|
 |
« : 30 Haziran 2006, 19:40:43 Cum » |
|
Yasadikça artar mi insan? Eksilir mi yoksa gidim gidim farkinda dahi olmadan? Paylastikça büyüyorsak, paylastikça da tüketiyor muyuz acaba? Tükettigimiz için mi, zevk vermez oluyor vaktiyle heycanla bekledigimiz anlar, oynadigimiz oyunlar, dinledigimiz sarkilar.. Acaba bizler herseyin cilkini çikarinca mi ancak rahata eriyoruz? Farkinda olmadan hep arttiracagimiza, hep daha fazlasini isteme duygumuz bizi nihayetinde hep bir sona dogru mu sürüklüyor? Yetinemiyor muyuz acaba? iliskilerimizde, arkadasliklarimizda, islerimizde hatta hobi olarak yaptigimiz seylerde bile belkide... yoksa bizler nerde durmamiz gerektigini, nereye kadar gitmemiz gerektigini mi bilemiyoruz? ya da biliyoruzda bilmek isimize mi gelmiyor? ya da herseylerden artik bu kadar çabuk mu SIKILIR bu kadar çabuk mu haz etmez olduk? O heyecan o telas o güzellikler hep istedigimiz seye sahip oluncaya kadar mi? Düsünün ki ne emekler veriliyor ne ugurlarda.. bir sevgili için, bir is için, artik basimi olmayan bir kitaba sahip olabilmek için... yillar öncesinin Çok harika bir tas plagina erisebilmek için? peki sonra.. sonra o belkide ulasmak adina harcanan çaba, emek ve belkide yapilan çilginca seylerden sonra tekdüzelige ve belki de tükenmislige mi variyor yolun sonu? Peki ya mutluluk niye rahatsiz eder insani.. niye insan aciya güdümlüymüs gibi hareket eder.. zor olan, aci olan seyler neden insani ceker kendine, yoksa insani ceken aci degildirde insanmi aciya gider? dogru olan güdümlülük bumudur ki acep...? Peki ya günümüzün büyüklerine ne demeli... biseyleri istemeyenin isini kolaylastirmak, oldurmak icin israr ederken, isteyenin isini ne diye zora sokmaya ötelemeye calisirlar ? deger yargilarimizi tekrar mi gözden gecirmemiz gerekiyor acaba? Paylastikça artar, isledikçe isildar deriz.. oysa ilerleyen hersey mutlak bir sona gidiyor farkindasiniz degil mi? Bosuna dememisler sanirim... her baslangiç bir sonu her sonda bir baslangici içinde tasir diye..
|