Kurban Center” diye yazmasına haklı olarak kızıyor ama “Hürriyet Medya Towers”u görmüyor..

Süleymaniye Camii eski bir yapıdır ama eskimiş değildir..

Falanca Camii Yaptırma Derneği'nin, minaresini bidondan yaptırdığı cami yenidir ama yapıldığı anda eskimiştir..

Al Baraka genel müdürünün Merkez Bankası'na genel müdür olması neredeyse laikliğe aykırı sayılır ama İş Bankası'nın yönetim kurulunda CHP'li eski milletvekilleri veya il başkanlarının bulunması laikliğin şanından addedilir..

23 Nisan, Çocuk Bayramı'dır ama her çocuk bayramında bazıları resepsiyona birilerini davet etmeyerek “çocukça” davranır, üstelik bir de bayram ederler..

Asmalı Konak diye bir köy filmi çekilir ama filmde ne bir “basmalı konuk” ne de “entarili ev sahibi” yer alır..

Cem Uzan, Başbakan'a mitingde “Allahsız” der ama basın toplantısında “O bir şeriatçı” diyerek kendini tekzip eder..

Bir yüksek yargıç “Biz kararlarımızı verirken 30 Ağustos'a ve Çanakkale'ye de bakarız..” der ama 3 Kasım 2002 sonuçlarını gördüğünde yüzü Çanakkale Ezine Peyniri gibi bembeyaz olur..

Bazıları kendini toplum mühendisi olarak görüp “statüko hesabı” yapar ama “statik hesabı” yapamadığı için yaptığı bina kendi üzerine çöker..

Evet, yukarıda sayılanlardan bazıları çelişki numunesidir; bazıları ise empati yeteneğinin tezahürüdür.

Her şeye “toptancı mantığı” ile bakanlara göre, bir insan din özgürlüğünü savunuyorsa o yobazdır.

Bir insan Diyarbakır'da Kürtçe selam veriyorsa, o insan PKK'yı azdırıyordur.

Bir insan Nazım Hikmet'ten şiir okuyorsa, o insan milliyetçiliğe zarar veriyordur.

Neticede “toptancı mantığı”, “at gözlüğü” takmaktan başka bir şey değildir.

“At gözlüğü” satan birinin bunu “perakende” satması meselenin özünü değiştirmiyor.

Kimileri “Batı” denilince, “Bunlarda ahlak yok, hepsi zındık” der.

Kimileri “Doğu” denilince, “Bunlarda medeniyet, görgü yok” der.

Hatırlıyorum;13-14 yaşında iken kalfalık yapan babamın yanında çalışıyordum. Ağustos ayının kavurucu sıcağında inşaata tuğla taşırken, inşaatın bitişiğindeki gecekonduda oturan ve okuryazar olmayan, başı örtülü, orta yaşlı Siirtli bir bayan, elindeki çaydanlık ve bardakları yanımıza bıraktı ve hiç konuşmadan yanımızdan ayrıldı.

Hiç konuşmadı; çünkü o Türkçe bilmiyordu; biz ise Kürtçe bilmiyorduk.

Aradan 15 yıl geçti ve o bayan, kocasıyla birlikte bir hukuki mevzuda danışmada bulunmak amacıyla büroma geldi.

Ben, Türkçe bilen kocasına “Yıllar önce siz babamla bana bir demlik çay getirmiştiniz. Aslında siz bize sadece çay getirmediniz; siz bize aynı zamanda 'insanlık' ikram ettiniz. Ben sizden para almayacağım” dedim.

Ancak kocası, ısrarlı bir şekilde reddetmeme rağmen parayı verdi ve hızla gittiler.

Evet, Türkiye'de ne yazık ki bazı insanlar, bir düşünürün dediği gibi, cevizi kırıp özüne bakmadan cevizi sadece bir “kabuk”tan ibaret sanıyor.

Oysa bir de şeftali, erik gibi meyveler vardır ve bu meyvelerin dışında sert kabuk yoktur. İçinde ise “çekirdek” vardır.

O çekirdek ki, toprağa ekersen yüzlerce şeftali, binlerce erik verir.

Yeter ki “toprağı müsait olsun”..
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76
Google ve orumceklerin son ziyareti Bugün 09:45:55
Bu Sayfa 0.108 Saniyede 30 Sorgu ile Oluşturuldu

eXTReMe Tracker