|
 |
« : 18 Haziran 2006, 02:37:30 Paz » |
|
Serî-i Sakatî şöyle anlatıyor: "Bir bayram günü Mâruf-i Kerhî'yi sokaklarda hurma çekirdeği toplarken gördüm. Bu çekirdeklerle ne yapacağını sordum. Dedi ki: «- Şurada küçük bir çocuğun ağladığını gördüm. Yanına yaklaşarak niye ağladığını sorduğumda yetim olduğunu, arkadaşlarının elbiseleri gibi elbiseleri ve onların oyuncakları gibi oyuncakları olmadığını söyledi. Tekrar ağlamaya başladı. Hâli yüreğimi dağladı. Onun için bu hurma çekirdeklerini topluyorum. Bunları satacağım ve o çocuğun istediği elbise ve oyuncakları alacağım...» Bu sözler benim de yüreğimi dağladı ve Hazret-i Pîr'den rica ettim: «- Müsâadeniz olursa, ben o çocukla ilgilenirim, gönlünüz rahat olsun!» dedim. Sonra çocuğu alıp ihtiyaçlarını karşıladım." Bu güzel amel-i sâlih bereketiyle nail olduğu hâli, Serî-i Sakatî, şöyle ifâde eder: "Gönlümde bu hizmetin bereketiyle öyle bir nur peyda oldu ki, onunla bambaşka hâllere mazhar oldum ve nice manevî lezzetler tattım..." KISSADAN HiSSE: Yetimi sevindirip onlara sahip çıkmak, dînen çok teşvik edilen ve mükâfatı büyük bir amel-i sâlihtir. Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in bu husustaki şu vaadi, âşık gönülleri mest edecek bir muhtevadadır: "Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimse ile ben cennette şöyle yanyana bulunacağız. " Hadîsin râvîsi Mâlik bin Enes, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in yaptığı gibi işaret parmağıyla orta parmağını gösterdi. (Müslim, Zühd, 42) Bir başka hadîs-i şerîfte de şöyle buyurulur: "Bir kimse sırf Allah rızâsı için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona bir sevap vardır. " (Ahmed b. Hanbel, Müsned, v, 250) Hadîs-i şerîfte işaret edilen yetimin başını okşamaktan maksat, onun maddî ve manevî her meselesiyle yakından ilgilenmektir.
|